Perşembe , 13 Aralık 2018

Yunanistan: Yeni Bir Kriz?

Yunanistan’da parlamento seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte Hükümetin kurtarma programından çıkıp seçim yatırımlarını fonlayabileceği popülist bir programa geçiş yönünde verdiği sinyaller bono piyasalarında ciddi bir şoka neden olmuştu. Bugün (15 Ekim) akşam saatlerinde ABD’den gelen olumsuz veriler ile birlikte küresel piyasalarda başlayan satış dalgasının etkileri Yunan piyasalarında daha şiddetli hissedildi. Hisse senetleri piyasasında gün içinde %-9’luk düşüşü gördü ki son 6 yıl içerisinde görülen en büyük günlük düşüş bu. Aynı zamanda ani bir şok fiyatlaması. Bütün bunlar özellikle Avrupa’daki periferilerinin görünümünün hala kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

Devamını oku »

Japonya’da Beklentiler

Neresinden bakarsanız bakın dünyanın en “farklı” ekonomilerinden biri olmayı başarmış Japonya ile ilgili olarak piyasada çeşitli beklentiler mevcut. Bu yazıda ise ülkede politika yapıcı konumda bulunan yetkililerin yatırımcılarla yapmış oldukları konferanslardan edindiğim değerlendirmeleri paylaşacağım. Japonya ile ilgili olarak masada duran en önemli konu tüketim üzerinde uygulanan vergi oranlarının ikinci kez artırılması. İlk vergi artışı para politikalarının gevşekliğiyle tavan yapmış olan tüketimde ciddi bir yavaşlamaya sebep olmuştu. Japonya’nın resmi araştırma ve istatistik kurumunun başında bulunan Eiji Maeda, bu konuyla ilgili olarak sunumunda reel büyüme oranına işaret ediyor ve %1,2’lik büyüme oranının …

Devamını oku »

Küresel Ekonomik Görünüm

ABD ve İngiltere’den ekonomik güçlenme emareleri fazlasıyla belirginken piyasalarında küresel ekonomik görünüm hakkında iyimser olması çok da şaşırtıcı değil. Fakat dünyanın geri kalanıyla ilgili olarak problemlerin devam ettiğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Eylül ayında ABD’de işsizlik hedef olarak güdülen oran olan %6’ya düştü. İngiltere ise yıllık %3,2 ile en yüksek büyüme oranına sahip gelişmiş ülke. Bu ülkelerde merkez bankası yöneticilerinin faizleri tekrar artırmak için gün saydığını hepimiz biliyoruz. Fakat dünyanın diğer bölgelerinden kötü haberler gelmiyor değil. Bu haberlerden en önemlisi, belki de en şaşırtıcısı Almanya’nın hızla resesyona doğru ilerlemesi. …

Devamını oku »

Petrol Piyasasındaki Gelişmeler

Petrol piyasasında son zamanlarda dikkat çekici fiyatlama gelişmeleri yaşanmakta. Bu fiyatlamalarla birlikte piyasadaki analistlerin arz kaynaklı risklere daha fazla yoğunlaştığını görüyoruz. Amerikan petrolü WTI (West Texas Intermediate) 17 ayın en düşük seviyesi olan 87$’ı gördü. Yine Kuzey Denizi’nin Brent petrolü de 90-91$ aralığında işlem görüyor ve bu seviye Haziran ayındaki zirve olan 115$ seviyesinin %21 altında. Üstelik Brent petrol Haziran ayına kadar da 13 ay boyunca 107-112$ aralığında işlem görmüştü. Diğer bir deyişle teknik anlamda Brent petrol fiyatlamalarında ciddi bir kırılma söz konusu. OPEC ülkeleri arasında piyasada üzerindeki en güçlü …

Devamını oku »

ABD Konut Piyasası ve Çin

Fed’in atabileceği politika adımlarını ve ekonominin yönünü önceden sezmek isteyen küresel finans piyasaları, uzunca bir süredir Miami’deki yazlık satışlarını, San Francisco’nun lüks konutlarının rağbet görüp görmediğini ya da New York’taki iş merkezlerinin kiralarının düşüp düşmediğini takip etmekte. Büyük 2008 krizinin çıkış noktası olan yer aynı zamanda krizden çıkış noktası olarak da görülüyor. ABD’deki konut piyasasına özel ilgi duyan farklı gruplar da yok değil. Mesela Çinliler, özellikle de elinde bolca aklanması gereken kara para bulunduran Çinli oligarklar. İsviçre’nin geçmişe oranla gizlenmesi gereken nakit için en iyi park alanı olduğu sanrısına bugün …

Devamını oku »

Büyüme Korkusu ?

