Perşembe , 6 Ağustos 2020

LIBOR Soruşturması

AB Liderleri Zirvesi’nden çıkacak kararlarına odaklanan piyasaların son dönemde gözden kaçırmakta olduğu önemli bir gelişme LIBOR soruşturması. Sonuçlarını şu anda itibariyle öngörebilmek zor fakat 2008’de yaşadığımız krizle birlikte yozlaşmış bir sistem olarak görülmeye başlanan bankacılık sektörüne duyulan güvenin -ki bir bankanın sahip olabileceği en önemli şeydir güven- daha da azalmaya başlayacağı bir gerçek.

Önce LIBOR nedir, onu tanımlayalım. LIBOR, yani London Interbank Offered Rate, bankalar arası borçlanmalar için kullanılan faiz oranı. Farklı para birimleri için oluşturulan bu faiz oranları piyasa yapıcı bankalar tarafından oluşturuluyor, pek tabii ki bu bankalar da çok büyük bankalar oluyor (Bu arada geçtiğimiz günlerde Euribor faiz oranının belirlenmesinde piyasa yapıcı 38 banka arasına Garanti Bankası da alınmıştı).

Gelelim LIBOR ile ilgili oluşan skandala. İngiliz devi Barclays, geçtiğimiz günlerde bu faiz oranlarında yaptığı illegal ayarlama nedeniyle ABD ve İngiltere’nin düzenleyici kurumları tarafından 435 milyon dolarlık cezaya çaptırıldı. Söz konusu ayarlama, Barclays çalışanlarının diğer banka çalışanlarıyla yapmış oldukları telefon görüşmeleriyle ispat edildi. İnternette hemen hemen her yerde dolaşan bu görüşmelerde banka çalışanlarının Royal Bank of Scotland çalışanları ile yaptıkları görüşmelerde faiz oranlarını istedikleri kadar düşük seviyelerde ricalarda bulunduğu açıkça görülüyor. Böylelikle yapılan fonlamanın geri ödemesinin olduğu gün faiz aşağı çekilebiliyor ve daha ucuza fon kullanımı yapılabiliyor.

Wall Street Journal’da konuyla ilgili 2008’den beri pek çok haber çıkmıştı ve bu iddialar sonunda gerçekte hayattaki karşılığını buldum. İşin kötü tarafı skandalı boyutu sadece Avrupa ile sınırlı kalmayacak gibi. Yakın zamanda Amerikan finans kurumlarının da cezalar alması söz konusu. Hatta Japon yatırım bankası Nomura‘nın da ceza alan bankalar arasında olacağı yapılan spekülasyonlar arasında.

Önünde aşması gereken ciddi bir kriz olan sektörün adının peş peşe skandallar anılmasının alışkanlık haline gelmesi gelecek için hiç de iç açıcı durmuyor an itibariyle.

Not: Yazıyı gönderdikten bir dakika sonra Barclays Grubunun Başkanı Marcus Agius‘un istifa haberini aldım.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir Yorum

  1. Sabah serviste bunu konuşmuştuk, öllenine bu yazıyı okumuştum. Libor kaç kişiyi götürecek bakalım. Bu konunun ileriki aşamalarını da yazarsanız sevinirim.

Kadir için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.