Pazartesi , 10 Aralık 2018

Avrupa Otomotivi Çöküyor Mu?

Avrupa adım adım resesyona giderken ekonomisinin temel taşlarını oluşturan yüksek teknoloji gerektiren sanayi dalları da bir bir çöküşe gidiyor ki bunlardan en belirgin son birkaç yılda otomobil sanayisinde yaşananlar. Fiat-Chrysler CEO’su ve aynı zamanda Avrupa Otomobil Üreticileri Derneği Başkanı olan Sergio Marchionne  20 Mart günü Bruges’de düzenlenen Avrupa İş Konferası’nda yaptığı açıklamada kullandığı verilerle otomobil sektörünün içinde bulunduğu durumu gözler önüne serdi.

Sergio Marchionne’nin tahminlerine otomobil satışları bu yıl %5 düşecek ki bu da son 4 yıldır görülen düşüş trendinin devam edeceği anlamına geliyor. Diğer bir beklenti de iyileşmenin 2014’ten önce gerçekleşmeyeceği. Benzin fiyatlarının tüm zamanların en yüksek seviyelerine gelmiş olması da bunun başlıca sebeplerinden biri. Mart ayı ortası itibariyle de Paris’te benzinin litresi 2 euroya yükselmişti.  

Şubat ayında yeni araba kayıtları geçen yıl ile karşılaştırıldığında %9,7 oranında düştü, bu küresel mali krizin tam ortasında olduğumuz 2009 Şubatı’ndan bile daha kötü bir rakama tekabül ediyor. Aynı zamanda kayıtlar yine son 5 aydır sürekli olarak düşüyor ki bu rakamların takvimsel yani iş günü ayarlamasından geçmediğini ve 29 Şubat’ın varlığından doğan ekstra bir satış gününün rakamları olduğundan daha iyi gösterdiğini de sözlerimize ekleyelim.

Ocak ve Şubatları boyunca kayıtlar %8,3 oranında düştü. Bu arada aynı zaman diliminde Estonya’da %21,2, Macaristan’da %31,8 ve Romanya %54’lük bir artış sağlandığını da belirtelim fakat büyük ekonomiler arasında tek artış sağlayan ülke %0,2’lik bir oranla Almanya oldu, Fransa ve İtalya pazarları da sırasıyla %20,5 ve %17,8’lik düşüşler kaydettiler. Portekiz’de düşüşün oranı %47,9. Şubat ayında Yunanistan’da sadece 3.827 adet yeni araç satıldı ve bu geçmiş yılın çökmüş ekonomik ortamından bile %45,2’lik bir düşüşe işaret ediyor.

Euro Bölgesi’nden diğer bir sıkıntı üreticileri çalışanlarına süresiz izinler vermesiyle ilgili. Avrupa oto sanayii bu yıl kapasitesini %20 düşürmek zrounda kalabilir ve bu da çalışanlara süresiz izinler verilmesini gerektirebilir ancak özellikle seçim yılında bulunan Fransa gibi ülkelerde bunu yapmak neredeyse imkansız, zira şirketler böylesi durumlarda kararlarını etkileyebilecek siyasi baskılar ile karşılaşıyorlar. Eğer Fransa’da seçimler sosyalist kanadın temsilcisi François Hollande tarafından kazanılırsa özellikle 6.800 çalışanını izne çıkaran Peugeot Citroën çok büyük zorluklarla karşılaşacak ki şirket bu kararını verirken bile Nicolas Sarkozy’nin yoğun baskısına göğüs germek zorunda kalmıştı.

Fiat-Chrysler CEO’sunun dert yanmasının altında yatan diğer nedenlerden biri de özellikle Almanya’da Şansölye Angela Merkel‘in otomobil üretim tesislerinin kapanmasına ve işçilerin çıkarılmasına karşı bir politik tavır takınarak teşvik paketleri hazırlanması, hatta Opel‘in vaktiyle General Motors‘a satışına bile aracılık etmesi fakat İtalya’da böylesi bir siyasi iktidar da yok, bunu karşılayabilecek ekonomik aktivite de. Aynı zamanda Fransa da kendi otomotiv sanayisine destek çıkabiliyor.

Peki otomotiv sektöründe durumu bu kadar mı kötü? Hayır. Geçtiğimiz yıl Alas, VW, BMW ve Daimler rekor bir satış ve karın altına imza attılar, ki bu yıl da Daimler satışlarını artırırken VW ve BMW’nin satışları az da olsa azaldı. Avrupa’da Sergio Marchionne’nin tabiriyle “berbat” bir ekonomi iklimi olsa da bazı şirketler bu zorlu dönemden alnının akıyla sıyrılmış gibi görünüyor. Tabi Fiat, Peugeot Citroën, Renault, Opel ve Ford için aynı şeyi söylemek zor, muhtemelen bu şirketler için yeni teşvikler gerekecek.

Aynı zamanda Avrupa’da bazı şirketlerin yeniden yapılandırılmasının yabancı sermaye ile gerçekleşmesi de önemli bir dönüşümün göstergesi. Son olarak dünyanın en büyük kapı-kilit sistemleri üretici Kiekert Çinli bir kamu şirketine satıldı, Almanya’nın bir numaralı yabancı yatırımcısı olan Çin‘e ait bir kamu şirketine.

Şuna da Göz Atın

Bilgi Ekonomisinde Yeni Arayışlar

Günümüzün modern ekonomisinin en değerli elementlerinden biri enformasyon. Hatta öyle ki kazananları ve kaybedenleri enformasyona …

2 yorumlar

  1. Eskiden rakipleri sadece amerikalılar ve japonlardı , şimdi güney koreliler , hintliler , çinliler yarışa dahil oldu.

    Ve çin hindistan gibi ülkelerin en büyük avantaji sürekli artma eğilimindeki iç piyasaları.
    Avrupada otomobile sahip olma oranları gayet yüksek , yaşlanan bi kıtada bu oranları daha da yukarılara çıkarmak zor .

    Bazı şeylere hep geç kaldık , keşke bugün global ölçekli birkaç otomobil markamız olsaydı.

    • Dünya sanayisi insanoğlundaki ekolojik aydınlanmadan kaynağını alan yeşil bir çağa girerken Türkiye’nin çevre dostu hibrit ya da elektrikli otomobil inovasyonuna yönelmesi gerekiyor bence. Ama maalesef ekonominin katma değer yaratacak alanlara yönelmesini sağlaması gereken politika yapıcılar başka işlerle uğraşıyorlar, mesela siyasi sembolü dışında herhangi bir anlam taşımayan ve içeriğiyle ilgili çok temel sorunlar barındıran eğitim sisteminin kaç kademeli olacağı gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.