Pazar , 25 Ekim 2020

Global Likidite Devri

Son birkaç yılda gelişmiş ekonomilerin resesyonla mücadele şekli müdaheleci bir para politikası izleyerek ekonomiyi likiditeye boğmak oldu. Merkez bankalarının bütün enflasyonist baskıları göz ardı ederek gelişmiş olduklarını düşündükleri finansal sisteme akıttıkları paranın reel ekonomiyi besleyeceğini, bununla birlikte duraksayan ekonominin tekrar canlanacağını düşünüyolardı. Gelinen noktada bu stratejinin işe yarayıp yaramadığını söylemek için erken. Ancak geçtiğimiz Cuma günü Fed Başkanı Bernanke’nin QE3 Gelir Mi sorusuna yanıt olma özelliği taşıyan açıklamaları ilk iki genişleme adımının sağladığı faydaların yeterli bulunmadığı öngörüsüne kapılmama neden oluyor.

Artık sorulan soru QE3’nin ne zaman geleceği. Fed’in açıklamalarına ilk tepkiyi altın fiyatlarında gördük, ons bir anda 1.660$’a vurdu, ardından Euro/Dolar paritesinin hızlı yükseldiğini gördük. Türk Lirası da bundan nasibini alarak değerlenmiş durumda, yazının yazıldığı esnada kur 1.7580 civarındaydı.

Sadece ABD’de değil Japonya’da da Bank of Japan verdiği genişleme sözünü tutmaya başlıyor ki bununla ilgili bir yazı blogda yer almıştı, bkz. Japon Yeninin Yükselişi Devam Ediyor. Büyüme beklentisinin sıfır olduğu ülkede piyasaları ayaka tutan da BoJ’un bu hamleleri.

Avrupa’da öncü göstergeler derin resesyonu işaret ediyor. LTRO hamleleri ile piyasaları coşturan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) üçüncü hamlesini yapması bekleniyor. Kemer sıkma hamlelerinin hükümetleri devirdiği kıtanın ekonomisinin fonlanması hayati önem taşıyor, ECB’nin izlediği yol çerçevesinde ve bu da LTRO3 ihtimalini %100’e yaklaştırıyor. LTRO Hamleleri ile yazılarımızı da buradan okuyabilirsiniz. Burada diğer bir konuşulan da 3 yıllık %1’lik faizle sağlanan LTRO likiditesinin faiz oranının düşürülmesi.

Sadece gelişmiş piyasalarda değil Çin’de de gevşeme sinyalleri hakim. Birbiri ardına gelen yumuşak iniş sinyallerini takiben ekonominin biraz gaza basmasını sağlayacak faiz indirimi, karşılık oranı indirimi gibi gevşetici önlemler alabilir Çin Merkez Bankası.

Bu hafta hemen hemen her ülkenin PMI verisi açıklanacak (bkz. PMI Endeksi Nedir?) Bu endeksler büyüme konusunda fikir sahibi olmamızı sağlayacağı gibi merkez bankalarının alabileceği önlemler hakkında da öngörülerimizi kuvvetlendirebilecek.

Merkez Bankalarının enflasyonu göz ardıettiği bu dönem (Enflasyon Çağı) daha da devam edecek gibi görünüyor. Finansal piyasalara akıtılan likiditenin sonuçlarını emtia fiyatlarında, özellikle ABD’de reel faizlerin sıfırın çok altında olması sebebiyle güvenilir yatırım aracı arayışına cevap veren değerli metallerde fiyat artışlarının yaşanması devam edecektir. Gelen likitide risk iştahını da artıracak ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelere de fonlar girmeye devam edecektir. Bu dönem TCMB’nin geçen yıl erittiği rezervleri yerine koyması için elverişli bir dönem. İşin en acı tarafı ise gıda fiyatlarında yaşanacak artış olacaktır ki bundan etkilenebilecek milyonlarca insan var. Her defasında merkez bankalarından yardım geleceğini bilen finans sisteminin yine riskli türev ürün portföylerini artırması ve bunun ardından bizim ahlaki çöküntü konulu makalelere sık denk gelmemiz muhtemel.

Son olarak bkz. Küresel Enflasyon.

Şuna da Göz Atın

COVID-19 ETKİSİNDE GELECEKTEKİ DÜNYA DÜZENİ

Yazar: Öğretim Görevlisi Yusuf Bahadır Kavas 2019 Aralık ayında başlayan ve salgın niteliği kazanarak tüm …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.