Çarşamba , 25 Kasım 2020

Editor

Türk Bankacılık Sektörü

Geçtiğimiz yazıda ülkemizde ve dünyada bankacılık sektörünün varlık büyüklüklerini irdelemiştik ve genel bir kıyaslama yapmıştık. Bu yazıda da BDDK, TCMB ve aracı kurum raporlarından faydalanarak bankacılık sektörünün 2012 yılındaki performansı hakkında ipuçları edinmeye çalışacağız. Sektörün konsolide bilançosundan ve birer risk göstergesi olan rasyolardan genel bir görünüm elde etmek mümkün. 2011 Eylül ayına kadar bankaların aktif büyüklüğü açısından pozitif bir trende sahip olduğunu görüyoruz. Her ne kadar toplam aktif büyüklük ile ülke milli geliri oranlarını kıyasladığımızda gelişmiş ülkenin gerisinde kalsak da mevcut küresel konjonktürde yakalanan büyüme ivmesi sektörün gücünü ortaya koyuyor. …

Devamını oku »

Bankaların Aktif Büyüklükleri

2010 Kasım ayında Koç Üniversitesi ve TÜSİAD işbirliğinde kurulan Ekonomik Araştırmalar Forumu‘nun bir toplantısına katılmıştım. Toplantıda konuşmacılardan biri o dönem Merkez Bankası Başkanı olan Durmuş Yılmaz‘dı. Şimdi geriye dönüp baktığımda sanırım deneysel para politikasının tanıtımı amacıyla yapılmış bir turnenin İstanbul ayağını gerçekleştiriyordu. Toplantının diğer bir konuşmacısı da Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu Başkanı Tevfik Bilgin‘di. Bankaların bütün zor şartlar altında ulaştığı karlılık rasyolarından ve sektör büyüklüğünden gururla bahsediyordu. Yukarıdaki grafikleri Türkiye Bankalar Birliği‘nin sektöre yönelik hazırladığı 2007-11 yılları arasını kapsayan rapora ait. Bahsettiğim konuşmada Tevfik Bilgin‘in hedeflediği gibi 1 milyar …

Devamını oku »

Liraya Dış Destek

Türkiye’de çeşitli kesimlerin yabancı yatırım bankalarının likitide sıkışıklıkları yaratarak bir kriz çıkarması ve  kriz sonrasında da ucuzlamış olan Türk varlıklarını satın alması üzerine çeşitli komplo teorileri üretir durur. Bununla birlikte son zamanlarda da devam etmekte olan bir davaya konu olan terör örgütünün finansal kesimdeki uzantıları olarak yerli bankaları hedef gösterme furyası başladı. Açıkçası bu tip düşüncelere zaman harcamanın yersiz olduğunu düşünmekteyim ve bunların kaynağının başarısızlığı dışsallaştırma eğiliminde bulunan verimsiz zihinler olduğunu kanısındayım. JP Morgan bugün bir rapor yayınladı. Bu rapor çeşitli internet sitelerinde haber olarak  “aşağı yönlü riskler vurgulandı” şeklinde verilmiş …

Devamını oku »

Euro Bölgesinde Son Durum

Geride bıraktığımız yıldan miras olarak kalan kriz Euro Bölgesi’ndeki kriz oldu. Halihazırda ekonomistlerin üzerine en çok kafa ve çene yorduğu kıtanın ekonomik görünümü, bankaların hazırlaıdıkları araştırma raporlarına bakıldığında da pek parlak gözükmüyor. Fitch Ratings raporunda, artan mali kesinti önlemlerine ve bozularak daha sıkı kredi koşulları oluşturan finansal piyasa şartlarına bağlı olarak bölgede çok düşük bir büyüme oranı bekliyor. Citi de düşük büyüme beklentisini sürdürmekte, üstelik ECB’nin faizleri %0,5 düzeyine indireceğini öngörmesine rağmen. Diğer bir sorun da birliğin ortak para birimi Euro ile ilgili. İtalyan bankası Unicredit’ten yapılan açıklama gerektiğinden Euro’dan …

Devamını oku »

Bill Gross ve Yeni Paranormal

PIMCO (Pacific Investment Management Company) kurucularından Bill Gross’tan önemli açıklamalar geldi. Bu açıklamalara geçmeden önce PIMCO denince akla gelen iki isim olan Bill Gross ve Mohammed Al-Erian‘dan bahsetmek lazım. Dünyanın en büyük tahvil yatırımcısı olan şirketin başındaki bu iki isim daha çok “new normal” teorileri ile biliniyor, özellikle Mohammed Al-Erian’ın yazdığım “When Markets Collide” adlı kitap finans dünyasında büyük ses getirmişti. New normal dediğimiz şey ise finansal piyasalarda artık yeni bir döneme girildiğini ifade ediyor.  Bu yeni dönemde yatırımcılar geçmişte olduğundan daha düşük beklentilere sahip olmak zorunda kalacaklar, tabi bunlar …

