Pazar , 27 Eylül 2020

Güneş Enerjisi Kullanımı

Sürdürülebilir kalkınma terimi ülkemizde genel olarak sadece varolan büyüme trendinin uzun vadede devam ettirilebilmesi anlamında kullanılsa da literatürde bu kavram için daha farklı bir vurgu var; o da çevre faktörünün gözetilmesi. Kalkınmanın sürdürülebilir olması da sığ olan kaynakların kullanımında nesiller arası fırsat eşitliğinin göz önünde bulundurulması anlamına geliyor. Bugün enerji üretimi ve tüketiminin ulaştığı noktada doğanın dokusunun tahrip edilmesi de yenilenebilir enerji kaynaklarını ön plana çıkarıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının en çok dikkat çekenlerinden biri güneş. Belirtmemde fayda var, güneş enerjisi hala daha çok su ısıtılmasında kullanılıyor. Güneşten elektrik üretebilmek için fotovoltaik pillere ihtiyaç duyuyoruz. Genellikle güneş enerjisini tanıtan sunumlarda gördüğümüz o güneş panellerinde bu piller yok yani güneş enerjisi şu an yoğun oranda sadece su ısıtmak için kullanılıyor. Zira bu fotovoltaik piller pahalı ve güneş ile elektrik üretmek şu an ekonomik değil.

Şimdi fotovoltaik piller üzerine eğilelim. Ekonomik olmamasına rağmen bu pillerin üretimi son yıllarda giderek arttı, bu solar enerjinin elektrik üretiminde kullanılması açısından umut verici bir gelişme. Diğer bir ilgi çekici nokta ise bu gelişmenin başrolünde gelişmiş bir ülke değil de Çin var, tabi Çin’in dünyanın üretim üssü hali gelmesi burada önemli bir faktör.

 
(Kaynak: Washington Post)

Çin pazar payını %38’ten %47,8’e çıkarmış durumda. Almanya, Japonya gibi ülkelerdeki gelişimle kıyasladığımızda ise Çin’in bu alanda liderlik rolünü giderek pekiştirdiğini söylemek gerekiyor. Diğer dikkat çekici detay ise Tayvan’ın sahip olduğu pazar payı.

Nükleer enerji bütün dünyada halihazırda en geçerli olan sistem ve bunun bugünden yarına değişmesi mümkün değil ancak çok uzun vadede bir takım radikal değişimlere şahit olabiliriz. Asıl dikkat çekmek istediğim nokta ise Çin, Tayvan gibi ülkelerin geleceği açısından çok sağlam bir öngörüde bulunamayacağımız solar enerji alanına yatırımlarını artırması ve gelişmekte olan ülke karakterlerine rağmen enerji üretiminde trend olan potansiyeline sahip bir alanda liderliğe oynayabilmeleri. Bu da küresel ekonomideki yapısal değişime dair çok önemli ipuçları veriyor.

Şuna da Göz Atın

COVID-19 ETKİSİNDE GELECEKTEKİ DÜNYA DÜZENİ

Yazar: Öğretim Görevlisi Yusuf Bahadır Kavas 2019 Aralık ayında başlayan ve salgın niteliği kazanarak tüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.