Çarşamba , 26 Haziran 2019

Grafiklerle İspanya

İspanya’dan devam ediyoruz. Artık Avrupa’da yardım gerekecek mi, gerekmeyecek mi, tahvil piyasasında faizleri nereye gidecek, tahvil ihalesi nasıl geçecek, PMI endeksi, işsizlik oranları ne kadar olacak, resesyon olacak mı, olacaksa ne kadar sürecek diye hakkında konuşacağımız ülke İspanya. Önceden Yunanistan’dı, o kadar konuştuk ama batıramadık. Avrupalılar kaderi yazılmış gemiyi yüzdürmeye devam kararını almışlardı ki gemi diğer taraftan su almaya başladı.

Thomson Reuters sağolsın İspanya ile ilgili harika grafikler hazırlamış, ülke ekonomisini kısa bir şekilde özetlememe yardımcı olacak. Ben daha iyi anlaşılması için grafik tasarımı yeteneklerimi kullanarak içeriklik Türkçeleştirdim, fakat tipografi pek de başarılı olduğum bir konu değil.

Başlayalım.

Ülke ekonomisi 2012’nin ilk çeyreğinden itibaren tekrar resesyona girdi, tekrar diyorum zira 2008 sonundan 2009’un son çeyreğine kadar da ülkenin resesyonda olduğunu görüyoruz. Bu nokta da PMI endekslerinin ekonominin gidişatına yönelik öngörülerde bulunabilmek adına son derece tutarlı bir gösterge olduğuna parmak basmak gerekiyor. Son dönemde yönünü arayan PMI endeksi belli bir istikrar kavuştuktan sonra ekonomik büyüme için olumlu sinyaller aldığımızı söyleyebiliriz.

2000 yılında 100’e endekslenmiş gelişmiş ülke sanayi üretimi endekslerinin eğilimlerinin yer aldığı grafiği görüyorsunuz yukarıda. İspanya’nın sanayi üretimi göstergesindeki bozulma Yunanistan Krizi’nin diğer ülkelere bulaşma ihtimalinin artmasıyla beliriyor. Son iki ayda da sırasıyla %4,3 ve %5,1’lik düşüş kaydeden sanayi üretimi endekslerinin gerilemenin hızlandığı yapılması gereken bir vurgu ve İspanya’nın ekonomik görünümü için bu veriye dayanarak karamsar bir tablo çizmek mümkün.

İspanyol bankaların bilançolarında tuttukları kredilerin içinde risk seviyesi yüksek olanların oranının yükselmesi ve dolayısıyla ortaya çıkan batık kredilerin miktarsal artışı ülke ekonomisini olumsuz etkiliyor. İspanya Merkez Bankası’nın tahminine dayanan bu veriye göre batık krediler son 18 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. İşsizlikte boğuşan ülkenin halkının bir de kredileri geri çağıran bankalar ile yüz yüze gelmesi trajik olaylara sebep verebilir.

İspanyol ve İtalya bankalarının Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) yaptığı borçlanmaları gösteren grafik yukarıda. İspanyol bankalarının 12 Şubat itibari ile borçlanma tutarı toplamı 169,8 milyar euro. İtalyan bankları da toplam olarak 270,1 milyar euro borçlanmış aynı tarihe kadar. İtalyan bankalarının ile kıyaslandığında İspanyol bankalarının kredibilitesinin daha düşük bir kredibiliteye, en azından ECB’nin gözünde, olduğu söylenebilir, zira bu bankaların yukarıdaki verilere dayanarak borçlanabilme kabiliyetlerini yitirdikleri açıkça söylemek mümkün. Yaşanabilecek bir likidite sıkışıklığının da zaten çöküşte olan ülkenin finansal sistemine indireceği darbeyi varın siz düşünün.

İspanya’da ev fiyatları da düşüyor. Zannedilenin aksine özellikle İngiltere’de, Londra’da krize rağmen konut fiyatlarının yükseldiğinden bahsetmiştik. Orada Londra’ gayrimenkulune güvenip yatırımını yapanlar ise petrol zengini Araplar ve kara para aklama çabasındaki Rus mafyalar genel olarak. İspanya’da ev fiyatları 2008’de zirveyi gördükten sonra bütün dünyada olduğu gibi düşmeye başladı ve o zamanda sonra ortalama olarak %20 değer kaybetti. Maalesef İspanya’da gayrimenkul güvenli liman olarak da görülmüyor, halbuki çok güzel yerleri var.

Konut finansmanı alanında da büyük bir daralma yaşanıyor İspanya’da. Verilen mortgage kredilerinde büyük bir gerileme var ki konut sayısı 12 aylık hareketli ortalamasının epey süredir altında seyrediyor.

İspanya’da inşaat sektörünün yarattığı istihdam toplam istihdamın %10’ununu aşmıştı. 2008’de gayrimenkul balonunun patlamasıyla istihdam da büyük düşüş yaşandı ve sektörün payı %5’e kadar düştü ki bu zaman dilimi içerisinde zaten istihdam genel olarak düşmekteydi. Konut projelerinin sayısındaki korkunç gerileme de gayrimenkul balonunun patlamasının ardından  diğer bir dikkat çekici gösterge.

İşsizlik demişken İspanya %23.6’lık oranla Euro bölgesinin “en işsiz” ülkesi. Ülke ekonomisi de ciddi bir daralma eğilimindeyken istihdam sağlayacak yatırımların nasıl yapılacağı merak konusu ki bir de kemer sıkma önlemleri konuşuluyor.

Aslına bakarsanız işsizlik İspanya ekonomisi için en büyük sorun. Genç nüfusun yarısı işsiz, aynen Yunanistan’da olduğu gibi. Ekonomistlerin yaptığı araştırmalar şu andaki gibi yoğun bir işsiz genç nüfusun önümüzdeki yıllarda iş bulsa bile kendimi geliştirme yetkinliğinden yoksun kalacağını, bunun da işgücü verimliliğine darbe vuracağını belirtiyorlar. Ekonominin de bundan bir darbe almaması beklenmiyor zaten.

Krizden önce İspanya’da diğer gelişmiş Euro Bölgesi ülkelerine nazaran tüketiminin nasıl hızla bir şekilde arttığını görüyoruz. Küresel krizin patlak vermesiyle birlikte geçmişteki artış karşılığını aynı şiddetteki azalışla buluyor ve kıyaslanan diğer ülkelere göre çok şiddetli bir düşüş eğilimi gösteriyor. İspanya’da tüketimin son 2 yılda daha dengeli bir seyir izlediğini de belirtmek lazım, tabi nüfusun %25’inin herhangi bir gelir sahibi olmadığını da hesaba katarak.

Şuna da Göz Atın

Türkiye’nin ve Japonya’nın Tüketim Alışkanlıklarının Karşılaştırılması ve Etkileri / Yazar: Öğr. Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Japon ekonomisi 2. Dünya savaşından çıkmış olmasında rağmen Dünya’nın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Kişi başına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.