ABD’de üst üste gelen olumlu datalar hızlı ekonomik iyileşmeyi işaret ediyor. Fed Başkanı Janet Yellen gerek temkinli bir duruş sergiliyor görüntüsü vermek gerekse ekonomiyi nazarlardan korumak için yüksek sesle bu gerçeği dillendirmiyor. PMI verilerinden bahsetmiştik. Maliye tarafındaki engeller yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Hane halkı gelirinde iyileşme var. Finansal piyasalarda zaten ekonomik iyileşmenin belirtileri  fazlasıyla mevcut. Endeksler rekor üstüne rekor kırıyor. Şirketlerin temelleri sağlam ve gelişimi süreceğine yönelik ibareler taşıyor. Bir Fed şoku yaşanmadığı sürece piyasanın esas olarak şirket kazançlarına önem verecek. Aşağıdaki grafikte ise şirket kazançların yükselişin yavaşlamasına piyasaların düzeltme …

Devamını oku »

Ayı Piyasasına Doğru?

ABD piyasalarında volatilite ufaktan da olsa kendini göstermeye başladı. Henüz ayı piyasasına yaklaştığımızı gösteren majör göstergelere sahip değiliz fakat Amerikan Bireysel Yatırımcılar Derneği’nin anketi bu yönde piyasaya bazı ipuçları veriyor olabilir. Buna göre piyasanın boğa duyarlılığı ya da iyimserliği %38.5’ten %37.6’ya düştü. Dataya göre boğa piyasası ortalaması %38.4 ve şu an bu ortalamanın altındayız. Boğaların gücünde hafif bir gerileme izlerken ayıları da önemli ölçüde güçlendiğini görüyoruz. Kötümser duyarlılık %22.39’dan %28.65’e yükselmiş durumda. Nisan ayından beri kaydedilen en yüksek çıkış bu. Rekor üstüne rekor kıran piyasada normaldir de fakat piyasa katılımcılarının …

Devamını oku »

Negatif Faiz Yeter Mi?

Bir ay önce Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi‘nin eşi görülmemiş bir şekilde mevduat faizini sıfırın altına getirmesiyle birlikte Avrupa’daki hisse senetleri piyasasında bir ralli başlamıştı. Tarihte ilk kez büyük bir merkez bankası kredi büyümesini ve tüketimi desteklemek için negatif faiz uyguluyordu. Kredi ve tüketim. Ne kadar basit değil mi? Avrupa’da bankalar ellerindeki fonları negatif faiz veren ECB’ye park etmek yerine riskleri de alarak kredi piyasasına gidecek ve ekonominin iyileşmesi için gerekli reel sektör finansmanını sağlayacak. Yine bu bankalar mevduata çok düşük faiz uygulayacağından Avrupalı tasarruf sahiplerinin tüketim eğilimi …

Devamını oku »

PMI’lar Ne Anlatıyor

Yılın ikinci yarısını kapatmamızın ardından aralarında Çin ve Hindistan’ın da bulunduğu pek çok ülke PMI datalarını yayınladı. Aynı zamanda JP Morgan Global PMI’ı da açıklanan datalar arasındaydı ve 52.7 olarak açıklanda ki bu küresel büyümenin devam ettiğini gösteriyor (PMI verilerinde 50 üzeri değerler ekonomik gelişimi ifade etmektedir). Aynı zamanda datanın bu büyüme eğiliminin gücünü ortaya koymakta. JP Morgan’ın datasının bir de şu önemi var: Gelişme eğiliminin şimdiki gibi güçlü gözüktüğü geçmiş tarihlerde emtialarda talepte, üretim düzeyinde ve gelir düzeyinde önemli artışlar gözlemlenmekte. Piyasalarda oynaklığın artmasının beklenildiği şu dönemde hem global …

Devamını oku »

Küresel Ekonomik Görünüm

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’de pistonların tekrar çalışmaya başlamasının sesleri daha duyulur olmaya başladıkça küresel ekonominin radikal dönüşümü yaklaşıyor. Uzun bir aradan sonra bloga gireceğim olan yazıda öncelikle küresel ekonomik görünümü geniş bir perspektiften ele almaya çalışacağım. Amerikan tahvil piyasasında karmaşık sinyaller gelmeye devam ediyor. Ekonomi ile ilgili olarak olumlu veri akışına rağmen Haziran ayında %2.5’un da altına gören Amerikan 10 yıllıklarının getirileri piyasadan aldığımız bu karmaşık sinyalleri özetlemeye yetiyor. PMI endeksleri aylardır 50 üzerinde gelerek ekonomik genişlemeyi işaret ediyor. Tüketici talebi son derece güçlü. Tarım dışı istihdam artışı son …

Devamını oku »

Gizli Belçikalı Kim?

