Çarşamba , 25 Kasım 2020

Editor

Ayı Piyasasına Doğru?

ABD piyasalarında volatilite ufaktan da olsa kendini göstermeye başladı. Henüz ayı piyasasına yaklaştığımızı gösteren majör göstergelere sahip değiliz fakat Amerikan Bireysel Yatırımcılar Derneği’nin anketi bu yönde piyasaya bazı ipuçları veriyor olabilir. Buna göre piyasanın boğa duyarlılığı ya da iyimserliği %38.5’ten %37.6’ya düştü. Dataya göre boğa piyasası ortalaması %38.4 ve şu an bu ortalamanın altındayız. Boğaların gücünde hafif bir gerileme izlerken ayıları da önemli ölçüde güçlendiğini görüyoruz. Kötümser duyarlılık %22.39’dan %28.65’e yükselmiş durumda. Nisan ayından beri kaydedilen en yüksek çıkış bu. Rekor üstüne rekor kıran piyasada normaldir de fakat piyasa katılımcılarının …

Devamını oku »

Negatif Faiz Yeter Mi?

Bir ay önce Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi‘nin eşi görülmemiş bir şekilde mevduat faizini sıfırın altına getirmesiyle birlikte Avrupa’daki hisse senetleri piyasasında bir ralli başlamıştı. Tarihte ilk kez büyük bir merkez bankası kredi büyümesini ve tüketimi desteklemek için negatif faiz uyguluyordu. Kredi ve tüketim. Ne kadar basit değil mi? Avrupa’da bankalar ellerindeki fonları negatif faiz veren ECB’ye park etmek yerine riskleri de alarak kredi piyasasına gidecek ve ekonominin iyileşmesi için gerekli reel sektör finansmanını sağlayacak. Yine bu bankalar mevduata çok düşük faiz uygulayacağından Avrupalı tasarruf sahiplerinin tüketim eğilimi …

Devamını oku »

PMI’lar Ne Anlatıyor

Yılın ikinci yarısını kapatmamızın ardından aralarında Çin ve Hindistan’ın da bulunduğu pek çok ülke PMI datalarını yayınladı. Aynı zamanda JP Morgan Global PMI’ı da açıklanan datalar arasındaydı ve 52.7 olarak açıklanda ki bu küresel büyümenin devam ettiğini gösteriyor (PMI verilerinde 50 üzeri değerler ekonomik gelişimi ifade etmektedir). Aynı zamanda datanın bu büyüme eğiliminin gücünü ortaya koymakta. JP Morgan’ın datasının bir de şu önemi var: Gelişme eğiliminin şimdiki gibi güçlü gözüktüğü geçmiş tarihlerde emtialarda talepte, üretim düzeyinde ve gelir düzeyinde önemli artışlar gözlemlenmekte. Piyasalarda oynaklığın artmasının beklenildiği şu dönemde hem global …

Devamını oku »

Küresel Ekonomik Görünüm

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’de pistonların tekrar çalışmaya başlamasının sesleri daha duyulur olmaya başladıkça küresel ekonominin radikal dönüşümü yaklaşıyor. Uzun bir aradan sonra bloga gireceğim olan yazıda öncelikle küresel ekonomik görünümü geniş bir perspektiften ele almaya çalışacağım. Amerikan tahvil piyasasında karmaşık sinyaller gelmeye devam ediyor. Ekonomi ile ilgili olarak olumlu veri akışına rağmen Haziran ayında %2.5’un da altına gören Amerikan 10 yıllıklarının getirileri piyasadan aldığımız bu karmaşık sinyalleri özetlemeye yetiyor. PMI endeksleri aylardır 50 üzerinde gelerek ekonomik genişlemeyi işaret ediyor. Tüketici talebi son derece güçlü. Tarım dışı istihdam artışı son …

Devamını oku »

Gizli Belçikalı Kim?

Politik olayların uluslararası finans sistemine yansımalarını izlerken incelenmesi gereken bir numaralı veri Amerikan devletinin ihraç etmiş olduğu tahvillere yatırımın hangi ülkelere ait kurumlar tarafından gerçekleştirildiği. Geçmişte Çin’in ABD tahvillerine yatırım yaparak uzun vadeli faizleri düşük kalmasına neden olduğunu, bunun da 2002-06 arası faizleri yükseltmeye çalışan Alan Greenspan’e soğuk terler döktürdüğünü biliyoruz. Bu durum getiri eğrisinin düzleşmesine yani (Fed’in kontrolünde olan) kısa vadeli faizler yükselirken (piyasa kontrolünde olan) uzun vadeli faizlerin düşmesine neden olmuştu (ki ekonomiler için iyi sinyal değildir). Son üç ayda ise çok gizemli bir durum söz konusu. Öncelikle …

Devamını oku »

