Pazar , 22 Eylül 2019

Tahmin Oyunları

Finansal piyasalara genel bir bakış bize şu bileşenleri gösterir: alım satım yapan oyuncular, bu oyuncuların stratejileri ve belli kurallar çerçevesinde ve kolektif stratejiler sonucunda ortaya çıkan kar ya da zarar durumları.

Ekonomistlerin, çatışan çıkarlara sahip taraflar, bu tarafların stratejileri ve kolektif stratejiler sonucunda ortaya çıkan sonuçları içeren her durumu ‘oyun’ olarak nitelendirdiğini düşündüğümüzde; bu, bizi finansal piyasaları da bir oyun olarak görebileceğimiz bir noktaya getirir.
Dolayısıyla, oldukça karmaşık olan bu oyunu araştırmak ve anlamak için oyun teorisinin bize sunmuş olduğu kavram ve yöntemleri kullanabiliriz. Uygulamalı matematiğin bir dalı olan oyun teorisi temel olarak stratejik durumlarda karar verme bilimidir. Oyun teorisi belirli bir oyunun, rasyonalite ve bilgiye dair bazı varsayımlar altında ve bazı denge yapıları dâhilinde nasıl oynanması gerektiği konusunda tahminlerde bulunur.

Bu noktada Keynes, her türlü yatırım kararının dinamiklerinin anlaşılmasını sağlayacak bir örneği, profesyonel bir yatırımcı ile bir gazete yarışması arasında analoji kurarak şöyle vermektedir:

…Profesyonel yatırımı; yarışmacının yüz fotoğraftan en güzel altısını tahmin ettiği şu gazete yarışmasına benzetebiliriz. Burada yarışmacılar sadece Tahmin Oyunları kendilerine göre güzel olduğunu düşündükleri yüzleri değil ama genel yargıya göre güzel olabilecekleri yani diğerlerinin tercihine göre güzel olabilecekleri de göz önünde bulundurmalıdırlar. Hatta bu iki değişkenin yanında bir de her bir kişinin diğerlerinin ortalama fikrinin ne olacağı üzerinden yapacağı üçücül değişkene bağlı bir değerlendirme de devreye girmektedir. Hatta inanıyorum ki bazıları bunu 4.cül 5.cil değişkene bile götürebilir.

Bu örnek şunu göstermektedir ki herhangi bir yatırım kararında diğer insanların nasıl davranacaklarına dair sahip olunan inanç da dikkate alınıp o doğrultuda hareket edilmesi önemlidir. Bunun ötesinde, bahsedildiği üzere, sadece diğer insanların ne düşündüğüyle ilgili bir düşünce geliştirmek yeterli olmayabilir. Ayrıca diğer insanların diğer insanlarla ilgili düşündüklerini de dikkate almak önemlidir. Tamamıyla rasyonel oyuncular bu düşünce biçimini sürekli olarak tekrarlamalı ve buna göre hareket etmelidirler. Oysa gerçek hayatta birçok insan bu şekilde düşünmez ve yatırımlarında da başarılı olamazlar. Bu alıntıdan esinlenerek tahmin oyunu (p-güzellik yarışması oyunu) olarak adlandırılan bir oyun ortaya konulmuştur.

Tahmin oyunu yukarıda bahsedilen mantık yürütme silsilesini çok basit bir yapıda modellemektedir. Bu oyunun sonucunu tahmin etmek üzere oyun teorik yöntemleri kullandığımızda, bu bize tek ve basit bir sonuç vermektedir. Buna karşın, insan davranışlarının oyun teorisinin tahminleriyle paralel olup olmadığı sorusuna verilebilecek kesin bir cevap olmadığından ve bunun olmadığına dair yazında oldukça fazla çalışma olduğundan, bu teorik sonucun da test edilmesi gerekmektedir. Bu tahminleri test etmenin en belirgin yöntemi kontrollü ortamlarda deneyler yapmaktır. Üzerine birçok deney yapılan tahmin oyunu, çok basit ve herkes tarafından anlaşılır olmasına rağmen, bu noktada oldukça çarpıcı sonuçlar vermiştir. Deneysel çalışmalar sonucunda bariz olarak insanların bahsedilen mantık yürütmeyi yapmadıkları ve teorinin tahminlerinin tutmadığı görülmüştür.

Özellikle deneyimsiz oyuncular karar verirken üstün körü ve el yordamı ile hareket ederler. Bu “irrasyonel” davranışa bir örnek, kazandıran hisseleri çok erken elden çıkarırken, kaybettirenleri çok geç elden çıkarmaktır. Bu davranışın sebebi tekrarlı düşüncenin eksikliğidir. Öyle ki bir oyuncu elindeki senetleri ancak kendisinin diğer oyuncuların satacağını düşündüğü zamanda değil de, diğer oyuncuların da herkesin satacağını düşündüğü zamanda satmalıdır. (Bu sadece 3. dereceden bir düşünce derinliğine tekabül etmektedir ve gerekliyse daha da ileriye götürülmelidir).

Finansal piyasalarda, özellikle hisse senedi piyasasında, gözlemlenen anormal davranışların sebeplerinden birisi biraz önce bahsedilen nedensellik eksikliğidir.

Deneklerin tekrarlı oynayarak öğrendiği bulgusu, hisse senedi piyasasında oyuncular alım satım yaptıkça ve pozitif ve negatif gelirler ortaya çıktıkça, oyuncuların rasyonel düşünme açısından kendi kendilerini eğitecekleri anlamına gelmektedir. Bu, insanların fiyatın tüm oyuncuların hareketlerinin bir fonksiyonu olduğunu ve yinelemeli düşünmenin kritik bir önem taşıdığı gerçeğini kavramalarına yardımcı olur .

Kaynak: İMKB Dergisi; Cilt:12, Ü.Barış URHAN, Zafer AKIN.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.