Pazartesi , 11 Aralık 2017

Ekonomi

Sancaktepe Konut Projeleri

İstanbul’un tam yedi komşusu bulunan tek ilçesi Sancaktepe. Etrafında Çekmeköy, Kartal, Maltepe, Sultanbeyli, Pendik, Ümraniye ve Ataşehir ilçelerinin bulunduğu Sancaktepe, yatırımcının yeni gözdesi oldu ve doğal olarak birçok şirket burada proje geliştirmeye başladı. Bu projeler beraberinde okul, hastane ve AVM gibi sosyal donatıları da sürükledi. İlçe, temiz havası, ulaşım olanakları ve zemini ile Anadolu Yakası’nın Göktürk’ü olarak adlandırılıyor. Sancaktepe, Bizans’tan bugüne kadar gelen İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden biri. Üstelik İstanbul’un gelişime en açık bölgelerinden biri konumunda da bulunuyor. Çünkü konut yoğunluğu diğer bölgelere göre daha az. Üstüne bir de …

Devamını oku »

Zorunlu Deprem Sigortası: Neden Önemli?

Nüfusunun yüzde 90’ından fazlasının deprem bölgesinde yaşadığı Türkiye’de geliştirilmiş bir sigorta sistemi olan zorunlu deprem sigortası, depremin ve deprem kaynaklı yer kayması, yangın, infilak ve tsunaminin neden olabileceği hasarlara karşı konutları güvence altına alır ve konutu depremde hasar gören ev sahiplerinin ister oturulamaz durumda ister kısmî hasarlı olsun, zararını en hızlı şekilde tazmin ederek yaşamın normale dönmesine aracılık eder. Bu sigorta, teminatı Hazine Müsteşarlığı’na bağlı olarak 2000 yılında kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından sunulan ancak poliçe üretimi yetkili sigorta şirketleri ve acentelerince yapılan zorunlu bir sigorta olup, depremin …

Devamını oku »

Piyasalarda Son Durum

Küresel piyasalarda son derece önemli gelişmeler olmakla birlikte artık resmin daha net okunmaya başladığı ve belirsizlik nispeten azaldığı bir döneme gidiyoruz. ABD’de mart ayı için faiz artışı olacağı kesin, cevabını arayan sonra bu yıl içerisinde kaç faiz artışı yapılacağı. Diğer tarafta Avrupa’da enflasyonun ilerleme sinyalleri verdiği ve deyim yerindeyse Kıtanın üzerindeki ölü toprağını attığını görüyoruz. Gelişmiş ekonomilerde olumlu seyir devam ederken, onları takip eden gelişmekte olan ülkelerde sorunlar gün geçtikçe daha da gün yüzüne çıkıyor. Çin ekonomisi borçluluk sorunuyla mücadele ederken, Rusya ve Brezilya uzun süredir resesyonda. Hindistan daha geniş …

Devamını oku »

Kamu Harcamaları Ekonomileri Kurtarır Mı?

İktisadi düşünce tarihi, dünya ekonomisini ve hatta pek çok siyasi olayı etkilemiştir. Kamu gücünü ekonomi için büyük itici güç olan Keynesçi görüş, nasıl önemli değişikliklere yol açtıysa, Friedman’ın piyasa temelli bakış açısı ekonomileri etkilemiş ve gerekli siyasi dönüşümlerin de sağlanmasıyla birlikte dünya ekonomisini daha entegre hala getirerek küresel huzur ve refahın artışına tartışılmaz şekilde sağlamıştır. Bugün özellikle kamu harcamaları ve borçluluk oranı ekonomileri içinde önemli yere sahip kıta Avrupası ve Japonya haricinde, gelişmiş ülkelerin krizden büyük ölçüde çıkmış olmasına rağmen kamu harcamalarının hala ilaç olarak görenler var. Mesela bunlardan biri …

Devamını oku »

Seçim Yılında Fed Faiz Artırır mı?

Yıllardır ekonomik gündeminin tepesinde merkez bankasının yaptıkları ve yapacaklarıyla kalmayı başaran ABD, bu yıl bir madde ile daha birlikte daha da yoğun konuşulmakta: Seçimler. ABD seçmeni 8 Kasım günü Clinton ile Trump’tan birini başkan olarak seçecek. Piyasalarda konuşulan bir konu da seçim döneminde faiz artışının yapılıp yapılmayacağı ki bu soru sorulunca zihinlerde ilk olarak seçim öncesinde böyle bir şey yapılmayacağı şeklinde bir cevap beliriyor. Öyle mi? 1980’den bu yana bakarsak faiz artış kararlarının yüzde 60’ı seçim yıllarında verilmiş ki seçimlerin dört yılda bir tekrarlandığını düşünürsek normal dağılım olsaydı bu oranın …

Devamını oku »

Neo-Fisher Yaklaşımı

Ülkemizde son dönemde iktisadi alanda yapılan en hassas tartışmaların konusu enflasyon ve faiz oranları arasındaki ilişki. Neo-Fisher yaklaşımı, yani Fisher yaklaşımının güncellenmiş versiyonu bu tartışmaya son derece farklı bir pencereden bakıyor ve net olarak kısa vadeli nominal faiz oranlarının uzun vadede yüksek enflasyona neden olduğunu öne sürüyor. Evet, ülkemizdeki bazı politikacıları da destekler nitelikte. Öncelikle Fisher Yaklaşımında kısaca bahsedelim. Bu görüş, reel faiz oranının para politikası önlemlerinden, daha da spesifik olarak da nominal faiz oranının ve beklenen enflasyon oranından bağımsız olduğunu öne sürer (Bu aradaki reel faiz oranı, ilgili para …

Devamını oku »

2016: İflasların Yılı Mı?

Söz konusu devletlerin iflası olduğunda hemen hemen herkesin aklına bir yönetimin sahip olduğu borcu tamamen reddetmesi ilk akla gelir. Fakat biz kredi derecelendirme kuruluşlarının tanımlamalarından ve okuduğumu Yunanistan haberlerinden de biliyoruz ki vade uzatımı, kupon ödemelerinin azaltılması, ödemesiz geçen süreler ya da traşlama diye bilinen nominal değerlerin azaltılması da iflas süreçlerinin bir parçası oluyor. Ekonomistlerin tahmini 2016 yılında pek çok iflas haberi okuyacağımız yönünde. Küresel ekonominin diğer özelliklerinde olduğu gibi borç birikimi ve iflaslar da belirli çevrimler halinde tekrarlanmakta. 1800 yılından beri küresel ekonomik bu şekilde bir kaç iflas döngüsüne …

Devamını oku »

Bir Dönem Biterken

Amerikan merkez bankası Fed, 29 Haziran 2006 tarihinde izleyen dokuz buçuk yıl içerisinde tekrarlayamayacağı bir şey yaptı ve faizleri 25 baz puan yükseltti. Bu, 2004-2006 arasındaki parasal sıkılaştırma sürecindeki on yedinci faiz artışıydı, hikayenin geri kalanını biliyorsunuz zaten. 16 Aralık 2015 günü ise, tam 3457 gün sonra Fed, bir kez daha faizleri 25 baz puan artırarak Amerikan tarihinin en uzun süren (84 ay) sıfır faiz dönemini sonlandırdı. Bank of America konuyla ilgili yaptığı araştırmada hem nostalji yapmış, hem de bazı ekonomik gerçekleri ortaya koymuş şöyle ki: Parasal genişleme başladığı Amerikan …

Devamını oku »

Tarihin En Büyük İşten Çıkarmaları

Küresel ekonomik krizde denince akla ilk gelen fotoğraf endişeli bir broker ise ikinci fotoğraf da işten çıkmış çalışanların ellerinde kolilerle özel eşyalarını taşıdıkları anlardır. Kapanan şirketlerin levhalarının taşınması da bu ikiliye elbette eklenebilir. Geçtiğimiz hafta içerisinde de küresel ekonomi gidişatıyla ilgili endişe verici pek çok gelişme kaydedildi, bunlardan biri de HP’nin 30 bin kişiyi işten çıkarmasıydı. ABD’li işe yerleştirme şirketi Challenger, Gray & Christmas ise toplu işten çıkarmaları analize tabi tutmuş ve ekonomi tarihinin en büyük 10 toplu işten çıkarmasını listelemiş. Beklenilenin aksine HP’nin son eleman kıyımı listede değil. İşte …

Devamını oku »

Uzayan Faiz Tartışmaları

Federel Reserve’ün faizleri artırıp artırmayacağı artık bir yılan hikayesine dönmüş durumda. Sonu olmayan tartışmalar içerisinde bunun Eylül ayında mı yoksa Aralık ayında mı gerçekleşeceğine yönelik fikirlerle yoğrulup duruyoruz. Hatta bu yıl faiz artışı beklemeyenler de var. Uzun süre Fed’in faizleri oranlarını zaten artırmaya başlamış olması gerektiğini savunan biri olarak artık bu tartışmaların yersiz olduğunu ve gelinen noktada finansal piyasaların ve para politikasının reel ekonomiye katkısı üzerinde durmanın daha çok fayda sağlayacağını düşünüyorum. Zira, Keyneysen düşüncenin yeniden doğuşu ile başlayan Fed müdahaleleri (hala bu adımları kapitalizmle bağdaştıranlar var ve bu çok …

Devamını oku »