Pazar , 27 Eylül 2020

Hollande Etkisi

Fransa’da seçimlerin sonuçlanması ile birlikte piyasalardaki etkilerini gözlemleme şansına erinmiş oluyoruz. Görüldüğü üzere Avrupa’da hem ekonomik krize hem de seçim kampanyalarına mesai harcamak zorunda kalan iktidar sahibi siyasiler koltuklarından bir bir oluyor. Bu hususta Avrupa’nın kaderini radikal şekilde etkileyebilme yetisine sahip bir Fransa seçimini de geride bıraktık ve seçimi muhalefetin adayı sosyalist François Hollande kazandı.

Şimdi Fransa’nın yeni hamlelerinden bahsedelim.

  • 60.000 yeni öğretmene iş vermek,
  • 2017’ye kadar bütçeyi dengelemek,
  • Yıllık geliri 1 milyon euro’nun üstünde olanlara %75 gelir vergisi koymak,
  • Nükleer enerji kullanımını azaltmak,
  • Tüketim üzerindeki vergileri kısmak,
  • Emeklilik şartlarını iyileştirmek,
  • Ücretler üzerindeki vergileri kısmak,
  • Kemer sıkma anlaşmalarını tekrar müzakere etmek,
  • Ticari bankacılık ve yatırım bankacılığını birbirinden ayırmak, bankalara uygulanan kurumsal vergi oranını %15 artırmak
  • Avrupa Merkez Bankası’nın doğrudan hükümetlere borç vermesini desteklemek.

Tarih tekerrürden ibaret midir bilinmez ama Fransa’da buna benzer bir seçim süreci daha yaşanmış. Bundan 17 sene evvel görevini bırakmış olan son sosyalist başkan François Mitterrand da benzer söylemler ile iktidara gelmiş ve bu söylemleri iktidarlığı döneminde hayata geçirmişti. Üzücü fakat gerçek olan sosyalistlerin ekonomiden anlamaması kuralı burada da geçerliliğini korudu ve Fransız Frangı bu dönem içerisinde dolara karşı %100 değer kaybetti. Bu kadar popülist ve kaygısız politikaya rağmen enflasyon oranı %14-9 aralığındaydı ve kaydedilen en yüksek büyüme oranı da %1’di,  Tabi Fransa’nın geçmişten beri gelen devletçi yapısının ve kontrollü ekonomi yönetimi anlayışının tarihi boyunca büyüme oranlarının çok ufak aralıklarda seyretmesine neden olduğunu ekleyelim.

Yeni başkan François Hollande ilk olarak kemer sıkma önlemlerini tekrar müzakere edecek ki bunu sadece Fransa için değil diğer Euro Bölgesi ülkeleri için de yapacak. Aynı zamanda Yunanistan’daki seçimler sonucunda da sıkı bütçe politikasına kesinlikle karşı çıkan bir hükümetin iş başına geçtiğini de hatırlatalım. Bölgenin kurtarıcısı rolünde olan iki ülkenin liderlerinin -diğeri Angela Merkel tabii ki de- arasının bundan sonra eskisi kadar iyi olacağını söylemek zor.

Esasında Euro Bölgesi’nin bu krizden çıkış örnek alması gereken ülke 2001’in Türkiye’si idi sadece fakat gidişat günlük politikalar uğruna medeniyetin beşiği olmuş kıtanın geleceğinin karanlığa gömülmesi yönünde.

Piyasalar buna nasıl tepki verdi peki? Parite 1.30’a kadar geldi, Euro’nun değer kaybının sürmesi muhtemel. Aslında Fransız Frangı’nda Mitterand döneminde yaşanan çöküşü hatırlatmamın sebebi bu. Altın da Euro’ya karşı hızlı bir değerlenme sürecine girdi ve ons 1.264 Euroyu gördü. Asya’da borsalar %2,5 civarında aşağıdaydı, Avrupa’da da şirketlerin ve özellikle bankaların piyasa değerleri eridi. İMKB nispeten güçlüydü bugün.

Fransa’yı daha çok konuşacağız.

Şuna da Göz Atın

COVID-19 ETKİSİNDE GELECEKTEKİ DÜNYA DÜZENİ

Yazar: Öğretim Görevlisi Yusuf Bahadır Kavas 2019 Aralık ayında başlayan ve salgın niteliği kazanarak tüm …

2 yorumlar

  1. “Yıllık geliri 1 milyon euro’nun üstünde olanlara %75 gelir vergisi koymak.”

    Bu kafa nasıl bir kafa anlamak mümkün değil.

    • Başvurduğum bütün kaynaklarda Başkan’ın bu şekilde bir vaati olduğu geçiyor ama muhtemelen bu vergi oranı belirli bir düzeyde mal varlığına sahip insanlara uygulanacaktır. Yoksa varını yoğunu ortaya koymuş başarılı bir girişimcinin ilk kazandığı milyon euro’sunun %75’inin vergi kesintisine uğraması adil ve mantıklı değil, bir de 900 bin euro kazanan biriyle kıyaslayın. Yaşlanan Avrupa nüfusunun tercih yapabilme yeteneğinin gerilediğini göstergesi gibi geliyor bana Avrupa’da böyle siyasi mantıkların iktidarlara yerleşmesi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.