Pazar , 25 Ekim 2020

Piyasanın Sonbahar Senaryoları

Finans sektöründen 7 baş ekonomistin beklentileri, yılın ikinci yarısı ve özellikle de son çeyreğin, sıkıntılı geçeceğini öngörüyor.

Türkiye’nin önde gelen 7 baş ekonomisti yılın son çeyreğine ilişkin beklentilerini DÜNYA okurları ile paylaştı.

Baş ekonomistler, 2011’in son çeyreğinin sıkıntılı geçeceği görüşünde birleşiyorlar. Bunun en temel nedeni olarak ise ABD ve Avrupa ekonomik performansının kötü gideceği beklentilerinin güçlenmesini gösteriyorlar. Bu süreçte dünya piyasalarına olduğu gibi Türkiye para piyasalarını da en olumsuz etkileyecek senaryonun batı ekonomilerinin yaşayacağı olası bir resesyon ihtimali olduğunu ifade ediyor. Baş ekonomistler gelişmiş ülkelerin yaşadığı sorunlara kısa vadede kalıcı çözümler geleceği beklentilerinin de çok kuvvetli olmadığı ve dikkatli olunması gerektiğini anlatıyorlar. Türkiye açısından bakılırsa güçlü bankacılık sistemi ve hane halkı borçluluk oranlarının nispeten düşük olması gibi faktörlerin önemine değinen baş ekonomistler yine de uluslar arası piyasalardaki gelişmelerin 2012 büyüme performansını düşürücü yönde etki yapacağı tahmininde bulunuyor.

Gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki faiz farklarının da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere olan para girişlerini artırabileceğine dikkat çekiliyor. Baş ekonomistler ‘AAA’ kredi notuna sahip ülkelerin bile sorgulanıyor olmasının güven ortamının tesis edilmesinin kolay olmayacağı yorumlarını da beraberinde getiriyor. Türkiye’nin yumuşak karnı olarak ise cari açık gösteriliyor. Baş ekonomistler, önümüzdeki süreçte yatırımcılara altın ve altın fonlarını, döviz mevduatını ve kolay nakde çevrilebilecek TL enstrümanlarını önerdi. Hisse senedi piyasaları içinse şimdilik temkinli yorumlar yapılıyor. Ekonomistlerin DÜNYA‘ya yaptığı değerlendirmeye göre dolarda beklentiler 1.65 ile 1.75 arasında değişirken faizde beklentiler yüzde 8 düzeyinde. Tüm baş ekonomistler küresel ekonomideki sorunların devam edeceği öngörüsü ile altını portföyün demirbaşı olarak görürken metalin 1980 Ocak ayında gördüğü 850 dolar seviyesinin bugünkü fiyatlarla 2.440 dolara; o dönemde 653 dolar olan aylık ortalama altın fiyatının ise bugün 1.876 dolara denk geldiğine dikkat çekiyorlar.

Akbank Başekonomisti Fatma Melek, global piyasalarda yönü ABD ve Avrupa’daki olayların gelişiminin belirleyeceğini anlatarak en büyük riskin, Merkez Bankası’nın çizmiş olduğu olumsuz senaryo: ‘Piyasalarda geç çözüm senaryosu’ olduğunu dile getirdi.

Kaynak: finansgundem.com

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.