Pazar , 22 Eylül 2019

ABD Konut Piyasası ve Çin

Fed’in atabileceği politika adımlarını ve ekonominin yönünü önceden sezmek isteyen küresel finans piyasaları, uzunca bir süredir Miami’deki yazlık satışlarını, San Francisco’nun lüks konutlarının rağbet görüp görmediğini ya da New York’taki iş merkezlerinin kiralarının düşüp düşmediğini takip etmekte. Büyük 2008 krizinin çıkış noktası olan yer aynı zamanda krizden çıkış noktası olarak da görülüyor. ABD’deki konut piyasasına özel ilgi duyan farklı gruplar da yok değil. Mesela Çinliler, özellikle de elinde bolca aklanması gereken kara para bulunduran Çinli oligarklar.

İsviçre’nin geçmişe oranla gizlenmesi gereken nakit için en iyi park alanı olduğu sanrısına bugün yalnızca az gelişmiş ülkelerin benzer özellikteki politikacıları sahip. Aklanacak bol miktarda kara parası olan Rusların ve yatırım konusunda kafası bulanık Arapların gittiği ilk yer İngiliz konut piyasası. Çin’in zenginlerinin tercihi ise görünen o ki ABD.

ABDde Konut Alımı Yapan Yabancılar

Yabancı Alımlarının Büyüklüğü

Yukarıdaki grafiklerin anlattığı şu: ABD’de tutar bakımında en fazla konut alımı yapan yabancı memleket Çin. Çinlilerin aldığı evlerin değeri 500 bin dolar etrafında değişiyor ve bu yüksekliğe ulaşabilen herhangi bir başka bir ülke yok. ABD’nin aksine Çin’de yatırımcılar ellerindeki fonları hisse senetlerinde değerlendirmiyorlar ki Şangay Borsası’nın son 5 yıldır düşüş eğiliminde olmasından bu anlaşılıyor.

Şimdi akla başka bir soru geliyor: Çin gibi sıkı sermaye kontrollerine sahip bir ülkenin vatandaşları nasıl oluyor da böyle büyük yatırımlar yapabiliyor. Üstelik şunu da ekleyelim, Çin’deki yasalara göre bir Çin vatandaşı ülkeden bir yıl içerisinde en fazla 50 bin dolar çıkarabilir. Öte yandan bugün şunu biliyoruz ki iki Çinli banka uzun süre boyunca daha fazla miktarda paranın yurtdışına çıkarılmasına aracılık etmiş: Bank of China ve Citic (Citi imitasyonu herhalde). Hong Kong medyasında konuyla haberi şuradan okuyabilirsiniz. İşin ilginç bu yanı bu iki bankaya suçlama devlet kanalından geldi fakat tahmin edebileceğiniz üzere bu iki banka da devlet tarafından kontrol ediliyor. Yani devlet bizzat yasal olmayan işlemleri yapıp bunun için suçlayıcı argümanlar geliştiriyor. Çin’in bankaları Parti yönetimine paralel güçlerin elinde mi yoksa Parti çok mu saf bilemiyorum. Fakat şurası gerçek, kapitalizme geçiş süreci yaşıyor olsa da Çin hala biraz sosyalist. Çin’in merkez bankası olan People’s Bank of China‘nın (PBOC) bu iki bankayı geçtiğimiz yıllarda ülkenin döviz rezervlerinin dahil edildiği programa almış olması durumu daha da enteresanlaştırıyor. Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası başkanı Amerikan yetkililerle yaptığı toplantıda gerekli soruşturmaların yapıldığını da söyledi tabii ki.

Peki bu işlemler neden yapıldı? Bireysel olarak baktığımda herhangi birinin parasını Çin’in yozlaşmış sisteminden çıkarıp mülkiyet hakkının karşılığının en iyi verildiği bir hukuk sistemine sahip olan ABD’ye yatırması son derece mantıklı. Fakat Çin devletinin böyle illegal işlemlere göz yumarken ve dahası desteklerken birden karşı pozisyon alması neden şimdi gerçekleşiyor? Cevap enflasyon olabilir. Çin her yıl banklarında toplam 4 trilyon dolarlık mevduat oluşturan bir ülke. Bir de  şunu not düşelim: 2011 yılında Çin’de enflasyon kontrol edilebilir olmaktan çıktğında Arap Baharı, Çin Baharına dönmek üzereydi, pek çok şehirde farklı gruplar sokak eylemleri düzenlediler. Ve ekonomisini çökertmeden kredi büyümesini yavaşlatabilecek bir formüle sahip olmayan Çin, fon çıkışlarına izin vermek zorundaydı. Pekin’in planı belliydi. İç piyasada çok yüksek bir noktaya erişen likidite dışarı çıkacak ve PBOC de üç maymunu oynayacaktı. Çin’den en fazla para çıkarma yeteneğine sahip olanlar da pek tabii ki oligarklar. Ekonomilerini düzeltmek isteyen gelişmiş ülkeler de bu gelişmeleri konut piyasalarını canlandırabilecek bir gelişme olarak okudular ki buna ihtiyaçları olduğu için ses de çıkarmadılar. Burada bir not daha düşelim: Fed’in yıllardır istediği bir şey var: enflasyonun yükselmesi. Enflasyonu yükseltecek ekonomik dinamikler ABD’de mevcut olmadığından Çin’den biraz da enflasyon ithal etmek sorun olmazdı. Öte yandan konut piyasası artık %1’e bile değil %0.01’e açık olacaktı.

Öyle anlaşılıyor ki Çin rolünü bırakıyor ve multi-milyar dolarlık bu ekonomik oyun sona eriyor. Bundan sonra ne görürüz peki? Çin’de enflasyon yükselecektir ve ABD’de özellikle lüks konut piyasası sert şekilde yavaşlayacaktır hatta Lehman sonrası dönemde ABD konut fiyatlarının dördüncü ölü kedi sekmesini görebiliriz. Çin’deki enflasyon artışının da fiyatlar belirgin şekilde yükselirken faiz indiren ülkelere etkisi olacaktır.

Şuna da Göz Atın

TÜRKİYE’DE FİNANSAL OKURYAZARLIK GERÇEĞİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER / Yazar: Öğr.Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Finansal okuryazarlık bireylerin tasarruf ve tüketim dengesini kurabilmeleri, doğru yatırımlara yönelmeleri ve kendi bütçelerini yapabilmeleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.