Siyah Kuğular ve Kuyruk Riskleri

Küresel finans sisteminin yepyeni bir döneme girmeye hazırlandığı süreçte gelecek ile ilgili pek çok senaryo yazılıp çizilmekte. Blogda da bunlara bir yenisini eklemek lazım diye düşündüm. Hatta bu senaryonun içine bol bol da komplo teorileri rendeleyeceğim genel çizgimizin dışına çıkarak. Komplo teorisi üretmekte hiçbir zaman başarılı olamadığım için de sık sık dış basından referanslar kullanacağım. Blogda yer yer politik yazılara yer veriyorum. Dünyada politik gündemin sıcak konusu da Ukrayna. Doğu Ukrayna’da bütün dünyanın gözünün önünde enteresan(!) olaylar cereyan ederken Telegraph’tan Ambrose Evans-Pritchard köşesinde şu satırlara yer veriyor [#]. ABD mali …

Devamını oku »

Erdoğan Ekonomisi

Uzun zamandır Türkiye ekonomisi üzerine değerlendirmelerde bulunmuyorduk blogda. Bununla birlikte on yıldan uzun süredir ülkenin yönetim  aklının şekillendirmiş ekonomik büyüme modelinin yarattığı çarpık sistem hakkında paylaşmayı düşündüğüm bazı fikirlere sahiptim. Econoscale adlı bir blogda yer alan “Erdoganomics and life after AKP” (Erdoğan ekonomisi ve AKP sonrası hayat) başlıklı yazı aslında sahip olduğum fikirleri çok iyi özetliyordu. Türkiye ekonomisi ile ilgilenen ve geleceği hakkında öngörülerde bulunmaya çalışan herkesin mutlaka okumasını tavsiye ettiğim bu yazı aynı zamanda benim için de bir önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Erdoğan’ın, ya da AKP’nin güttüğü ekonomi …

Devamını oku »

Citi Nasıl Tongaya Düştü?

Wall Street bankaları arasında en yaygın iş ağına sahip finansal kurum olan Citigroup, Meksika’da önemli bir hilenin kurbanı oldu. Olayın detaylarına girmeden önce kurum hakkında bir miktar bilgi vermek istiyorum. Avrupa’da, Asya ve Latin Amerika’daki operasyonları JPMorgan Chase, Bank of America ya da Well Fargo gibi muadilleri aksine daha global bir vizyona sahip. 2013 yılında 76 milyar dolarlık bir gelir üzerinden 13.6 milyar dolarlık kar yazdılar. Bu karı 1.8 trilyon dolarlık bir varlık toplamı üzerinden elde ederlerken az önce saydığım muadillerinin tersine kazançlarına beklentileri karşılayamadılar. Çarpanlarını kontrol etme fırsatı bulursanız …

Devamını oku »

Çin’de Bankacılık Krizi

2002 yılından itibaren muazzam bir dengesizlik üzerine oturtulmuş olan ekonomik denge temel olarak ABD’nin tüketimi ve Çin’in üretimi üzerine dayalıydı. Bu süreçte ABD’de ulaşan tüketim balonu bir şekilde patlayıp krizi ortaya çıkınca dünyada var olan ticaret hacminin sürdürülebilmesi Fed’in likidite enjeksiyonlarına bağlıydı. Gelinen noktada ise bu enjeksiyonların yavaşlatılarak sonlandırılacağı ve hatta bir sonraki aşamada geri çekileceği söz konusu. Henüz ciddi bir yavaşlama olmadığı halde bile yaratılan spekülasyonlar bile gelişmekte olan ülke kurlarında ciddi değer kayıpları yaşanmasına sebep oldu. Fakat sorun sadece bu para birimlerinde yaşanan değer kayıpları da değil tabii …

Devamını oku »

Gelişememekte Olan Ülkeler

Küresel finans sisteminin normalleşme yolunda atmaya başladığı adımlar gelişmekte olan ülkelerin tek tek vitrine çıkmasına ve kırılganlıklarının ölçülmesine neden oluyor. Geçtiğimiz yılın ortalarında Hindistan’da para birimi Rupi hızla değer kaybetmeye başladığında dünyanın gözleri Hint merkez bankasının atacağı adımlara çevrildi. Benzer gelişmeleri diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde, özellikle Endonezya’da da gördük. Türkiye’de Gezi protestoları yaygınlaşmaya başladığında zaten herkes Fed’in parasal genişleme evresinin sonuna geldiğini konuşmakta olduğundan piyasalarda bir iki gün dışında global şoklardan fazlası yaşanmadı. Yılın sonuna yaklaştığımızda ise yolsuzluk skandalının patlaması sonrası hızla değer kaybeden Lira, Türkiye’yi vitrine koydu. Neyse ki …

Devamını oku »