Perşembe , 20 Haziran 2019

Türkiye İçin Eğitim Şart!

Türkiye son dönemlerde sınav skandallarıyla sarsılmakta. Özellikle milyonlarca gencin takip ettiği KPSS ve adeta ülkenin bir çıkmazı haline gelen YGS-LGS (eski adıyla ÖSS) gibi sınavlar hakkındaki şike ve şifre söylentilerinin ardından yaşanan kaos ortamı halk ile devlet arasına buz dağları soktu. Dağın görünen kısımda az sayıda bir tepki olsa da dağın altındaki kesim devlete olan güven bunalımını sessizce birbirine fısıldıyor. Böyle durumlarda kriz yönetimi becerisinden yoksun insanların medyada boy göstermesi ve kaosu çözmek yerine krizi reddeden ifadelere başvurması olayları körüklüyor. Son olarak İstanbul’da bir Uluslararası Yüksek Öğretim Kongresi yapıldı. Bu kongrede elbetteki ülke gençliğinin de muzdarip olduğu konular ele alınmıştır. Ancak Haberturk sitesinde yer alan bir habere göre “Uluslararası Bakalorya-IBOlgunluk Sınavı” ile üniversitelere sınavsız öğrenci alınacağını bildiren Özcan, IB diploması olanlara kontenjan ayrılacağını ve mezunların LYS sonucuna bakılmaksızın üniversiteye yerleşeceğini söylemiş.” ve yine bu habere göre bu şartları sayılabilecek öğrenci yetiştiren çok az sayıda kolej ve bir tane de devlet okulu varmış. Yani bu okulda okuyan gençler diğer okullarda okuyanlara göre önemli bir avantaj sağlamış olacaklar. Peki ama bu adaletli bir çözüm mü? Yıllarca -ki biz de ÖSS döneminden hatırlarız- meslek liseleri ve imam hatip liseleri üvey evlat muamelesi görürken , öğretmen liseleri gibi okullara adaletsiz bir ayrıcalık verildi. Lise çağındaki öğrenciler çoğunlukla velisinin yönlendirmesiyle okul seçimi yapıyorlar. Üniversite eğitimi gibi onların hayatını etkileyecek bir konuda, öğrencilerin önlerine engellerin konması ,onların haksız uygulamalara maruz bırakılması, sağlıksız bir toplumun tohumlarını atmaz mı? Öğrencilerin, bir ömür boyu kendilerinin vermediği bir kararın mahkumiyetini çekmeleri insafsızlık değil mi? Elbette sınavsız eğitim tekrar gözden geçirilmeli ama önerilecek çözümlerde ülke gerçekleriyle bağdaşmalı ve sadece belli kriterlere sahip öğrencilerin değil tüm öğrencilerin faydası gözetilmelidir. Sayın Y. Ziya Özcan, geldiği günden beri yeniliklerin ateşini fitillemeye çalışıyor, sesli düşünmekten çekinmiyor. Bence, yıllarca katı bürokrasiden bunalmış bir ülkede, Özcan’ın çözüm ve gelişim için bir şeyler bulma çalışmalarını olumlu değerlendirebiliriz. Umuyoruz ki Sayın YÖK Başkanı daha kapsayıcı, çözümleyici ve öğrencilerin hayallerine ulaşmasını kolaylaştıracak çözümlerle çıkar halkın karşısına.

Şuna da Göz Atın

Yeniden Merhaba!

Kıymetli okurlarımız, uzun zamandır yazmadık, yazamadık. Sebebi ne olduysa oldu, araya yıllar girdi ama her …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.