Pazar , 22 Eylül 2019

Çin’de Ücret Artışları Devam Ediyor!

Merhaba değerli okurlarımız. Uzun zamandır yönümüzü kuzey batıya çevirmiş ve Yunanistan sınırında patlayan kriz dağlarını gözlemlemeye başlamıştık. Oysaki uzakta, yani Asya’nın en uç kesiminde, ejderhalar ülkesinden de bir takım çıtırtılar geliyor. Ucuz işçi gücü efsanesi artık tükeniyor. Hatırlarsınız, Çine ayak basan ilk işadamı kabilelerimizin nesiller boyu gelen hikayelerine göre Çin’de insanlar aylık 10 dolara çalışırmış, bir fabrikada ustabaşı kime kıl giderse onu kovar hemen giden işçinin yerine kapıda bekleyen işsizlerden biri geçermiş gibi hikayeler vardı. Ama artık zaman değişti. Artık Çin’de bazı çalışanlar memnuniyetsizlikten dolayı intihara bile kalkışabiliyor. Bu durum özellikle güçlü imaj sahibi dev şirketlerin korkulu rüyası haline geldi. Tek bir kalemde işçi ücretlerini iki katına çıkaran şirketler bile var. Bu haberi duyunca insan “vay vicdansızlar, bugüne kadar niye artırmadınız bu ücretleri diyesi geliyor” ama kapitalist sistemin vicdanı neresinde bilinmez. Tabi varsa eğer! Neyse tekrar konuya dönersek, Çin’de işçi ücretleri git gide artarken, işsizlik de son verilere göre azalma eğiliminde. Aşağıdaki grafiğe göre 2002 ile 2011 yılları arasında işsizlik tek hanelerde.

Ancak Çinin nüfusu 1.3 milyar civarında olması ve ülkenin kırsal bölgelerindeki insanların potansiyelini düşündüğümüzde acaba neden ücretler artıyor? Emek arzı hala yoğun değil mi? The Economist’te yayınlanan bir yazıda, tarım sektörünün Çin ekonomisine katkısının %11 olduğu, ancak kırsal nüfusun çinin üretimindeki payının ise %45 olduğu söyleniyor. Yani Çinin elinde matematiksel olarak hala ucuz işgücü var.

Demek ki artışın nedenini sadece emek arz-talebi üzerinde aramamak gerekiyor. Ücret artışlarını etkileyen başka nedenler de var ki, onlar da değinelim.

Uzak doğuyu yakından tanıyan Sayın Mehmet Akaryıldız’a* göre bu nedenler;

  • Çin gibi bir üretim devinin ihtiyacı olan ham maddelerin fiyat artışları,
  • Artan petrol ve diğer enerji kaynaklarının fiyatları ki bunların içinde özellikle kömür’e dikkat çekmek isterim.
  • Yuan’daki değer artışı,
  • İhracat akınlarının,cazibesi artamaya devam eden  iç pazara yönelmesi,
  • Şişen emlak balonu,
  • Halkın alım gücünün artışıyla birlikte tetikte bekleyen enflasyon.

 

Businews’in bir haberine göre de artan ücretler neticesinde Çinli üreticiler otomasyon sistemlerine yönelmiş. Bu demek oluyor ki Çin’de ilerleyen dönemde emek yoğun üretim anlayışı gücünü iyice yitirecek. Özellikle hazır giyim, oyuncak ve ileri teknoloji gerektirmeyen basit elektronik gibi sektörlerde yatırımcıların Çin’in yakınındaki Bangladeş, Kamboçya, Vietnam’a doğru yöneldiklerine değinmiş The Economist. Belki de Çin’in istediği de budur. Zaten ülkedeki politika yapıcılar da artık yeni stratejilere yöneliyorlar, özellikle marka sahibi şirket sayısının artılması çalışmalar ve inovasyon yatırımların teşvikiyle Çin daha güçlü bir şeklide dünya ticaretinin lideri olma çabasında, bakalım zaman neyi gösterecek.

 

 

*Mehmet Akaryıldız’ın yazısına bu linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.xing.com/net/turkosino/cin-bilgi-hatti-china-info-234408/cin-fiyat-avantaj%C4%B1n%C4%B1-yitiriyor-mu-34600694/

Şuna da Göz Atın

Türkiye’nin ve Japonya’nın Tüketim Alışkanlıklarının Karşılaştırılması ve Etkileri / Yazar: Öğr. Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Japon ekonomisi 2. Dünya savaşından çıkmış olmasında rağmen Dünya’nın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Kişi başına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.