Cumartesi , 25 Mayıs 2019

Son Yunanistan Notları

An itibariyle Yunanistan ile alacaklıları temsil eden “troika” heyeti arasında borç takası görüşmeleri sürüyor. Bu gelişmeler birliğin selameti açısından büyük öneme sahip. Aynı zamanda bankalar için de önemli, zira ellerinde tuttukları Yunan borç kağıtları ile iyice köşeye sıkışmış durumdalar ve her ihtimalde zararlarına olacak bu toplantı sonuçlarından en optimum şekilde etkilenmeyi umuyorlar.

315 milyar euro’luk Yunanistan borcunun sadece 7,8 milyarlık kısmının CDS ile sigorta ettirildiği Avrupa finansal sisteminin çok ciddi kaynaklara gereksinimi var. Bu kaynak 29 Şubat’ta da yine ikinci bir LTRO ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından sağlanacak. Bu sorunları çözmekten çok felç olmuş sisteme verilecek oksijen maskesi işlevini görecek.

Yunanistan’dan bahsetmeye devam edelim. Fitch Ratings’den son olarak ülkeyle ilgili oldukça ürkütücü bir açıklama geldi. Kurumun direktörlerinden Edward Parker 20 Mart günü Yunanistan’ın yapması gerektiği 14,5 milyar euro’luk tahvil ödemesinin ülkenin iflas tarihi olacağını iddiasında. Bu açıklamadan birkaç gün önce Standard&Poor’s yöneticileri de Yunanistan “default”unun çok yakında gerçekleşeceğini söylemişlerdi.

AB’nin nasıl kurtulacağı herkesin merak ettiği bir konu. En başta akla Almanya’nın “ağabeyliği” geliyor. Ancak şu belli ki Almanlar krizin bedelini çekmeye pek de niyetli değiller. Alman İhracatçılar Birliği Başkanı Anton Börner “krizdeki ülkeler rekabet güçlerini artırıcı sıkı önlemler almayı düşünmüyorlarsa, para birliğinin dağılması bir çözüm olabilir” şeklinde bir açıklama yaptı. Alman ihracatçıların ve aslında Almanların krize genel bakış açısını da yansıtıyor bu görüş. Eğer Avrupa, Almanya’nın gücüyle krizden çıkmak isteyecekse kesinlikle krizden önceki Avrupa şeklinde çıkamaz, çünkü Almanya bunu istemiyor. Kıtanın yenin ekopolitik dizaynı Almanya’nın elinden geçecek.

Avrupa dışında ise seçim yılında olan ABD ve Ejderha Yılı’na girişle birlikte iç talebin artması beklenen Çin diğer olası kurtarıcılar gibi duruyor.

Yunanistan iflası gittikçe yaklaşıyor. Ülkede aileler çocuklarını bakamadıkları için devlet yurtlarına vermek zorunda kalıyor ve sosyal enkazın ağırlığı giderek artıyor. Ülkenin borçlarının satın almış bankalar ise uğrayacakları zararın telafisinin peşinde. Bu esnada da Avrupalı liderlerin ego temelli gereksiz atılımlarda bulunup yönetişim krizini büyüttüklerine de şahit oluyoruz. Bakalım ECB’nin bastığı paralar bütün sorunları çözecek mi?

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.