Pazar , 5 Temmuz 2020

QE3 : Olasılığın Ötesinde

Piyasalarda son zamanların en popülertartışma konularından biri, üç numaralı nicel gevşeme paketinin (QE3) gelip gelmeyeceği. Konuşulanlara bakacak olursak gelmeyecek. Tabi bu noktada QE2’nin benzer tartışmalara sebep olduğunu fakat gerçekleştiğini hatırlayalım.

QE3’nin önündeki büyük politik engeller var. Önümüzdeki yıl seçime gidecek olan ABD’de bir taraftan Cumhuriyetçiler gevşek para politikalarına karşı seslerini giderek yükseltirken, Ben S. Bernanke‘nin ciddi bir siyasi risk alarak yeni programı hayata geçirmesi zor.

Ben S. Bernanke, geçmişte özellikle Japon ekonomisiyle ilgili yaptığı akademik çalışmalarla tanıdığımız bir ekonomist (ASSA toplantısı için hazırlanmış “Japanese Monetary Policy” adlı çalışmaya buradan ulaşabilirsiniz, ek not: çalışmayı asiste eden Bilkent Üniversitesi öğretim üyelerinden Refet Gürkaynak). Geçmişteki bu çalışmalardan FED’in şimdiki planının deflasyonla mücadele etmek olduğunu söylemek gerek. Resesyondan çıkış reçetesi olarak Japonya’nın izlediği gevşek politikaları tekrarlıyorlar. Ancak bu politikalar şu ana kadar balonlar yaratmaktan, küresel enflasyonu zıplatmaktan ve ABD ekonomisine ait verileri daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramadı. Diğer bir deyişle Cumhuriyetçiler haklı (!).

İşsizlik %9,1 seviyesinde. FED’in akıttığı para reel ekonomiye hiçbir katkı sağlamıyor. İstihdam yaratacak yatırımlar yapılmıyor. Paranın bu kadar ucuz olduğu bir dönemde ekonominin lokomotifi olacak gayrımenkul sektörü hareketsiz, bankalara bu sektöre yönelik kredi kanallarını çalıştıramıyor. Geçtiğimiz yıl gazete köşelerinde “Welcome  to Recovery” başlıklı yazılarını paylaşan ekonomi yorumcuları da optimistliklerini tamamen kaybetmiş durumdalar.

FED ise para politikası toplantılarından sonra basın toplantıları düzenleyerek tarihinde ilkleri gerçekleştirirken dünyanın süper gücünü olmadık yerlere sürüklüyor. Daha önce yapılan ekonominin tekrar rayına oturması için her türlü karar alınabilir açıklaması QE3 ihtimalinin o kadar uzak olmadığı şeklinde yorumlanmıştı ancak bence bu artık ihtimal kavramının da ötesinde. Bu konuda bir de okur yorumuna bakmakta fayda var.

Gerçekten de dünya tarihine geçecek önemli bir paradigma kayışına şahitlik ediyoruz.

Şuna da Göz Atın

COVID-19 ETKİSİNDE GELECEKTEKİ DÜNYA DÜZENİ

Yazar: Öğretim Görevlisi Yusuf Bahadır Kavas 2019 Aralık ayında başlayan ve salgın niteliği kazanarak tüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.