Pazartesi , 28 Eylül 2020

ABD Piyasaları Üzerine

Son zamanların en çok sorulan sorusu ABD piyasalarında bir balon oluşup oluşmadığı. Peki ABD piyasalarında bir balon var mı? Balonlar üzerine bu kadar sorgulamanın yapıldığı bir ortamda bir balon oluşması mümkün müdür şekildeki bir soruyla cevap verilebilir bu soruya. Öte yandan, özellikle Amerikanların bazı tecrübeleri ki, bunlar kredi kartı borcu transferleriyle ilgili duyuruların, gayrimenkul reklamlarının, otomobil finansmanı şirketlerinin tüketicilere yoğun ilgisinin ya da yatırımcılarına hisse senedi fonunu öneren bir fon yöneticisinin televizyonlarda daha sık belirmesi, piyasada ciddi bir balon oluştuğunu hissettirecek cinsten.

İktisat biliminde itibari para, kağıt para ya da fiat money olarak bildiğimiz şey bize her şeyin altınla fiyatlanabileceğini söylüyor. Yani grafiklerimizde XAUUSD olarak gördüğümüz şeyin değeri artınca, aslında değer kazanan bir altından değil değer kaybeden bir Amerikan Dolarından bahsediyoruz. Bu klasik bakış açısı ne kadar doğrudur tartışılır? Zira, ABD’de altın ekonomide dolaşım aracı olarak kullanılıyor olsaydı çok ciddi bir deflasyon zaten oluşmuştu. Yine finansal varlıkları değerlemede altınla yapılacak bir mukayese bir fikir oluşturabilir.

Dow Jones - Altın Grafiği

Altının ons fiyatıyla hazırlanmış bir Dow Jones grafiği kesinlikle daha yukarı yol olduğunu gösteriyor. Tabi altında hızlı düşüş, Dow Jones endeksinde durağan bir seyir olsa bile grafikte yukarı hareket olacak. Grafiği yorumlarken ne kazanıp kaybettiğimizi bilmemiz gerekiyor.

Tahvil piyasasına değinelim. ABD hisse senetleri piyasasında balon oluştuğuna dair düşüncem giderek zayıflarken sabit getirililer için düşüncem hala aynı. Zira ABD tahvil piyasasında talep tarafında piyasayı etkileyecek önemli aktörler son yıllarda hep var oldu.

Fed ve Yabancı Ülkelerin Tuttukları ABD Tahvilleri

2008’e kadar özellikle Çin, Malezya gibi dış ticaret fazlası olan ülkeler dünyamızın süper gücü ABD’nin bir numaralı finansörüydü. Dış ticaret fazlalarını güvenli olarak gördükleri ve gerçekten de dünyada mülkiyet özgürlüğünün en gelişmiş formunun hakim olduğu ABD tahvil piyasasında değerlendirdiler, ta ki Lehman Brothers batana kadar (grafikteki kırmızı çizgi). Sonrasında talep tarafındaki eksikliği gidermek ise Fed’e kaldı (mavi çizgi). Son zamanlardaki trend iki tarafın da Amerikan tahvili alıcısı olduğunu gösteriyor ki sanırım biri yakın zamanda bu işi bırakacak, ne zaman bırakacağını da bu grafiğin alacağı şekil belirleyecek.

Amerikan piyasaları son zamanlarda gerçekten kafa karıştırıcı.

Biraz daha kafa karıştırmak için Rick Santelli’nin soruları, karışıklığı dindirmek için de Eugene Fama’nın cevapları ile sizi baş başa bırakıyorum:

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.