Politik olayların uluslararası finans sistemine yansımalarını izlerken incelenmesi gereken bir numaralı veri Amerikan devletinin ihraç etmiş olduğu tahvillere yatırımın hangi ülkelere ait kurumlar tarafından gerçekleştirildiği. Geçmişte Çin’in ABD tahvillerine yatırım yaparak uzun vadeli faizleri düşük kalmasına neden olduğunu, bunun da 2002-06 arası faizleri yükseltmeye çalışan Alan Greenspan’e soğuk terler döktürdüğünü biliyoruz. Bu durum getiri eğrisinin düzleşmesine yani (Fed’in kontrolünde olan) kısa vadeli faizler yükselirken (piyasa kontrolünde olan) uzun vadeli faizlerin düşmesine neden olmuştu (ki ekonomiler için iyi sinyal değildir). Son üç ayda ise çok gizemli bir durum söz konusu. Öncelikle …

Devamını oku »

Siyah Kuğular ve Kuyruk Riskleri

Küresel finans sisteminin yepyeni bir döneme girmeye hazırlandığı süreçte gelecek ile ilgili pek çok senaryo yazılıp çizilmekte. Blogda da bunlara bir yenisini eklemek lazım diye düşündüm. Hatta bu senaryonun içine bol bol da komplo teorileri rendeleyeceğim genel çizgimizin dışına çıkarak. Komplo teorisi üretmekte hiçbir zaman başarılı olamadığım için de sık sık dış basından referanslar kullanacağım. Blogda yer yer politik yazılara yer veriyorum. Dünyada politik gündemin sıcak konusu da Ukrayna. Doğu Ukrayna’da bütün dünyanın gözünün önünde enteresan(!) olaylar cereyan ederken Telegraph’tan Ambrose Evans-Pritchard köşesinde şu satırlara yer veriyor [#]. ABD mali …

Devamını oku »

Erdoğan Ekonomisi

Uzun zamandır Türkiye ekonomisi üzerine değerlendirmelerde bulunmuyorduk blogda. Bununla birlikte on yıldan uzun süredir ülkenin yönetim  aklının şekillendirmiş ekonomik büyüme modelinin yarattığı çarpık sistem hakkında paylaşmayı düşündüğüm bazı fikirlere sahiptim. Econoscale adlı bir blogda yer alan “Erdoganomics and life after AKP” (Erdoğan ekonomisi ve AKP sonrası hayat) başlıklı yazı aslında sahip olduğum fikirleri çok iyi özetliyordu. Türkiye ekonomisi ile ilgilenen ve geleceği hakkında öngörülerde bulunmaya çalışan herkesin mutlaka okumasını tavsiye ettiğim bu yazı aynı zamanda benim için de bir önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Erdoğan’ın, ya da AKP’nin güttüğü ekonomi …

Devamını oku »

Citi Nasıl Tongaya Düştü?

Wall Street bankaları arasında en yaygın iş ağına sahip finansal kurum olan Citigroup, Meksika’da önemli bir hilenin kurbanı oldu. Olayın detaylarına girmeden önce kurum hakkında bir miktar bilgi vermek istiyorum. Avrupa’da, Asya ve Latin Amerika’daki operasyonları JPMorgan Chase, Bank of America ya da Well Fargo gibi muadilleri aksine daha global bir vizyona sahip. 2013 yılında 76 milyar dolarlık bir gelir üzerinden 13.6 milyar dolarlık kar yazdılar. Bu karı 1.8 trilyon dolarlık bir varlık toplamı üzerinden elde ederlerken az önce saydığım muadillerinin tersine kazançlarına beklentileri karşılayamadılar. Çarpanlarını kontrol etme fırsatı bulursanız …

Devamını oku »

Çin’de Bankacılık Krizi

2002 yılından itibaren muazzam bir dengesizlik üzerine oturtulmuş olan ekonomik denge temel olarak ABD’nin tüketimi ve Çin’in üretimi üzerine dayalıydı. Bu süreçte ABD’de ulaşan tüketim balonu bir şekilde patlayıp krizi ortaya çıkınca dünyada var olan ticaret hacminin sürdürülebilmesi Fed’in likidite enjeksiyonlarına bağlıydı. Gelinen noktada ise bu enjeksiyonların yavaşlatılarak sonlandırılacağı ve hatta bir sonraki aşamada geri çekileceği söz konusu. Henüz ciddi bir yavaşlama olmadığı halde bile yaratılan spekülasyonlar bile gelişmekte olan ülke kurlarında ciddi değer kayıpları yaşanmasına sebep oldu. Fakat sorun sadece bu para birimlerinde yaşanan değer kayıpları da değil tabii …

Devamını oku »