Cumartesi , 19 Ağustos 2017

M&A’de Kim Ne Kadar Kazanıyor?

BiraGeçtiğimiz yazılardan birinde (bkz. Parasal Çılgınlık Dönemi) gelişmiş ülke merkez bankalarının borçlanma maliyetlerini düşürmesinin şirketlerdeki karar alıcılar için birleşmeler ve satın almalar konusunda nasıl bir motivasyon aracı olduğundan bahsetmiştik. Dolayısıyla son zamanlarda şirketler için en stratejik hamlelerden biri olan bu finansal işlemlerin arttığını görüyoruz. Bu artış aynı zamanda yatırım bankacılığı ve hukuk danışmanlığı gibi alanlarda da pek çok iş olanağı oluşturuyor ki zaten yatırım bankalarının bu işlerden ne kadar büyük paralar kazandıkları gündemde uzun zamandır yer teşkil etmekte. Peki gerçekten de bu işte kim ne kadar kazanıyor? Son derece büyük bir örnek üzerinden giderek bu soruya cevap vermeye çalışalım.

Örneğimiz; alkollü içecekler üreticisi olan Anheuser-Busch InBev‘in SABMiller‘ı 107 milyar dolara satın alması. Bu anlaşma içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük dördüncü anlaşması (2000 yılında AOL’un Time Warner’ı 164 milyar dolara almasını geçen henüz yok). Bu yönüyle iyi bir örnek teşkil edeceğini düşünmekle birlikte anlaşma süresince yapılan harcamaları irdelenirken sektöre uygun bir bakış açısı geliştirmenin de uygun olacağı kanaatindeyim.

Öncelikle 75 milyar dolarlık bir kredinin kullanıldığını not edelim AB InBev tarafında ki bu tarihin en büyük ticari kredisi. Bu krediyi veren bankalar sırasıyla; Banco Santander, Bank of America., Bank of Tokyo-Mitsubishi, Barclays, BNP Paribas ve Deutsche Bank.

Sonuç olarak satın alma esnasında yapılan harcamalara dönersek, satın alınan SABMiller için toplam 202 milyon dolar harcama görüyoruz. Bunun,

  • 113 milyon doları finansal danışmanlık için,
  • 76 milyon doları hukuki danışmanlık için,
  • 9 milyon doları halkla ilişkiler danışmanlığı için,
  • 2 milyon doları muhasebe danışmanlığı için
  • ve 2 milyon doları da diğer giderler için harcanmış.

Satın almayı gerçekleştiren AB InBev için harcamalar daha büyük ki toplam 1.73 milyar dolarlık maliyetin rapor edildiğini görüyoruz. Bunun

  • 725 milyon doları finansman sağlama sürecinde,
  • 475 milyon doları vergi ve diğer harcamalar için,
  • 185 milyon doları hukuki danışmanlık için,
  • 180 milyon doları yönetim danışmanlığı, aktüerya, özel varlık değerlemelerini içeren profesyonel hizmetler için,
  • 135 milyon doları finansal danışmanlık için,
  • 20 milyon doları halkla ilişkiler danışmanlığı için,
  • 15 milyon doları da muhasebe danışmanlığı için harcanmış.

Sektör göz önüne alındığında halkla ilişkiler harcamalarının ön planda olduğunu görüyoruz ki bunun için yapılan harcamalar due diligence gibi bir süreci içeren muhasebe danışmanlığı harcamalarının bile üstünde. Satın alınan taraf için değerleme oluşturulmasında finansal danışmanlığın önemi ortaya çıkış olmalı ki bu alan SABMiller harcamalarının önemli bölümünü oluşturuyor. Vergi harcamalar azımsanacak gibi değil.

Bütün bunlarla birlikte düşük faizlerin satın almaları ve dolaylı olarak yatırım bankacılığını daha da desteklemesi olası.

Şuna da Göz Atın

EnerjiSA ile Elektrik Aboneliğini Taşımak Çok Kolay!

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 2016 yılı son çeyreğinde belirlenen serbest tüketici limitindeki yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir