Pazar , 17 Kasım 2019

S&P 500 ve M2 İlişkisi

Ben Shalom Bernanke görevini bıraktığında hepimiz onu helikopterle para saçan adam olarak anacağız. Gerçekten de merkez bankacılığı tarihinin en önemli müdahalelerinden birini yaşadık önun döneminde. Büyümeyi desteklemesi düşünen bu genişleyici politikaların başarıya ulaşıp ulaşmadığı bugün hala tartışılıyor. Daha önce ABD’de işsizlik ile ilgili yazdığım yazılardan ise ABD ekonomisi üzerinde halak kara bulutların var olduğunu düşünenler ile aynı tarafta olduğumu belirtmeme gerek yok.

Finansal piyasaların bu müdahale tepkisi ne oldu? Altın ve diğer emtialardaki fiyat hareketlerini ekonomi ile ilgilenmeyen insanlar da biliyor. Batı’da büyüyen ve yön arayan sermaye emtialarda olduğu gibi sermaye piyasalarında da kar fırsatları kolladı. Aşağıda grafik ise dünyanın en önemli finansal göstergelerinden bri S&P500 endeksinin kapsadığı şirketlerin karlılığıyla mı yoksa yaratılan parayla mı ilgili olup olmadığını gözler önüne seriyor.

Yukarıdaki grafik M2 para arzı ile endeksin izlediği yönü gösteriyor. Önce M2 Para Arzı nedir sorusuna kısa bir cevap vereyim. M2 para arzı, finansal sistemin yarattığı en büyük sihirdir desem abartmış sayılmam. Merkez bankası tarafından basılmış ve somut olarak var olan nakdi paranın bankaların mevduatları tekrar kredi verebilme yoluna giderek büyüklüğünü artırması, yani kaydi para ortaya çıkarmasıdır. Burada merkez bankasının rolü zorunlu karşılıklar yoluyla finansal sistemin bu özelliğini sınırlayabilmesidir. Örnekle durumu açıklayalım; merkez bankasının zorunlu karşılık oranını %10 olarak belirlediğini varsayalım. Bu durumda X Bankası’na Ahmet tarafından yatırılan 100 liranın 90 lirası bir başkasına kredi verebilir. Bu 90 lirayı Ahmet’in kredi olarak çekip tekrar mevduat olarak X Bankası’na yatırdığını düşünelim. Bu durumda yaratılan kaydi para toplamı 190 lira olacaktır. Merkez bankaları da koydukları munzam karşılık oranlarıyla parasal genişlemeyi ve daralmayı sağlamayı amaçlarlar.

Şimdi sihirbazlık ürünü olan bu paranın, ekonomik gelişmenin bir göstergesi olması gereken S&P500’ü nasıl etkilediğini grafikten bir kez daha inceleyelim. Griye boyanmış alanların resesyon yaşanan dönemler olduğunu göz önünde bulundurarak, her resesyonu bir parasal genişlemenin takip ettiğini, S&P500’deki iyileşmenin ise bu genişlemeler ile sağlanabildiğini görüyoruz. Ayrıca ekonomiyi beslemesi gereken fonların finansal piyasalarda balonlar yaratmaktan öteye gidemediğini görüyoruz.

Çok ciddiye alınması gerekiyor bu grafiğin.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.