Pazar , 9 Ağustos 2020

Piyasalarda Kış Uykusu Vakti

Ekonomik krizin bu kadar konuşulduğu bir dönemde piyasaların geldiği bu seviye, yatırımcıların muazzam hayalgücünden kaynaklanıyor. ABD’de mortgage piyasasından bahsettiğim geçen yazıda olumlu birtakım sinyallere işaret etmiştim fakat ABD’nin bu Keynesyen politikalar yüzünden Japonya’nın 80’ler ve 90’larda yaşadığına benzer bir likidite tuzağı içinde olduğuna dair fikirlerimi hala koruyorum. ABD bu şekilde istese de istemese de resesyondan kaçamayacak.

An itibariyle de ABD ekonomisinin önünde mali uçurum (orijinal tabiri olan fiscal cliff’in çevirisi) denen bir hadise var. Kıyamet ve vergi kelimelerinin birleşmesiyle türetilen taxocalypse bu hadiseye verilen başka bir isim ki hakkını da veriyor doğrusu. Olayı özü şu: ABD’de Bush döneminde getirilen vergisel teşvikler 2013’te kalkıyor ve eğer yürürlülükte olan bu teşviklerin süresi uzatılmazsa hem bireyleri, hem de şirketleri çok olumsuz etkileyecek birtakım vergi yükümlülükleri tekrar uygulanmaya başlayacak. Bu da boğulmaktan kurtulmak için kafasını suyun üzerinde tutmaya çalışan ABD ekonomisini daha da dibe itecek.

Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl yine bu dönemlerde ABD’de maliye politikasının önemli bir sorunu borç tavanıydı. Borçlanabileceği tutarın üst limitine yaklaşan merkez hükümetin, ekonomiyi destekleyebilmek için bu borçlanmayı sürdürmesi gerekiyordu. Bunun için Kongre’de yapılan uzun tartışmalar sonucundan borç tavanının yükseltilmesine karar verilmişti. Sonuçta 2007’de kamu borç stokunun toplam gelirine oranı %62 olan ABD, bu oranı %102’ye çıkardığı yıl olan 2011’de hala borçlanmaya devam edebilecekti.

ABD’nin bu süreçte sergilediği önemli bir politik bir riskti. Bu risk de kredi derecelendirme kuruluşlarından Standard & Poor’s‘un analizlerinde yer almıştı ve dünyanın en büyük ekonomisinin notu hem düşürülmüş hem de negatif izlemeye alınmıştı. Kimileri tarafından ciddiyetsiz ve tehlikeli bulunan bu hareket diğer kredi derecelendirme kuruluşları tarafından tekrarlanmasa da alınan karar çok da şaşırtıcı olmamıştı.

Buradan nereye varmak istediğimi yukarıdaki grafik çok net şekilde anlatıyor. Piyasada yapılan yorumlara paralel olarak benim de beklentim yapılacak olan mali uçurum tartışmalarının mini bir çöküş yaratması. Yukarıdaki grafikte de 2011 ve 2012 için yıl başlarından bu yanan S&P500 endeksinin hareketlerini görüyoruz.  Temmuz sonu başlayan tartışmalar (5 Ağustos da notun indirilme tarihi) endekste 1.350 puandan 1.150 puanın altına çok kısa sürede gerçekleşen sert bir düşüş getiriyor. Bu yılın sonuna geldiğimizde aynı senaryo Kongre’de tekrar yaşanacak. Bu geçmiş yıla nazaran daha yüksekte olan, diğer bir deyişle daha bol satıcı potansiyeli olan piyasanın kış uykusuna yatmasına neden olabilir. Aynı oranda sert bir düşüş beklemesem de az işlem hacimleriyle yavaş düşüşler kaydedileceğini düşünüyorum. Bu da ahmak yağmuru tabirini çağrıştırıyor (hafif yağış altında kalan ahmağın ıslandığının farkına geç varması durumu).

Bahsettiğim bu senaryo altını ve diğer değerli metalleri güçlendirebilir. Gelişmekte olan piyasalarda da satışların yaşanması muhtemel. Geçtiğimiz yıl bizde yabancı yatırımcılar tercihlerini hisse senedi piyasalarından çıkıp sabit getirililere yatırım yapmaktan yana kullanmışlardı. Gösterge faiz oranında yeni bir rekor dip denemesi gelebilir.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.