Pazartesi , 10 Aralık 2018

Politik Risk

risk_analizi_2Değerli okurlar, sistematik riskin bir bileşeni olan politik riskin, ülkemiz gündemini ve piyasalarını sarstığı bir dönemdeyiz.

Normalde tek parti iktidarlarında devlet kurumları arasında koordinasyon sorununun çok şiddetli yaşanmayacağı varsayılarak bu dönemdeki siyasi kriz beklentisi azalır, politikaların uygulanabilirliğindeki beklentiler olumlu yönde olur ve piyasalar politik belirsizlik baskısından uzaklaşır. Ancak tek partiden oluşan mevcut hükümet döneminde piyasaların, o korkulu koalisyon dönemlerine nazaran daha huzurlu ve istikrarlı olduğu dönemlerden geçerek aynı hükümet döneminde piyasaların yüksek politik riskle karşı karşıya kaldığı bu döneme nasıl geldik?

Bu soruya bir vatandaş olarak herkes keyfine göre bir cevap verebilir. Biz burada ortaya çıkan politik riskten bahsedeceğiz.

Politik risk,literatürde yabancı yatırımcının yurt dışında bir ülkede yapacağı yatırımın  ülkedeki politik nedenlerden dolayı zarara uğraması tehlikesi olarak ifade edilir. Daha gerçekçi ve günümüze uyarlayacak olursak, ülkedeki yönetiminden kaynaklanan ,ekonomiyi etkileyebilecek türdeki politik istikrarsızlıklar, piyasa mantığına aykırı tutumlar, hükümranlık hakkı kullanarak ödemelerin ve ya bazı işlemlerin durdurulması, yada seçim ekonomisi gibi makro disipline uymayacak plansız harcamalar, ülke yönetiminin anayasa uygun bir ortamda oluşamaması, darbeler, koalisyon çatışmaları vb. denebilir. Önemli olan burada riskin kaynağının “siyaset” ve zamanlamasının da “belirsiz” olmasıdır.

Böyle bir riskin hızla yükselmesi, yabancı yatırımcıların ülkeden kaçması, spekülatörlerin fırsattan istifade ederek kaosu artıracak pozisyonlar almaları (dövizde, yerli parada, borsada) , ülke içinde ise yatırımların artan maliyetler ve belirsizlik nedeniyle azalması, bazı yurt içi sermayedarların bu sermayeyi yurt dışına kaçırması benzeri bir çok olumsuz duruma neden olabilir.

Ülkemizde yaşanan son olayda da politik risk algısının hassaslaştığını görebiliyoruz. Soruşturmayla birlikte yükseliş eğiliminde olan ülke CDS lerinin de ülkenin yatırımcılar nezdinde riskinin artmaya başladığını grafik yardımıyla iddia edebiliriz.

cds türkiyeAncak ülkedeki bu bunalımın başka sebepleri de var, gündemin gölgesinde kalan  o sebepler, ABD deki para politikalarındaki yeni gelişmeler buna bağlı olarak uluslararası piyasalardaki likiditenin hareketlilik endişesi, Ekonomisi çok büyük bazı ülkelerde yaşana bilecek bazı olumsuzluklar vb..

Türkiye’nin cari açık kabusu, ABD deki parasal genişlemedeki daralma sinyalleri (bazı ekonomistler bununla ilgilisini olmadığını iddia ediyor) ve döviz maliyetini artması (diğerinin kabul etmeyenler bunu kabul edebilir) gb. nedenler dövizin öngörülen aralıklardan sapması yönünde baskı oluşturmuşken bir de yolsuzluk iddiaları ve bu iddialar karşısında şeffaf bir siyasal duruşun sergilenmemesi dövizin aşırı sıçramasına neden olduğunu düşünüyorum. İster inanın isterseniz inanmama opsiyonunuzu kullanın. Biz kimseden opsiyon primi de talep etmiyoruz.

Bu kadar lafın sonrasında asıl demek istediğimiz, politik risk ne dış mihrakların ne iç mihrakların üzerine yıkılamayacak kadar basit bir risktir. Hükümetlerin içinde olduğu ve süreci yönetmediği zaman ve ya artık müdahale imkanı bulunmayan yüksek kargaşa ortamı ülkenin itibar kaybına ve maddi kayıplara da sebep olabilir. Ülkeyi kaosa sürüklemek, adalet ve yürütme mekanizmalarını sekteye uğratmak, toplumu yanlış yönlendirmek, toplum reflekslerini dikkate almadan fevri ve çözüme yönelik müdahaleler ülkesine değer veren bir yönetimlerin kaçınması gereken büyük hatalardır.

Sürüdürülebilir bir ekonomik istikrar için herkesin bazı değerler etrafında birleşmesi gerekir.İster iktidar ister muhalefet kim olursa olsun ülke geleceği için gayret ettiklerini iddia edenlerin bir ülkeyi müreffeh bir seviyeye getirecek adalet, eğitim, sosyal devlet anlayışı gibi temel taşları yerinden oynatarak güç mücadelesine girmemesi gerekir. Haysiyet sahibi, sorumluluk sahibi bir siyasi çevreden bu beklenir.

Böyle spekülatif fırsatların olduğu bir ortam da “kendi istikbalini düşünmeden başa getirdiği adamlardan hakkını isteyemeyen, bilinçsizce politize olmuş, adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı tepki vermeyen bir toplum” için işler hiç de iyi olmaz!

Dileriz ülkemiz için hayırlı bir dönem gelir. Hak yerini bulur. Bir vatandaş olarak Kim diğerine iftira atıyorsa ve ya kim diğerinin hakkını çalıyorsa elbet karşılığını bulacaktır. Çünkü adalet kutsal bir kavramdır. Kutsiyet de kimsenin keyfine göre şekillenmez. Emr’olunduğu yerden gücünü alır. Etiketiniz de ister inançlı ister inansız ne yazarsa yazsın, adalet size layık olduğunuz şekilde  tecelli edecektir.

 (not:  yazımın orijinal halinde bulunan bazı kavramlara başka bir yazıda daha irdeleyici bir şekilde değinmek daha doğru olur diye yazıda bazı değişiklikler yaptım)

Şuna da Göz Atın

Yeni Nesil Ödeme Sistemleri

Dijitalleşen dünyada internet artık bütün şirketler için önemli bir satış ve pazarlama kanalı. Bugün özellikle …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.