Salı , 20 Ekim 2020

Büyüme Beklentileri Revize Ediliyor

2012’de ekonomiye yönelik beklentileri irdelediğimiz yazıda çeşitli kuruluşların hem dünya, hem de Türkiye ekonomisine yönelik öngörülerini paylaşmıştık. Genel intiba Orta Vadeli Plan ile Hükümetin koyduğu en az %4‘lük büyüme hedefinin iyimser olduğu yönündeydi ki şu an ismini vermek istediğim ve sanırım hiçbir zaman da vermeyeceğim bir aracı kuruluşun Başekonomisti bir televizyon kanalında -onun da adını vermeyeyim- iddialı bir şekilde Türkiye ekonomisinin %2 oranında daralacağını öngörüyordu.

2012’nin ilk yarısının zorlu, belki de resesyon halinde, ikinci yarısının da iyileşme hareketi ile geçeceği en karamsarların bile kabul ettiği bir görüştü. Şu sıralar yılın ilk çeyreğindeyiz ve daha yolun başında pekçok kurum beklentilerini yukarı revize ediyor, çok da iyi yapıyor.

Ocak ayında sanayi üretimi endeksinde görülen ciddi düşüş için “Türkiye batıyor” yorumu yapmanın da geçen yıl “Türkiye batacak” yorumu yapanlarla aynı kişi olduğunu görmek sanırım rasyonel analistlerin zihinlerini biraz daha açıyor.

Ben en başından beri Türkiye’nin resesyona gireceğini düşünmüyorum, aynı zamanda cari açığın daralacağını da düşünmüyorum, üstelik enflasyon hedeflerini tutacağına çok az ihtimal veriyorum. Türkiye ekonomisi tabiri caizse kısık ateşte pişmeye devam edecek.

Unicredit Menkul Değerler‘den Cihan Saraçoğlu ve Mustafa Küçükmeral‘in hazırladığı rapora göre kurum 2012 yılına dair büyüme beklentisini %2.8‘den %4.8‘e çekiyor. Bu makro gelişmenin de finansal piyasalarda henüz fiyatlanmadığına dair bir başlık atıyor.

Finansal piyasalardaki gelişmeler Unicredit analistlerini doğruluyor. Dün tavil-bono piyasasında hisse senedi piyasasına ciddi bir fon akışı olduğunu gördük. Faizler 13 baz puan yükselip %9.42‘ye gelirken İMKB 100 Endeksi 1 Şubat’tan beri yaptığı en hızlı yükselişi yaptı ve %2.4 yükselerek 60.835 puana yükseldi. Özellikle sene başından beri endeksteki yükselişten payını alamamış Garanti Bankası (GARAN) ve araştırma raporlarının gözdelerinden Halkbank (HALKB) ve Vakıfbank (VAKBN) ile holdingler yükselişteydi ki bu kağıtların borsaya amirallik eden hisse senetleri olduğunu biliyoruz.

Bu arada İMKB 100 Endeksi’nin 50 günlük ortalamasının 200 günlük ortalamayı yakalayarak yukarı kırmakta olduğunu, yani altın vuruş yaptığını ve eğer bu hareket kalıcı olursa teknik ankamda yeni bir boğa piyasasının başlamakta olduğunu sözlerimize ekleyelim.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir Yorum

  1. Ben özellikle imf adlı kuruma dikkatle bakıyorum .
    Adamlar son bir yıl içinde 4-5 defa türkiye için büyüme tahminlerini revize ettiler.

    Bizimle dalgamı geçiyorlar , bize birşeymi anlatmaya çalışıyorlar anlamadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.