Çarşamba , 21 Ağustos 2019

Çin Ekonomisi

Çin ekonomisi ile ilgili çok önemli olan büyüme verisi bugün açıkladı; buna göre 8.5 trilyon dolarlık büyüklüğüyle bu alanda dünyada ikinci sırada olan Çin ekonomisi, 2013 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %7.8 büyüdü. Bu orana piyasaların tepkisi oldukça olumlu.

Çin - Büyüme Oranları Grafiği

(Burada makro verilere geçmeden önce Çin ekonomisi tarihine göz atmakta fayda var.)

  • Çin’in son çeyrekte yakaladığı büyüme oranı, büyüme eğiliminde bir düzeltmeye işaret ediyor.
  • Sanayi üretimi Eylül ayı sonında yıllık olarak %10,2 arttı, beklenen oran olan %10,1 üzerinde olmakla birlikte Ağustos ayında kaydedilen %10,4 oranın da aşağısında.
  • Perakende satışlarındaki artış %15,3, bu oran beklenti olan %15,5’in altında. Yılın bu döneminde araba satışlarındaki mevsimsel artışın orana daha olumlu yansıması bekleniyordu.
  • Çin finansal sisteminde ilk 9 ay boyunca toplam kredi hacmi 7,3 trilyon yuan oldu, geçen yıl boyunca ulaşılan hacim olan 8,2 trilyon yuan bu yıl geçilecektir. Kredi hacmindeki büyüme Çin ekonomisi için olumlu bir emare.
  • 9 aylık dönemde ihracat %5, ithalat %8,3 arttı. Dış ticaret açığı milli gelirin %1,7’sini emmiş durumda. İhracatın artış hızının yavaşlamasının ardında Çin’li şirketlerin diğer gelişen ekonomilerdeki müşterilerinin talebindeki durgunluk olduğu biliniyor. ABD’de 7 Şubat’a ötelenen borç tavanı krizi ve Fed’in QE’yi yavaşlatması Çin ihracatını tahrip edici özelliğe sahip gelişmeler olacaklar.
  • Çin’de enflasyon eylül ayında %3.1’e ulaşarak 7 aylık zirveye ulaştı. Analistler Çin’de merkez bankasının önümüzdeki bir buçuk yıl içerisinde faizleri artırmayacağını öne sürüyorlar. Fakat Komünist Parti’nin önümüzdeki ay yapacağı Kongre’de ele alınacak olan mikro reform paketi içerisinde yer alan Yuan’ın konverbilitesinin artırılması, gölge bankacılık sistemi ile mücadele gibi süreçler, hızlanan enflasyon göz önüne alındığında merkez bankasın tarafından faiz dışı sıkılaştırıcı hamleler ile desteklenebilir.
  • Çin’de Hükümet, 2013 sonunda %7.5’lik büyüme hedefliyor, bu oran son 23 yılın en düşük büyüme hedeflemesi.

Çin ekonomisi ile ilgili en büyük tehdit ise devam ediyor. Ekonominin ana bileşenleri arasında tüketimin payı hala düşük durumda ve tüketimin güçlenebileceğine ve ekonomik aktivitenin daha dengeli bir kompozisyon üzerinde inşa edilmiş hale gelebileceğine dair önemli sinyaller ortada yok. Şu anda Çin ekonomisi içerisinde, tüketim misyonunu kamu kısmı yüklenmiş durumda. Kamu tarafının genel ekonomik büyüklük içindeki payı %25’e ulaşmış durumda olduğu tahmin ediliyor, geçmişte kaydedilen %15-20 arası oranlara göre hayli yüksek.

 Çin - Hükümet Harcamalar Grafiği

Çin’de tüketimin tekrar canlanmasını sağlayacak olan ise pek tabii ki hane halkının reel anlamda gelirinin artması fakat burada Çin ile ilgili dikkat çekici bir sorun var. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ile Gayrı Safi Milli Hasıla arasındaki farkın açılması:

GSMH (Gayri Safi Millî Hasıla), bir ülke vatandaşlarının verilen bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır. “Vatandaşlık” ayrımının yapılmasındaki sebep GSYİH’den farklı olduğunu belirtmek içindir. GSYİH, o ülkede faaliyet gösteren yabancı ülke yurttaşlarının ürettiği nihai mal ve hizmetleri de kapsar.

Dünya Bankası verilerine göre 2001 yılı sonunda GSYİH ile GSMH arasındaki fark %1,45’ti -o zamanlarda da GSYİH daha büyük-, bu fark 2008’de GSMH lehine olacak şekilde kapanıyor ve hatta GSMH, GSYİH’den %0.39 daha fazla oluyor. Bunda özellikle Çin’in ticaret fazlası olarak elde ettiği fonları değerlendirdiği gelişmiş ülke borçlanma kağıtlarındaki getirinin etkisi büyük ki Lehman sonrası sıfır faiz politikaları uygulayan gelişmiş ülkeler, Çin’in irrasyonel şekilde değerlendirdiği fonların getirilerinin düşmesine neden oluyor. 2012 sonucunda GSYİH, GSMH’de %1.85 daha fazla. Bu noktada mutlaka Çin vatandaşı olmayanların da Çin’deki pastadan kendilerine önemli bir dilim aldığından bahsetmek gerekiyor. Tabi Çin’de yerel yönetimlerin hiçbir yere çıkmayan yollar ve kimsenin hiçbir zaman yaşamacağı apartmanlar inşa ederek ekonomiye katkı sağlamaya çalıştığını da sözlerimize ekleyelim.

Çin ile ilgili olarak uzun vadede olumlu sinyaller de yok değil, özellikle Çin sanayisinin en önemli hammadde tedarikçileri konumunda olan Orta Asya ve Afrika ülkelerine yapılmakta olduğu yatırımlar, ülkenin örgütsel kapasitesinin artmasına yardımcı olacak gibi görünüyor. Geçmişte birer süper güç olmuş İngiltere İmparatorluğu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin aksine Çin, büyüme dolgunluğuna eriştiğinde sömürgecilikten daha faydalı olan denizaşırı projeleri hayata geçirerek üretim kapasitesini büyültebilme gibi bir modele sahip olabilir.

Şuna da Göz Atın

Türkiye’nin ve Japonya’nın Tüketim Alışkanlıklarının Karşılaştırılması ve Etkileri / Yazar: Öğr. Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Japon ekonomisi 2. Dünya savaşından çıkmış olmasında rağmen Dünya’nın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Kişi başına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.