Perşembe , 24 Eylül 2020

Petrol Fiyatları ve Borsa

Geçtiğimiz haftanın yıldızı dünyanın en çok trade edilen emtialarından biri olan ve arz-talep dengesinde oluşan  fiyatın ekonomik aktivitenin karakteristiğini belirleyici olmasından dolayı özellikle takip ettiğim petrol oldu. Euro üzerinden rekor fiyata ulaşan Brent petrolün grafiği altta. Yeri gelmişken Brent petrol nedir sorusunuda cevaplayayım. Brent petrol Kuzey Denizi’inden çıkarılan kaliteli bir petrol cinsidir, Londra Borsasında oluşan fiyatı uluslararası standart olarak kabul edilir.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş eğer reel ekonomideki arz-talep dengesinden kaynaklanıyorsa bu iyi bir şeydir. Bu üretim birimlerinin daha fazla enerji girdiye ihtiyaç duyduğu dolayısıyla üretim prosesi sonucunda daha fazla çıktı elde edileceğini gösterir. Üretimdeki artışla birlikte gelir seviyesinde de yükseliş olur, artan ulaştırma maliyetlerinin fiyatlar genel seviyesine yansıması gelirlerin yükselmesiyle nötralize edilir.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş finansal piyasalardaki spekülasyonlardan kaynaklanıyor ise bu iyi bir şey değildir. Çünkü bu üretimde herhangi bir artışa işaret etmediği gibi neden olacağı enflasyon ile de reel gelir seviyesinin düşmesine sebep olur. Günümüzde finansal piyasalara yönelik eleştirilerin en önemli çıkış noktası da hayati öneme sahip enerji ve tahıl grubu emtialarda spekülatif çıkışlara neden olarak küresel enflasyonu artırmaları ve dünyada açlık sınırında yaşayan milyonlarca insanın hayatını daha da zorlaştırmalarıdır.

Piyasa yorumcuları petrol fiyatlarındaki artışın reel kaynaklı mı yoksa spekülatif mi olduğu konusunda tahmini yorumlar yaparlar. Buna karar vermek zordur ama gerçekleşen işlem hacimleri ipuçları verebilir.

Genel ekonomi ve petrol fiyatları arasındaki ilişkiden bahsetmişken şimdi finansal piyasalara dönelim.

Petrol fiyatlarının artışı en başta enerji şirketlerinin fiyatlarını olumlu etkiler. Bu şirketler stoklarında trade edilebilen emtialar tuttuklarından yeniden değerlemeler ile birlikte büyüklüklerini ve karlılıklarını artırırlar.

Bu yılın başından beri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndan Elektrik ve Kimya Endeksleri aşağıda. Özellikle Elektrik Endeksi’ndeki şirketler zaten mükemmel olan İMKB100 performansının üstünde.

 

Yukarıda artan petrol fiyatlarının enflasyona ve gelir seviyesine katkısı olduğundan bahsettim. Artan gelir seviyeleri ile şirketlerin karlarının artacağı beklentisi insanları hisse senedi piyasalarında alım yapması sonucunu doğurur. Bununla birlikte petrol fiyatlarıyla direkt olarak alakalı olmayan sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetlerinde de artışlar görülür. Ek olarak, büyüme beklentisinin olduğu bir ülkede enflasyon da portföylerde sabit getirili ürünlerin yerini hisse senetlerini almasını sağlar. Zira tahvil ve bono gibi sabit getirili ürünlerin reel getirisi olmayabilir, hatta negatif getiri yani kayıp yaşatabilir. Bunu öngören yatırımcılar portföylerinde büyüme beklentisine sahip oldukları şirketleri hisse senetlerinin ağırlığını artırabilirler.

Bir pazartesi sabahı sinirleri alınmış, mülayimleşmiş bir adamın yorumlarını okudunuz, nasıl yazdığıma ben de inanamıyorum. Başka bir pazartesi günü, başka bir Oğuz Erkol ile Borsada Kaybetmenin Sırları yazısında buluşmak üzere.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.