Salı , 22 Ocak 2019

Japonya’da Beklentiler

Tokyo

Neresinden bakarsanız bakın dünyanın en “farklı” ekonomilerinden biri olmayı başarmış Japonya ile ilgili olarak piyasada çeşitli beklentiler mevcut. Bu yazıda ise ülkede politika yapıcı konumda bulunan yetkililerin yatırımcılarla yapmış oldukları konferanslardan edindiğim değerlendirmeleri paylaşacağım.

Japonya ile ilgili olarak masada duran en önemli konu tüketim üzerinde uygulanan vergi oranlarının ikinci kez artırılması. İlk vergi artışı para politikalarının gevşekliğiyle tavan yapmış olan tüketimde ciddi bir yavaşlamaya sebep olmuştu. Japonya’nın resmi araştırma ve istatistik kurumunun başında bulunan Eiji Maeda, bu konuyla ilgili olarak sunumunda reel büyüme oranına işaret ediyor ve %1,2’lik büyüme oranının ülkenin potansiyel büyüme oranı olan %1’in hala üzerinde olduğunu söylüyor. Gerçekten de bu veriye dayanarak Japonya’nın potansiyelinin üzerinde bir büyüme kaydettiğini söylemek mümkün. Ek olarak Japonya’nın, aynı ABD’de yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi, kötü hava şartlarına ev sahipliği yapıyor olmasının ekonomik verilere geçici etkisi olduğu kaydedilen bilgiler arasında.

Akıllara gelen bir soru da Japonya’nın 1997 yılında maliye politikalarında sıkılaştırma adımlarıyla yol açtığı kriz. Bu konuda resmi görevlilerin argümanı bu yıl yapılacak vergi artışlarının çok daha farklı olduğu ve yine 1997’den farklı olarak bu sıkılaştırma adımlarının etkilerini göğüsleyebilecek bankaların mali durumlarının şu an çok daha iyi olduğu.

Japon Merkez Bankasından Takeshi Yamada ise ülkede ekonomik büyümenin sürdürebilirliğinin sağlanmasının merkez bankasının öncelikleri arasında geldiğini söylüyor. Likidite enjeksiyonlarıyla tüketimin artıp sonradan yavaşlaması, büyüme beklentilerinin gerisinde kalınmasına neden olabilir. Bu açıdan bakıldığında Japon ekonomisinin üçüncü çeyrekte arzulanan performansı sergileyememiş olduğunun ortaya çıkması muhtemelen vergi artışları üzerinde geciktirici etkiye sahip olacaktır. Fakat merkez bankası yetkililerinde hakim görüş herhangi bir ertelemenin hem ekonomiye hem de hisse senetleri piyasasında uzun vadede olumsuz etkilere sahip olacağı.

Yine merkez bankası yetkililerinin sahip olduğu hakim görüş Japon Yeninin zayıflığının süreceği.

Öte yandan faizlerle ilgili olarak da piyasadaki oranlarının temel gerekçelerinin sağlam olmadığı görüşü hakim. Yapılan sunumda faiz oranlarının reel büyüme oranlarının, enflasyon beklentilerinin ve risk priminin toplamının bir fonksiyonu olduğu temel görüşü üzerinde duruluyor. Japonya’da reel büyüme potansiyeli %0,5-%1, enflasyon beklentileri ise %1-%1,5 arasında öngörülüyor. Buna risk primi de eklendiğinde Japon bonolarının şu anki fiyatlamasının iyimser kaldığı görülüyor.

Şuna da Göz Atın

Türkiye’nin ve Japonya’nın Tüketim Alışkanlıklarının Karşılaştırılması ve Etkileri / Yazar: Öğr. Gör. Yusuf Bahadır KAVAS

Japon ekonomisi 2. Dünya savaşından çıkmış olmasında rağmen Dünya’nın önde gelen ekonomilerinden birisidir. Kişi başına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.