Cuma , 20 Eylül 2019

Hard Discount Sistemi

Evlerimizin kapılarında kapıyı açacak kişiden önce süpermarketlerin indirimli ürün broşürleri bizi karşılar oldu son yıllarda. Son zamanlarda mahalle aralarında açılan, satış hacimlerini gittikçe büyüten, kahraman bakkal amca imajını tarihe gömen süpermarketlerin broşürlerinden bahsediyorum. Pazarlama literatüründe hard discount denilen, adından anlaşılacağı üzere yüksek indirimleri fiyatlama stratejisine dahil edip buna göre pazarlama karmasını oluşturan bu sistem, süpermarketleri hepimizin hayatına çıkmayacak şekilde soktu.

Şu pazarlama literatürüne biraz daha değinmekte fayda var. Pazarlama karmasında bahsedelim. Bu karma 4 temel öğeden oluşuyor. Ürün (product), fiyat (price), tutundurma (promotion) ve dağıtım (place). Bu öğelerin pazarlamanın geçirdiği evrim ile birlikte daha tüketici odaklı bir yapıya bürünerek, sırasıyla, müşteri çözümü (customer solution), müşteri maliyeti (customer cost), iletişim (communication) ve elverişlilik (convenience) olduğunu görüyoruz. Yani 4Pmiz 4C haline gelmiş oluyor.

Bir firma pazarlama faaliyetlerini programlarken hedeflerini uygulamaya yukarıda saymış olduğum bu dört temel öğe üzerinden sokar. Hard discount da müşteri maliyetlerini gözeten öğe temel alınarak hazırlanan bir stratejidir. Nakit iskontosu diye tabi edilebilecek bir fiyat farklılaştırma mantığından temel alarak rekabet avantajının sağlanmasına çalışılır. Bu strateji ile şirketler satışlarını ve stok devir hızlarını artırırlar ve sağlanan nakit akımları ile finansman zorluklarının oluşmasını engellerler.

Türkiye’de en başarılı hard discount projelerinden birinin BİM olduğunu söylememize gerek yok. Bu hususta da ünlü hard discount zincirlerinden Aldi‘den transfer ettikleri Dieter Brandes‘e hakkını vermek lazım. Eklenmesi gereken önemli bir detay da, bu danışmanın son zamanlarda diğer bir hard discount zinciri Şok ile çalışıyor oluşu. Aslında Türkiye’deki bütün perakende zincirlerinin önemli bir tedarikçisi olan Ülker‘in, Şok mağazalarını Migros‘tan 600 milyon TL’ye satın almasıyla birlikte sektör iyice kızışacak gibi duruyor. Tabi 1001. mağazasına ulaşarak sektörün iddialı markalarından biri haline gelen A101‘i de unutmamak gerekiyor ki BİM ile birlikte zaten sektörün en hızlı büyüyen iki zincirinden biri durumundalar.

Hard discount zincirlerinin önemli bir özelliği de kriz zamanlarında dahi büyümeyi başarabilmeleri. Genellikle insanların vazgeçemeyecekleri fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayacak gıda, içecek vb. ürünlerin satıldığı bu zincirler, maliyet avantajlarıyla birlikte kriz sebebiyle daha ihtiyatlı davranmayı seçen orta ve ortanın üstü gelir grubuna da hitap etmeye başlıyor. Bununla birlikte satışlar ve karlılık yükseliyor, şirketlerin piyasa değerinde artışlar görüyor.

Türkiye’de perakendecilik sektörü gerçekten de son zamanlarda hızlı bir değişim geçiriyor, bu değişim ile birlikte de olaylar çok hızlı bir şekilde gelişiyor. Bütün bu gelişmelerle ilgili yazılar da blogda illa ki yer bulacaktır kendine.

Şuna da Göz Atın

Bilgi Ekonomisinde Yeni Arayışlar

Günümüzün modern ekonomisinin en değerli elementlerinden biri enformasyon. Hatta öyle ki kazananları ve kaybedenleri enformasyona …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.