Davranışsal Finans

Yayınlanma tarihi: Mayıs 28, 2011. Yazar:

Son zamanlarda finans literatürünün üzerinden en çok düşünülen ve makaleler yayınlanan dallarından biri davranışsal finans. Bu popülerliğini de zevkli bir araştırma alanı olması ve bu zamana kadar biraz da ütopik kalan finans teorilerine nazaran daha realist bir yaklaşım olması.

Peki nedir bu davranışsal finans? Davranışsal finans, piyasa katılımcılarının risk ve belirsizlik koşulları altında karar verirken psikolojik ve sosyolojik etmenlerden de etkilendiğini öne süren yaklaşımdır. Yaptığım bu kısa tanımdan da anlaşılacağı üzere davranışsal finans, sadece ekonomi, finans, matematik vb. disiplinlerin yanında psikoloji, sosyoloji hatta nörolojiden de faydalanan geleneksel modellere nazaran daha geniş bir geniş spektruma sahip interdisipliner bir alandır.

Davranışsal finans teorilerine göre, modern portföy teorisinin aksine, piyasa katılımcılar tamamen rasyonel değillerdir. Herkes bir takım bilişsel kusurlara ve bu kusurların neden olduğu ve rasyonelliğe uymayan bir takım zihinsel kısayollarla hata yapabilmektedir. Yatırımcılar da karar verirken bu kusurlardan etkilenmektedirler. Bu konuya yazının ilerleyen bölümlerinde de değineceğim. Şimdi biraz teorinin ortaya çıkışından bahsetmek istiyorum.

Davranışsal teorisi ortaya ilk kez Princeton’lı akademisyenler Daniel Kahneman ve Amos Tversky tarafından ortaya atıldı. Bu iki akademisyenin farkları, sadece ortaya attıkları teorinin içeriğiyle ilgili değildi, zira ikisi de esas araştırma alanı psikoloji olan fakat ve ekonomi, finans gibi alanlarla da ilgilenen akademisyenlerdi. “Prospect Theory: An Analysis of Decision under Risk” adlı makaleleriyle ortaya koydukları zamanla finans literatürünün en önemli parçalarından birini oluşturdu [#]. 2002 yılında da Daniel Kahneman ekonomi alanında Nobel ödülünü kazanıyordu.

Modern portföy teorisinde, birey belli risk ve belirsizlik koşulları altında karar verirken rasyonel davranıp “en düşük risk düzeyinde maksimum getiri”yi hedefliyordu. Ünlü istatistikçi Bernoulli‘nin çalışmalarını temel alıp geliştirilen beklenen getiri tekniği de modelin temeliydi. Üstüne çeşitlendirmeyle riskin dağılmasını savunan Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli (CAPM) geliştirildi. Bunu da Etkin Piyasalar Hipotezi ve Arbitraj Fiyatlama Modeli geliştirildi.

Davranışsal finansta ise birey, farklı risk düzeylerinde kaybetme ve kazanma durumuna göre farklı şekilde karar veriyor. Daha açık bir ifadeyle, sayısal bir değer olan olasılıklara değil, bu olasılıklara kendi zihninde biçtiği değerle karar veriyor ki bu değere karar ağırlığı deniyor.

Yukarıdaki şekil aslında teorinin temelini oluşturuyor. Bir kere insan zihni, kaybetmek ile kazanmayı aynı şekilde algılamıyor. Bu yorumu karar ağırlığı doğrusunun eğimlerinden yapmak mümkün.

Çok basit bir örnekle size bir soru sorup düşünmeden cevap vermenizi istesem ve sorum “Cebinizdeki 50 lirayla bir işlem yapıyorsunuz, 35 lira kaybetmek mi istersiniz yoksa cebinizde 15 lira kalmasını mı isterseniz” olsa, düşünmediğiniz için ilk anda çoğunuz 15 lira kalsın şeklinde cevaplayacaktınız. Halbuki verdiğim iki sonuç da birbirinin aynı fakat insanın kaybetmekten kaçınma içgüdüsü (loss aversion) burada harekete geçiyor ve soruya bu şekilde cevap verdiriyor. Bu karar ağırlığı (w), bildiğimiz beklenen getiri (fayda) teorisi içerisine aşağıdaki gibi yerleştiriliyor.


Bu çalışmalardan sonra davranışsal finans ile ilgili pek çok teorileri daha geliştirildi. Aynı zamanda davranışsal finans teorisyenleri yeni araştırmalarla modern teorilerin de karşısından durdular. Josef Lakonishok‘un geliştirdiği Ocak Etkisi bunların en önemlilerinden biriydi. Hisse senedi primi bilmecesi (private equity puzzle), sınırlı arbitraj (limited arbitrage) modern teorilerin eksik yanlarını ortaya koyarken, insider trading vakaları piyasa etkinliğine gölge düşürüyordu.
Sendhil Mullainathan, Richard Thaler, Nicholas Barberis, Gunduz Caginalp, David Hirshleifer, Andrei Shleifer, Richard Thaler gibi bilimadamları halihazırda davranışsal finans alanında önemli çalışmalara imza atmaktalar. Davranışsal finansın ilerleyen zaman içinde daha çok önemli teoriyi içerisinde barındıran bir disiplin olacağı da kesin.

Etiketler: , , ,

Yorum Yaz