Cumartesi , 25 Mayıs 2019

Faiz Artışı Ekonomiyi Nasıl Etkiler

faiz1Sadece ekonomik kriz dönemlerinde dövizin yükselişini frenlemeye yarayan faizin, siyasi kriz döneminde işe yarayıp yaramayacağı merak ediliyor. Politik krizi olmayan Brezilya, Hindistan ile ABD’deki muhtemel faiz artışı da yabancı çıkışıyla sonuçlanabilir

Merkez Bankası’nın uzun süre direndiği yükselen dövize karşı faizi yükseltme önleminin ne kadar işe yarayacağı tartışma konusu. Dövizin tırmanışa geçtiği geçmiş dalgalı dönemlerde işe yarar görünen bu önlemin, AKP-Cemaat kavgasının giderek derinleştiği, 3 seçimin yapılacağı dönemde etkili olup olmayacağı merak konusu.

Merkez Bankası’nın faizleri artırma noktasına gelişi önce şu aşamalardan geçti:

  • Dövizin yükselişe geçmeye başladığı 2013 Mayıs ayından itibaren, Merkez Bankası faiz önlemine dokunmadı, rezervden döviz satarak kurun hızını kesmeye çalıştı.
  • 17 Aralık 2013’te yolsuzluk ve rüşvet operasyonları ile birlikte hızlanan kur artışı karşısında Merkez yine oralı olmadı. Ancak, faiz beklentileri içeride ve dışarıda arttı.
  • 21 Ocak Salı günü faize davranmış göründü ama çok yetersiz olduğu 4 iş günü içinde ortaya çıktı. Yorumcular, kararların, Merkez Bankası’na güveni azaltmanın dışında bir etkisi olmadığını söylediler.
  • Bu kararın sonrasında Merkez Bankası, tarihinin en yüklü doğrudan döviz müdahalelerinden birini 23 Ocak Perşembe günü 4 milyar dolarla yaptı. Ancak kurların tırmanışını sadece birkaç saatliğine durdurabildi.
  • Müdahalenin ertesi günü kurlar tırmanışın] sürdürürken Merkez Bankası bu kez müdahale etmedi. Oysa bir önceki gün kurlar göreli olarak daha aşağıdayken bile müdahale etmişti. Merkez Bankası’nın yeni buluşu olan ek sıkılaştırma günlerinde faizleri yüzde 9’a çıkarma politikası da işe yaramadı.
  • Bu politikanın ilk uygulandığı gün olan 27 Ocak’ta , kurlar dalga geçer gibi yükseldi. Üstelik yükseliş hızı, ek sıkılaştırma olmayan günlerden daha hızlıydı. Dolar kuru 2.38 TL’ye kadar tırmanıp adeta 2.40 TL’ye göz kırpmaya başladı.
  • Sonunda Merkez Bankası, olağanüstü PPK toplantısı yapma kararı almak zorunda kaldı.

Şimdi faiz silahının dış yatırımcı kadar içerideki tasarruf sahiplerini ne kadar, nasıl etkileyeceği merak konusu.

YABANCILAR

faiz2

Yabancıların (yurtdışı yerleşiklerin) dolar üstünden hisse senedi devlet bonosu ve mevduat biçimindeki yatırım tutarı 127 milyar dolara inmiş durumda. Bu toplam Haziran 2013 başında 144 milyar dolardı. Altı ayda 17 milyar dolarlık azalma, çıkış kadar TL’nin değer kaybıyla da ilgili.

Yabancıların, faizle birlikte gevşeyen döviz kurunu fırsat bilip çıkış yapmaları kadar, kalıp faizden yararlanmaları da mümkün. Yabancıların hisse senedine yaptıkları yatırım 54 milyar dolara kadar inmiş durumda. Devlet kağıtlarına yatırımları ise 50 milyar dolar.

YERLİ YATIRIMCI

faiz3

Faizin yerli yatırımcıları nasıl etkileyeceği de merak konusu. Yerli yatırımcıların 913 milyar TL’yi bulan yatırımlarının ancak dörtte bir kadarı döviz tasarruf hesaplarında. Merkez’in en büyük korkusu, yerli yatırımcının TL’den dövize geçmesinde ya da dolarlaşmada.

 Faizin tatmin edici boyutta olmaması, yükselen enflasyonun altında kalması halinde, dövize yönelişin kaçınılmaz olduğu yapılan yorumlar arasında.

Kimi yorumcular ise, yabancıların faize rağmen Türkiye’de kalmayabileceklerini belirtiyorlar. Bunda iki etkenden söz ediliyor. Birincisi, ABD’de Fed’in sıkılaştırmayı hızlandırması ve faizlerin yükselmesi. Türkiye’yi terke yol açacak ikinci gelişme Türkiye’nin ‘akranı’, Brezilya, Hindistan’da da faizlerin yükseltilmesi, orada politik krizin olmaması…

KAYNAK: BirGün Gazetesi

Şuna da Göz Atın

Türkiye’nin ve Japonya’nın Tüketim Alışkanlıklarının Karşılaştırılması ve Etkileri / Yazar: Öğr. Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Japon ekonomisi 2. Dünya savaşından çıkmış olmasında rağmen Dünya’nın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Kişi başına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.