Pazartesi , 10 Aralık 2018

Sanayi Üretimi Endeksi Ne Anlatıyor?

TÜİK dün sanayi üretimine ait endeksi açıkladı. 2012’nin programının kodlamasını yumuşak iniş senaryosunun gerektirdiklerine uygun şekilde yapmaya çalışan ekonomi yönetimimizin uygulamalarını değerlendirme açısından bu veri büyük öneme taşıyor.

2012 yılı Ocak ayında 2005=100 temel yıllı sanayi üretim endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %1,5 artmıştır.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2012 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre; madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi %2,2 azalmış, imalat sanayi sektörü endeksi %0,4 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi de %9,6 artmıştır.

Takvim etkisinden arındırılmış endeks 2012 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,3, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretim endeksi ise bir önceki aya göre %3,1 azalış göstermiştir.

Ocak ayına dair sanayi üretimi endeksi kurumdan kuruma farklılık göstermek ile birlikte genel beklentisi olarak %3-4 aralığındaydı. Gelen veri genel beklentinin altında olsa da %1,5‘luk sanayi üretimi endeksi yumuşak iniş senaryosu ile uyumlu. Merkez Bankası’nın Ocak ayından itibaren faiz koridorunda tavandan piyasaya verdiği likiditenin artış görmesi, yani parasal sıkılaştırma, üretimin beklentinin altında büyümesine neden oldu. Ayrıca geçen yılın Ağustos ayından itibaren Türkiye PMI’ı ilk kez 50’nin altına indi.

Beklentilerin altında olsa da gelen veri iyi. %10 üzerindeki büyüme, cari açık ve enflasyon ile bitirdiğimiz ve “10’lar kulübü”ne girdiğimiz 2011 yılından sonra ekonominin soğuması ve yumuşak bir iniş yapması için bunlar olumlu emareler. Kısa vadede Yunanistan’da borç takasının yapılması ve küresel piyasalarda olumlu havanın artması Türkiye ekonomisine girebilecek yabancı sermayeyi artırarak tüketimi körükleyebilir ve yukarı yönlü riskler doğurabilir. Yine de dışarıda işlerin uzun süre iyi gideceğini düşünmüyorum. Ekonomi yönetimi ihtiyatlı davranır ve dış gelişmeleri iyi analiz edebilir ülkemiz son derece hayati olan yumuşak inişi yapabilir.

Şuna da Göz Atın

Yeni Nesil Ödeme Sistemleri

Dijitalleşen dünyada internet artık bütün şirketler için önemli bir satış ve pazarlama kanalı. Bugün özellikle …

3 yorumlar

  1. Tabi temennimiz bu yumuşak iniş durumu ama diğer tarafta israil – iran gerginliği ve buna bağlı olarak fiyatı sürekli yükselen ve olası çatışma durumunda varilinin 200 dolar olması beklenen petrol var.

    Karadenizde çok uğraştık bulamadık , akdenizde bulsak çok güzel olacakta hayırlısı bakalım .
    Gerçi Türkiye bahtsız ülkedir , petrol bulsa bu sefer Dutch disease raatsızlığına kapılır.

    • Bence kesinlikle kapılır ve kısa zamanda petrolden başka bir şey ihraç edemez, her şeyi de ithal eder konuma gelir. Bunu Türkiye’nin dış ticaret profiline bakarak söylüyorum. İhracatında petrol önemli yer tutan bir ülke, bence petrol dışında ne kadar az tür de mal/hizmet ihraç ediyorsa o kadar iyi. Tabii bizde “petrol çıksa ABD sattırır mı?” anlayışı da yaygın.

      Zaten enerji maliyetlerini kısmanın çok basit bir formülü var: Nükleer enerji. O da başka bir yazıya konu olsun, iyi oldu aklıma geldiği.

  2. Makine mühendisi olmaya ramak kalmış biri olarak bende nükleer enerjiyi yüzde yüz destekliyorum.

    Yazınızı merakle bekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.