Perşembe , 24 Eylül 2020

Ülkelerin Altın Rezervleri

Bir boş zaman aktivitesi olarak komplo teorileri okumayı seven bir insanım, ama gerçekten çok boş bir zaman diliminde bunu yapmam lazım. Dün yine böyle bir zamanda, gece uyumadan hemen önce okuduğum bir teoride Yunanistan’da yapılan anayasa değişiklikleri ile ülkenin rezervlerinde bulunan altınların alacaklı durumda olan yabancı bankalarca talan edileceği fikri ortaya atılıyordu. Arkasında Doğu Perinçek’in olma ihtimalinin bulunmadığı bu yazıda bir de ülkelerin altın rezervi büyüklükleri verilmiş ki World Gold Council‘in resmi verileri olduğundan buraya da eklemek istedim.

Yukarıda PIIGS’lerin rezervleri üstünde kırmızı bantla verilmiş, 3000 tonu geçen rezervlerin değeri 185 milyar dolar. Açıkçası yabancı bankalar daha fazlasını da talan etmeyi hakediyor kanımca. Listede İrlanda yok, zira 6 tonluk bir rezervleri var sadece. Son olarak Davos’ta değerli ekonomik öngörülerini bizlerle paylaşan Gordon Brown ise Merkez Bankası’nın başındayken 250$’lık fiyat üzerinden altın rezervlerini satmıştı ki ülkenin toplam rezervleri şu an bizimkilerden az.

Şuna da Göz Atın

COVID-19 ETKİSİNDE GELECEKTEKİ DÜNYA DÜZENİ

Yazar: Öğretim Görevlisi Yusuf Bahadır Kavas 2019 Aralık ayında başlayan ve salgın niteliği kazanarak tüm …

3 yorumlar

  1. Rezerv miktarımız ilk bakışta az gözüküyor ama toplam rezervlerimiz içinde altının payı az , ha keza çin ve japonya gibi ülkeler içinde durum aynı.

    Doların sorgulandığı dünyada ülkelerin rezerv olarak altın dışında dolara ağırlık vermesi sizce mantıklı mıdır ?

    • Çin’in, Rusya’nın emin değilim ama Japonya’nın rezervlerinde dolar ve özellikle uzun vadeli Amerikan tahvilleri tutmalarının kendilerince bir strateji olsa gerek. Ekonomisini ihracat ile yürüten bu ekonomiler ellerindeki rezervlerle kurlar üzerinde belirleyici olmak, özellikle Fed’in alacağı aksiyonlara karşı ihracatta rekabet avantajının yitirilmemesini sağlayacak önlemler alabilirler.

      ABD’nin dolar rezervi tutmasına zaten gerek yok.

      İlginç bir detay da şu: Bütün dünya ortalamasına bakıldığında 2008’e kadar merkez bankaları altında satıştalar, sattıkları altınları 2009’dan sonra tekrar almaya başlıyor. Yine aynı zaman dilimi Fed’in sıfır faiz politikasını güttüğü dönem. Bunları Dolar’ın sorgulanmasına yol açan etmenler. Ama ben yine Dolara yönelik algıdaki değişimin “masum” sorgulamalarda kalacağını tahmin ediyorum, bu algının radikal bir değişikliğe uğraması için çok ciddi siyasi değişimler yaşanmalı (bence).

  2. Merhaba,

    http://www.mehmetaltan.com/index.asp?sayfa=eserler burada Mehmet ALtan’ın darbelerin ekonomisi ismindeki kitapta da darbeler ile ekonomi arasındaki ilişkiyi yazmıştı.

    Bu arada BIS’i açıklayabilir misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.