Cumartesi , 6 Haziran 2020

Avrupa’ya Bahar Erken Geldi

2011 bittiğinde piyasaların genel beklentisi Avrupa’daki sorunların konuşulmaya devam edileceği ve bunun iyiye gitmekte olan dünyanın en büyük ekonomisi ABD için tehdit oluşturacağı yönündeydi. 2012’ye bu beklentilerle girdik ancak şu anda çoğu trader’ın ve ekonomistin bu yorumları hatırladığını ya da üzerinde düşünmeye değer bulduğunu söyleyemeyeceğim.

Öncelikle LTRO dedikodularının dilden dile dolaştığını söyleyelim. Makroekonomik açıdan ne kadar olumludur, orası tartışmalı ama piyasalarının arzuladığı likitideye kavuşacağı açık. Ayrıca finansal sistemin ritm bozukluğuna da iyi gelecek bu genişleme. EFSF’den Klaus Reggling de fon için kullanacak kaldıracın 3-4 civarında olacağını söyledi. Her ne kadar fonun kredi notu yeni indirilmiş olsa da bu haber piyasaları kapanışta oldukça olumlu etkiledi. Avrupa ülkelerinin notlarının kırılmış olması esasında beklenen bir gelişmeydi ve uzun zamandır bu beklenti satılmaktaydı, S&P’den beklenen açıklama geldikten sonra da haberlerin satın alındığını görmekteyiz.

Yıl başından beri endekslerin getirilerine baktığımızda özellikle DAX’ın %3,5’luk yükseliş ile diğer Avrupa borsalarını overperform ettiğini görüyoruz. CAC40 ve FTSE100 endeksleri ilk haftadaki kayıpları telafi etti. EuroStoxx50 endeksinde de hafif yukarı yönlü bir yatay hareket var.

Bu bir kıyamet alameti değilse Avrupa’ya ilk cemre düşmüş olmalı.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.