Türkiye Konut Fiyatları Endeksi

Yayınlanma tarihi: Nisan 10, 2012. Yazar:

Konut fiyatları bütün dünyada ekonominin genel gidişatını ölçen önemli bir veri olarak kabul edilir. Örneğin ABD’de yaşanan sub-prim mortgage krizinden sonra konut fiyatlarının tekrar yükselmesi bir iyileşme sinyali olarak görülüyor. ABD’de bu alanda en önemli gösterge de Standard & Poor’s’un Case-Shiller Endeksi. Case-Shilled Endeksi nedir sorusuna da cevap vermek gerekiyor tabi. Bu endeks Karl Case, Robert Shiller ve Allan Weiss tarafından geliştirilmiştir. Ulusal çapta, 20 büyük eyalette ve 10 büyük eyalette sabi tutulan ev fiyatları üzerinden belirlenen artışlar aylık olarak yayınlanmaktadır. 1987′de 60 olan endeksin değeri 2006 sonunda 180 ile tarihi zirvesini yaptı ve ardından malum kriz ile birlikte hızla gerilemeye başladı, aşağıdaki grafikte de görüyorsunuz zaten.

Türkiye’de de TCMB konut fiyatlarına yönelik bir endeks hazırlamaya 2010 yılı başından itibaren başladı. Bunun için bankanın araştırmacılar 25 ayrı şehirde anketler düzenliyor ve elde edilen verilerle konut fiyatlarının gidişatına yönelik bulgulara ulaşılmaya çalışıyor. Buna göre oluşan fiyat endeksinin ve görülen aylık değişimlerin grafiğini aşağıda bulabilirsiniz.

Yukarıdaki verilere göre Ocak 2010 tarihinden itibaren konut fiyatları sürekli olarak yükselmeye devam ediyor. Özellikle Türk Lirası’ndaki değer kaybının varlık fiyatlarını aşağı yönde baskıladığı Ağustos 2011 ayındaki sıfıra yakın yükselmeyi göz ardı edersek Türkiye’de konut fiyatları hızlı bir şekilde yükselmeye devam ediyor. Gayrimenkul sektörünün aldığı destekler ve hükümetin bu sektöre üzerinden makroekonomik büyümeye erişme stratejisi konut fiyatlarında artışın devam edeceğini öngörmemizi sağlayan temel göstergeler.

Peki buradan sonra ekonomi bir konut balonuyla karşı karşıya gelir mi? Eğer fiyatlardaki artış hızı en azında büyüme oranı üstünde olmaya devam ederse böyle bir risk her zaman bulunabilir derim ben. Geçmişte ekonominin potansiyelini kullanamamış, dolayısıyla varlıkların çok ucuz kalmış olması yukarı yönlü fiyat gelişmelerinin oluşturabileceği baskılarda esneklik sağlıyor ve sektörde değerlendirilmek üzere hem tüketim, hem de yatırım için kullanılan kredilerin ekonomi için risk taşıyacak boyutlara ulaşmaması gerekiyor, sağlıklı büyümenin de şartı bu zaten.

Bu arada meraklısına da söyleyeyim, son 2 yılda konut fiyatlarında en fazla artış Kilis-Adıyaman-Gaziantep,  Erzurum-Erzincan-Bayburt ve Diyarbakır-Şanlıurfa bölgelerinde gerçekleşmiş. İstanbul ve Adana-Mersin yöresinde de ciddi artışlar var.

Bu arada daha önce Avrupa’daki yeni konut balonu hakkında bir yazı yazmıştık, onlar maalesef hala akıllanmıyor.

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar (2)

 

  1. Kadir diyor ki:

    Bizim ülkemizde de elinde biraz parası olan hemen gayrimenkul almak ve kiraya verme yoluna gidiyor. İmkb’de halkı silkeleme yoluna gittikleri ve temettü dagıtımı yapılmadığı için insanlar borsadan uzaklaşmış. 100.000 TL’ye ev alan bir kişi İStanbul2da evini rahatlıkla 650 TL’ye kiraya verebilir. Ortalama senelik 7.800 TL kira geliri elde edecek kişi 100.000 TL’sini imkb 30′dan bir hisse senedi alsa senelik bu kadar temettü alabilecek mi? Pek sanmıyorum. Bu yüzden imkb’deki şirketlerin denetimi tam olarak yapılmalı ve temettü politikalarını tekrar revize etmeliler diye düşünüyorum.

    Ben de yatırımlarımı kısa vadede borsa ve altın olarak düşünsem de uzun vadede kesinlikle gayrimenkul, özellikle işyeri olarak düşünüyorum.

    Sizin fikirlerinizi de öğrenmek isterim.

    • Oguz Erkol diyor ki:

      Yeri gelmişken söyleyeyim, ben kesinlikle tarım arazisi öneriyorum. İlerlemekte olduğumuz dönemde sanayinin yeni görünümünün “yeşil” olacağını görmemek için kör olmak lazım. Daha net bir ifadeyle artık çevre duyarlılığı çok önem kazanacak. 10-15 yıl önce varlığından haberdar olmadığımız organik ürünlerin bugün pazarları kuruluyor. Bu da daha önce endüstriyel mantıkla çalıştırılmamış, saf ve temiz toprakların değerlerinin artacağına düşünmeme neden oluyor.

Yorum Yaz