Devamını oku »

İstisnai Günler

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı geçen ay sonunda 2012’de para politikasının izleyeceği yol haritasına ilişkin açıklamalar yapmıştı. Bu açıklamalar ile ilgili haberlerden alıntı yapıyorum: Başkan, istisnai günlerde döviz satış tutarının 50 milyon doları aşabileceğini, gerekli olursa doğrudan döviz satışı da olabileceğini söyledi. Diğer yandan Başçı, 50 milyon dolar satıldığı günlerde doğrudan müdahale yapılmayacağını belirtti. Bu açıklamalarda sonra para piyasalarında normal bir gün yaşamadık, bütün günler istisnaydı. Merkez Bankası 500 milyon dolardan az olmamak üzere rezervlerini kullanarak her gün kura müdahale etti. Ortaya komik bir grafik çıktı: Maalesef son iki günde …

Devamını oku »

Değişen Dünyada IMF’nin Rolü

Uluslararası Para Fonu (IMF) küresel düzeyde faaliyet gösteren çoktaraflı kurumlar arasında en önemlisidir. Kurumun ana fonksiyonları; küresel para birliğini geliştirmek, finansal istikrarı korumak, uluslararası ticareti desteklemek, sürdürülebilir kalkınmayı ve yüksek istihdamı yaygınlaştırmak ve dünya çevresinde fakirliği azaltmaktır. Bu fonksiyonlar gerçekleştirilirken kurum en fazla “gözetim” aracını kullanır.  1944 yılında kurulmuş olan kurum bugün 187 üyeye sahiptir. Kadrosunda onlarca ekonomi doktorasına sahip çalışan bulunduran kurum, bünyesinde yapılan araştırmalarla hem dünya ekonomisine dair gerçekleri ortaya koyar, hem de ekonomi bilimine katkıda bulunur. IMF Türkiye’de de pek çok tartışmaya sebep olmuş bir kurumdur. Ülkemizde …

Devamını oku »

2012 Görünümü

2011 zor bir yıl oldu. Euro Bölgesi krizinin derinleşerek gelişmiş ülkelere bulaştığı, ABD’nin major göstergelerinin hala istenen seviyeye ulaşamadığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir türlü anlaşılamayan para politikalarının olduğu ve Çin daha makul bir büyüme trendine girdiği bir yılı geride bıraktır. Peki 2012’ye girerken her şeyin yoluna gireceğine inanıyor muyuz? Maalesef hayır çünkü 2011’den yeni yıla gerçekten kötü bir miras kaldı. Özellikle Euro Bölgesi’nde kamu dengesi bozulan ülkeler ile yazılmaya başlayan kriz senaryoları bugün bankacılık sistemi yoluyla Avrupa finansal sisteminin bir enkaza dönüşeceğinin kurgularını bile barındırıyor. Bankaların ve uluslararası kuruluşların …

Devamını oku »

Çin Ekonomisi: Dünü Bugünü Yarını

Son yıllarda ekonomistlerin Çin ile ilgili kurduğu cümlelerde bir kelime daha sürekli yer aldı: “yükseliş“. Ülke ekonomi tarihinin en önemli sıçrayışlarından birini gösterdi ve GSYH sıralamasında dünyada ikinci sıraya yerleşti. Nitekim IMF tahminlerine göre de Çin 2016 yılında ABD ekonomisini de geçerek dünyanın en büyüğü olacak. Bu yazıda da Çin’in ekonomik dönüşümünün tarihsel evrelerini, ülkeyi zirveye taşıyan modeli ve bundan sonra Çin ekonomisi için ciddi ölçekte tehdit yaratacak kırılganlıklardan bahsedeceğim. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında devrimci lider Mao Zedong tarafından kuruldu ve o zamandan beri de Komünist Parti tarafından yönetiliyor. …

Devamını oku »

Güneş Enerjisi Kullanımı

Sürdürülebilir kalkınma terimi ülkemizde genel olarak sadece varolan büyüme trendinin uzun vadede devam ettirilebilmesi anlamında kullanılsa da literatürde bu kavram için daha farklı bir vurgu var; o da çevre faktörünün gözetilmesi. Kalkınmanın sürdürülebilir olması da sığ olan kaynakların kullanımında nesiller arası fırsat eşitliğinin göz önünde bulundurulması anlamına geliyor. Bugün enerji üretimi ve tüketiminin ulaştığı noktada doğanın dokusunun tahrip edilmesi de yenilenebilir enerji kaynaklarını ön plana çıkarıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının en çok dikkat çekenlerinden biri güneş. Belirtmemde fayda var, güneş enerjisi hala daha çok su ısıtılmasında kullanılıyor. Güneşten elektrik üretebilmek için …

Devamını oku »