Salı , 19 Şubat 2019

Mali Küreselleşmenin Sonu

İnsanlık tarihinin son beş yüz yılı aynı zamanda küreselleşmenin tarihi oldu. İletişim teknolojilerindeki gelişimin ve serbest emek-sermaye hareketlerine oluşan ihtiyacın yarattığı sinerji bu tarihi daha da hızlandırdı.

Bu yazıda McKinsey’nin bir araştırmasına değinmek istiyorum. Dünyanın en önemli yönetim danışmanlığı firmalarından biri olan McKinsey’nin analistleri Avrupa kıtası ülkelerinin yurtdışındaki yatırımlarını mercek altına almış ve tarihsel olaylarla yatırımlar arasında ilişki kurma amacıyla bir takım bulgular elde etmiş.

Avrupa ülkelerinin yabanco ülkelerdeki yatırımları

19. yüzyılda sanayi devrimini takip eden devirde başlayan kolonileşme hareketi ile başta Birleşik Krallık olmak üzere bütün Avrupa devletlerinden yabancı ülkelere doğru sermaye hareketleri başgösterdi. Bu hareketlerin olumlu izleri Kanada, Avustralya ve Arjantin gibi ülkelerde hızlı sanayileşme ile ortaya çıktı.

20. yüzyılın ortasında sermaye hareketlerinde görülen yavaşlama ve gerileme sonrası dünyada iki adeta büyük savaş ve tarihin en büyük resesyonu yaşandı.

Atlatılan krizlerden 1990’larda tarihi zirvesine gören bu sermaye akımları ise yaşadığımız dönemden sonra gerilemeye başlıyor. Bu yeni eğilimin tarihe geçecek politik gelişmeler için öncü gösterge olup olmayacağını ise zaman gösterecek.

Şuna da Göz Atın

Türkiye’nin ve Japonya’nın Tüketim Alışkanlıklarının Karşılaştırılması ve Etkileri / Yazar: Öğr. Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Japon ekonomisi 2. Dünya savaşından çıkmış olmasında rağmen Dünya’nın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Kişi başına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.