Çarşamba , 21 Ağustos 2019

Büyüme Korkusu ?

ABD’de üst üste gelen olumlu datalar hızlı ekonomik iyileşmeyi işaret ediyor. Fed Başkanı Janet Yellen gerek temkinli bir duruş sergiliyor görüntüsü vermek gerekse ekonomiyi nazarlardan korumak için yüksek sesle bu gerçeği dillendirmiyor. PMI verilerinden bahsetmiştik. Maliye tarafındaki engeller yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Hane halkı gelirinde iyileşme var. Finansal piyasalarda zaten ekonomik iyileşmenin belirtileri  fazlasıyla mevcut. Endeksler rekor üstüne rekor kırıyor. Şirketlerin temelleri sağlam ve gelişimi süreceğine yönelik ibareler taşıyor. Bir Fed şoku yaşanmadığı sürece piyasanın esas olarak şirket kazançlarına önem verecek. Aşağıdaki grafikte ise şirket kazançların yükselişin yavaşlamasına piyasaların düzeltme ile cevap verdiğini görüyoruz. Şirketlerin kazançlarında hızlı çıkış yavaşlar mı bilemiyoruz ama son olarak 17 çeyrektir üst üste karını artıran ve bir anlamda Amerikan ekonomisinin geri dönüşünün simgesi olan Wells Fargo‘nun gelirinde ilk kez yavaşlama görüldü.

Fwd_EPS

Şimdi de Citi’nin Sürpriz Endeksine bakıyoruz. Bu gösterge ekonomik büyüme verilerinin tahminlerden aşağı ya da yukarı yönlü sapma ihtimalini gösteriyor ve son dönemde yukarı yönlü gelişme gösterdi. Yani ABD beklentilerden iyi büyüyebilir.

Citi_US_surprise

Bundan sonra güçlü büyüme beklentilerine sahip olanlarda hafif de olsa mide bulanıklığına yol açabilecek grafiklerle devam ediyoruz. Öncelikle aynı endeksin dünya için neler söylediğine bakalım. Özellikle Çin’de büyümenin beklentilerin epey altında kalma ihtimali var. Euro Bölgesinde de gelişen dünyada da işler en azından ABD’ye kıyasla iyi değil. Dünyada hal böyleyken ABD’de de büyüme ne kadar süre daha güçlü kalabilir?

Citi_Global_Surprise

Düşmekte olan küresel petrol talebi de ekonomik büyüme görünümü için kara bir gölge.

Crude_oil_demand

Esasında ABD ekonomisi gelişim sürecinin tam ortasında ve bu evredeyken görülmesi beklenen bazı verileri de sağlamış durumda; hızla düşen işsizlik, tüketim harcamalarındaki artış, sermaye harcamaları ile artan kapasite kullanımı gibi. Sermaye harcamalarında ABD şirketleri şu an istenen seviyeye gelmiş durumda değil. Spesifik örnekler vermek gerekirse General Electric yöneticileri yaptıkları yatırımcı toplantılarında bu yönde işaretler vermediler. Ekonomik gücün önemli göstergelerinden biri olan Caterpillar’ın satışları da hayal kırıklığı yarattı. Bunlar güçlü bir büyümenin temel taşlarından biri olacak sermaye yatırımlarının zayıf olduğunu gösteren bulgular.

Teknik tarafa dönüldüğünde de benzer görüntülerle karşılaşabiliyoruz. Aşağıda Morgan Stanley’nin hazırladığı ve bileşenleri ekonomik büyümeden her zaman en çok faydalanan şirketler olan Konjonktürel Endeksi’nin S&P500’e göre relatif performansının grafiği var. Buna göre uzun vadeli bir trend aşağı yönlü olarak kırılmış durumda.

CYC_vs_SPX

Bu eğilimin sağlaması aşağıdaki grafikle de yapılabilir. Konjonktürel şirketlerin için sanayi endeksi ve yarı-iletken sektörü endeksini de eklediğimiz yine S&P500’e göre relatif performansın trendi aşağı yönlü kırdığını görüyoruz.

Cyclical___CapEx_Index

Eğer ABD’nin büyümesini konuşuluyorsa es geçilmeyecek bir konu da tahvil piyasası. Hisse senetleri rekor kırarken tahvil piyasasında getiriler bir resesyon tehdidi varmış gibi çok düşük. Fed’in para politikalarıyla yarattığı mucizelerden biri olsa da hali hazırda bu durumun pek çok hisse senedi fonu yöneticisinin en büyük korkusu olduğunu söylemek gerek. Zaten özellikle geçen yıl hisse senetleri piyasasında büyük karlar elde eden emeklilik fonları tahvillerin en büyük alıcısı. Yine de gürültüleri bir kenara bırakıp gerçek sinyaleri kulak verirsen tahvil piyasasının ekonomik yavaşlamayı fiyatladığını duyabiliyoruz.

Yield_Curve_as_of_2014-05-26

Ekonomik büyümenin en iyi takip edildiği şirketlerin borsa performansı ve tahvil piyasası, ABD’nin büyümede dünyanın geri kalanında pozitif ayrışabilmesinin en azında o kadar kolay olmayacağını anlatıyor. Küresel büyümedeki yavaşlamanın ister istemez ABD’yi etkileyeceğinden kimsenin şüphesi yok.

Teknik analizi davranışsal finansın bir kolu olarak ele aldığımızda sektörel gelişmeleri üzerinden ABD piyasaları hakkında şu yorumları yapabiliyoruz: Ekonomik iyileşmenin ilk evresinde piyasaya öncülük eden şirketlerin 2011’den beri süren yukarı yönlü trendi sona erdi. Orta evrede gelişme göstermesi beklenen hizmet ve perakende sektörünün performansı zayıfladı. Yine orta evrede reel sektörü ilgilendiren konjonktürel ve sanayi grubu şirketleri piyasadaki liderlik özelliğini kaybetti. Son evrede gelişmesi beklenen ham madde ve enerji grubu hisseleri piyasaya paralel performans gösteriyor. Piyasaya liderlik eden hisselerin her zaman defansif gruplar olan kamu hizmetleri ve hızlı tüketim sektörlerinde yer aldığını görüyoruz.

Temel verilerin büyük ölçüde desteklediği ABD geri dönüşü senaryosuyla çelişen teknik göstergeler ihmale gelmemeli. Yakın zamanda piyasayı büyüme korkusu da sarabilir.

Şuna da Göz Atın

Türkiye’nin ve Japonya’nın Tüketim Alışkanlıklarının Karşılaştırılması ve Etkileri / Yazar: Öğr. Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Japon ekonomisi 2. Dünya savaşından çıkmış olmasında rağmen Dünya’nın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Kişi başına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.