Perşembe , 24 Eylül 2020

QE3 İşe Yaradı Mı?

90’ların sonu ve 2000’lerin başı ekonomistlerin Fed Başkanı Alan Greenspan‘in balonlarına kafa yorduğu bir dönem oldu. Önce dot.com balonu, ardından konut sektöründeki yaşananlar sadece ABD’yi değil gezegeni uzun sürecek bir yavaş gelişme trendine soktu. Alan Greenspan‘den sonra Fed’in başına gelen Ben Bernanke ise Alan Greenspan’in politikalarına benzer bir yaklaşımla gevşek para politikasını sürdürdü. Bunun için QE1, QE2, Operation Twist ve son olarak QE3 ismi verilen programları uygulamaya soktu.

Şimdi QE3 açıklandığında Ben Bernanke’nin açıklamalarına geri dönelim (Ekonomi dünyası için çok önemli açıklamalar yapıldığından konuşmanın metninin bir bölümü aynen hafızamda kalmış). Yürüttüğü programlarla ulaşmak istediği nihai hedef o coşkulu büyüme oranları olan Bernanke, bir motora benzettiği ekonominin eksik pistonları olarak istihdam ve konut piyasasını gösterdi. Toplantıda sorulan sorulara da verdiği cevapların çoğunda da ekonomiyi desteklemek için ellerinden geleni yapacaklarını ve bahsettiğim bu iki majör göstergede iyileşme sinyallerinin görülmesinin kısa vadede hedeflenen esas nokta olduğunu belirtti.

 

QE3 programı ile birlikte 30 yıl vadeli sabit mortgage faizleri %3,86’dan %3,53’3 düştü ki bu kısa dilimi için gayet iyi bir gösterge. Bu oranları sağlayan Mortgage Bankers Association da yayınladığı raporda yürütülen politikalar sayesinde konut piyasasının giderek güçlendiğinden dem vuruyor.

QE2 Kasım 2010’da açıklandığında bir anda 10 yıl vadeli tahvil faizlerinde ani bir yükselişe sebep olmuştu. Piyasaya enjekte edilen likidite oyuncuları iştahını yükselterek daha riskli varlıklara alım getirmişti. QE3 programı da henüz daha açıklanmamış olduğu Ağustos ayından itibaren piyasada fiyatlanmaya başladı ve bu aydan itibaren 10 yıl vadelilerin getirileri %1,5’ten yukarı döndü.

QE3 başlayalı kısa bir zaman oldu, bu yüzden emek piyasası ile ilgili olarak elde edilen çok fazla veri yok fakat iyileşmenin beklendiği ayaklardan biri olan konut piyasasında olumlu gelişmeye işaret eden sinyallerin belirginleştiğini söylemekte fayda var. Amerikan ekonomi yönetimini nihai hedef olan istikrarlı büyümeye yaklaştıracak ara hedeflere ulaşılması uzak ihtimal değil.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.