Perşembe , 24 Eylül 2020

İstisnai Günler

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı geçen ay sonunda 2012’de para politikasının izleyeceği yol haritasına ilişkin açıklamalar yapmıştı. Bu açıklamalar ile ilgili haberlerden alıntı yapıyorum:

Başkan, istisnai günlerde döviz satış tutarının 50 milyon doları aşabileceğini, gerekli olursa doğrudan döviz satışı da olabileceğini söyledi. Diğer yandan Başçı, 50 milyon dolar satıldığı günlerde doğrudan müdahale yapılmayacağını belirtti.

Bu açıklamalarda sonra para piyasalarında normal bir gün yaşamadık, bütün günler istisnaydı. Merkez Bankası 500 milyon dolardan az olmamak üzere rezervlerini kullanarak her gün kura müdahale etti. Ortaya komik bir grafik çıktı:

Maalesef son iki günde Merkez Bankası adeta bir piyasa oyuncusu gibi hareket etti ve piyasadan 5,5 milyar TL çekti. Faiz oranları %11’in de üzerine çıktı. Merkez Bankası sürekli olarak Avrupa’daki aşağı yönlü riskleri işaret ederek Ağustos ayındaki faiz indirimi mantıksal bir zemine oturtmaya çalışıyordu ancak son dönemlerde türetilen faiz koridoru sistemiyle yukarı çekilen faiz oranları herhangi bir resesyon tehdidine karşı likitide bolluğu yaratmadığı gibi Banka’nın poltika faizi olarak belirlediği %5,75’in de geçerliliğine zarar verdi. 2010 Kasım’dan itibaren unorthodox politikalar yürüten temel amaç olan enflasyon hedeflemesinden de sapmış durumda, bugün gelen enflasyon rakamı Merkez Bankası tahminlerinin iki katına yakın. Tabi fiyat endeksindeki eğilimin aşağı yönlü olduğunu da sözümüze ekleyelim.

Merkez Bankası rezervleri bugün hızla eriyor ve bu hiç de iyi bir şey değil. Aslına bakarsanız bugünkü müdahalelerden dolayı eriyen rezervleri eleştirmekle birlikte vaktiyle yeterli seviyeye çekilemeyen rezervlerden de bahsetmek gerekiyor. Dış etkenlerden kaynaklanan riskler politikalar üzerinden bu kadar belirleyici olurken Türkiye’nin geçmişle kıyaslandığında seçimlerde malzeme olarak kullanmaya yeterli olan fakat ekonominin dinamikleriyle kıyasladığımızda o kadar da yeterli olmayan döviz rezervleri Banka tarafından dillendirilmeliydi. Literatürde kabul gören rezerv yeterliliği bir ülkenin kısa vadeli dış yükümlülükleri ile cari açığının toplamıdır. Daha fazla risk ve belirsizliğin bizi beklediği bir döneme giriyoruz.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.