Salı , 24 Kasım 2020

Bireysel Emeklilik Sistemi

Geçtiğimiz yazılardan birinde Türkiye’deki tasarruf açığına değinmiştik. Yazımızda daha çok tasarruf açığına neden olan yapısal sorunlardan bahsederek devam eden açığın ileride sebep olabileceği sıkıntılardan bahsetmiştik. Şimdi de sözünü verdiğimiz üzere çözüm yollarından biri olan bireysel emeklilik sisteminden bahsetme zamanı.

Konunun detaylarına girmeden önce 2006’da Dani Rodrik’in yaptığı bir sunuma dönmek istiyorum (bkz. Türkiye’de Kur Verimlilik ve Büyüme). Bu yazıda çıkış noktam  da orası olacak. Rodrik, sunumumda rekabetçi kur politikası ile enflasyonun ikinci plana atılmayabileceğinden bahsediyor ki siz de biliyorsunuz yıl biterken çift haneli enflasyona geçişimiz rekabetçi kur politikası izlemeye başlamamızdan kaynaklanıyor. Peki sunumda neler söylenmişti? Öncelikle döviz rezervleri artırılmalıydı, daha sonra kısa vadeli fon girişlerini engelleyecek sermaye kontrolleri getirilmeliydi. Bu noktada prematüre liberalizasyon kavramının babasının Dani Rodrik olduğunu ve 80’lerden sonra finansal sistemini liberalize eden ülkelerin yaşadıkları krizler üzerine pekçok araştırmasının olduğunu sözlerimize ekleyelim. Rodrik’in üçüncü önerisi ise özel tasarrufların teşvik edilmesi.

Cari denge açığına karşı yerel tasarrufların artırılması gayet mantıklı bir çözüm yolu. Tasarruflara değinmişken özel kesim ve kamu kesimi ayırımı en başta yapalım. Türkiye 2001 krizinden çıktıktan sonra tarihinin en ciddi kamu kesimi tasarruf önlemlerini hayata geçirdi ve bu süreç içerisinde faiz dışı bütçe fazlası ekonomisinin %6’sına kadar ulaştı ki 2002-07 arasında dünyada bu orana sahip herhangi bir büyük gelişmekte olan ekonomi yoktu. Bu dönem içerisinde ciddi büyüme rakamlarına ulaşılması ise bir başarıdır ve alkışlanmalıdır. Yine bu dönemde halk elde etmesi gibi sağlık, eğitim vb. hizmetlerden mahsun kalmıştır. Bu yüzden kamu kesminin tasarruflarını artırmasını beklememek gerekir (detaylı bilgi için bkz. Temel GürdalTürkiye’de Faiz Dışı Fazla ve Borçların Sürdürülebilirliği).

Özel tasarrufların artırılması için ise faiz oranlarını yüksek tutularak mevduat gibi ürünlerin cazip olması sağlanarak insanların buralar yönelmeleri sağlanabilir fakat bu yapılmıyor. Öyleyse farklı tasarruf araçları ön plana çıkarılabilir, bireysel emeklilik sistemi gibi.

Bireysel emeklilik sistemi, isminde her ne kadar emeklilik geçse de bir sosyal güvenlik sağlayıcı olmaktan çok tasarruf aracıdır. Bireysel emeklilik nedir sorusuna sistemin resmi sitesi olan Emeklilik Gözetim Merkezi‘nde güzel bir cevap verilmiş.

Bireysel emeklilik sistemi, mevcut kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak kurulmuştur. Temel amacı, bireylerin çalışma yaşamları boyunca yaptıkları düzenli tasarrufların yatırıma yönlendirilmesini sağlayarak, oluşacak birikimlerle, tasarruf yaptıkları dönemde sahip oldukları refah seviyesinin emeklilik döneminde de devam etmesini sağlamaktır. Sistem gönüllü katılım esasına dayanmaktadır.

Bireysel emeklilik sisteminde getirilecek vergisel avantajlar daha çok insanın ellerinde fonlarını bu sistem dahilinde tasarruf etmesini sağlayarak özel tasarrufların artmasına sebep olarak tüketim ve yatırım finansmanın şu an olduğundan daha sağlıklı olmasını sağlayabilir. Özellikle döviz ile yapılan tasarrufların sağlayacak makroekonomik katkı çok büyük fakat Euro ve Dolar ile yapılan tasarrufların toplamın şu an sadece %3’ünü oluşturuyor, Türkiye koşullarını düşündüğümüzde normal bir kompozisyon aslında. Sistemin en umut verici noktası %37’sinin 25-34, %33’ünün 35-44 yaş arası gruplar tarafından kullanılıyor olması, yani tasarrufa yatkın bir nesil şu an bireysel emeklilik sistemi ile geleceği için yatırım yapıyor [#]

Bu arada bireysel emeklilikte vergiden bahsetmişken Zaman Gazetesi’nde Ahmet Yavuz’un yazdığı şu iki yazıyı okumanızı tavsiye ederim:

Bireysel emeklilik sisteminde fazladan ödediğiniz vergileri geri alabilirsiniz
Özel emeklilik sisteminden erken çıkan, ödediği primi bile geri alamıyor

Şuna da Göz Atın

COVID-19 ETKİSİNDE GELECEKTEKİ DÜNYA DÜZENİ

Yazar: Öğretim Görevlisi Yusuf Bahadır Kavas 2019 Aralık ayında başlayan ve salgın niteliği kazanarak tüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.