Isınan Ekonomiler: Brezilya

Yayınlanma tarihi: Temmuz 19, 2011. Yazar:

Son zamanlarda Türkiye ekonomisi için de çokça kez dile getirilen bir sorun ısınma (overheating). Sadece Türkiye için değil gelişmekte olan ülkelerin başta gelen sorunlarından biri ekonomilerinin ısınması, gelişimleriyle örnek alınan BRIC ülkeleri dahil.

Öncelikle ekonominin ısınması ne demek? Onu tanımlamamız lazım. Ekonominin ısınması büyüyen ekonomilerin bunu uzun vadede sürdürülemeyecek dinamikler üzerinden sağlayıp bir şekilde ulusal gelir artışlarında balonlar yaratmasıdır. Gelişmekte olan bir ülkenin, ekonomisini sağlıklı bir şekilde büyütebilmesi bunu yıllar boyunca istikrarlı bir şekilde sürdürebilmesine bağlıdır. Ancak bazı gelişmekte olan ülkeler büyüme modellerini sürdürülemeyecek temeller üzerine kurarak orta-uzun vadede kriz tehditleri ile yaşamak zorunda kalırlar. Bu konuda alınacak önlemler de ekonominin soğutulmasına yani büyüme hızının yavaşlatılarak bu yolla ekonominin terbiye edilmesine ve yine büyümeyi daha makul seviyelerde tutarak kriz riski algılamasının azaltılmasına ve istikrarlı büyümenin sağlanmasına yöneliktir.

Bu yazıda ekonomisinde ısınma ibareleri gösteren Brezilya’ya değineceğim. Luiz Inacio Lula da Silva harika bir sekiz yıl geçiren Brezilya yıllık bazda önemli büyüme rakamları yakaladı, yine bu zaman diliminde 33 milyon Brezilyalı fakirlik seviyesinin üstüne çıktı. Hanehalkı gelir seviyesindeki yükseliş hızı, ulusal gelir artış hızından da fazlaydı.

Çevre ülkeler olarak için bir model olan Brezilya ekonomisinin ısınmasının kaynağı olarak da yükselen gıda ve emtia fiyatları gösteriliyor. Özellikle tarım alanında yaptığı atılımlarla hızlı bir şekilde büyüyen Brezilya’nın bu konuda tahıllarda ve petrol gibi diğer çeşitli emtialarda görülen enflasyona çok şey borçlu olduğunu söylemek gerekiyor.  Ayrıca bu emtiaların fiyatlarındaki düşüşle ekonomideki daralmalar arasındaki korelasyona dikkat çekmek gerekiyor -daralmada küresel kriz de elbette göz ardı edilmemeli-. Aşağıda Brezilya’nın üretiminin spesifik olarak yoğunlaştığı iki emtianın -kakao ve soya fasulyesi- fiyat dalgalanmaları gösterilmekte. Bu arada Brezilya’nın yine önemli bir üretim kalemi olan petrolün grafiğini koymaya gerek bile duymadım.

Diğer bir önemli sorun da kur kaynaklı. Brezilya Reali, Amerikan Dolarına karşı 12 ayının en yüksek seviyesine ulaştı. Ayrıca son iki yılda değerlenme oranı %50.  Ek olarak Brezilya’da Tobin Vergisi‘nin de yürürlülükte olduğunu hatırlatalım.Ayrıca faiz oranları da %12’yi geçmiş durumda.


Brezilya ekonomisinin diğer bir sorunu da tasarruflar konusunda. Tasarrufların milli gelire oranı %17. Bu oran aynı zamanda gelişmiş ülkelerin ortalamasına eşit ama gelişmekte olan ülkelere oranla düşük. Örnek vermek gerekirse bu oranı Çin’de %50. Gelişmekte olan ülkelerin ortalaması da %30 dolaylarında.

Brezilya’nın diğer gelişmekte olan ülkelerden negatif anlamda ayrıştığı diğer bir nokta da altyapı harcamaları. Çin’de gelirin %50’lik kısmı -çok ama çok yüksek oran- altyapı harcamalarına aktarılırken Brezilya’da bu oran sadece %2 ve bu oran gelişmekte olan bir ülke için gerçekten çok düşük.  Brezilya ekonomisi sadece küresel ekonominin önemli bir parçası olan Latin Amerika için çok önemli. 80ler ve 90larda kayıp yıllar geçiren bölge için 2000’li yıllardaki yükselişin istikrarı global anlamda da çok şey ifade ediyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz