Pazartesi , 10 Aralık 2018

Ekonomi

Uzayan Faiz Tartışmaları

Federel Reserve’ün faizleri artırıp artırmayacağı artık bir yılan hikayesine dönmüş durumda. Sonu olmayan tartışmalar içerisinde bunun Eylül ayında mı yoksa Aralık ayında mı gerçekleşeceğine yönelik fikirlerle yoğrulup duruyoruz. Hatta bu yıl faiz artışı beklemeyenler de var. Uzun süre Fed’in faizleri oranlarını zaten artırmaya başlamış olması gerektiğini savunan biri olarak artık bu tartışmaların yersiz olduğunu ve gelinen noktada finansal piyasaların ve para politikasının reel ekonomiye katkısı üzerinde durmanın daha çok fayda sağlayacağını düşünüyorum. Zira, Keyneysen düşüncenin yeniden doğuşu ile başlayan Fed müdahaleleri (hala bu adımları kapitalizmle bağdaştıranlar var ve bu çok …

Devamını oku »

GOP’ta Gerçeklere Dönüş

Geride bıraktığımız 10-15 yıllık süre gelişmekte olan ekonomiler için bonanza yılları olarak anılacak. Kendi tarihimizden esinlenme yaparak bu dönemi tanımlamak gerekirse “Lale Devri” ifadesini kullanmak mümkün. Dünyanın üretim motoru olmasıyla gelişmişlik düzeyi olarak artık bir fark evrede bulunan Çin şöyle dursun, Brezilya, Rusya, Türkiye, Hindistan gibi ülkeler için çok yüksek büyüme oranları içeren projeksiyonlar yapılarak bu ülke grubunun dünya ekonomisinin yeni motoru olduğu öne sürüldü. Bugün gelinen noktada ise bu ülke grubunun hemen hemen hepsinde durgunluğu baş gösterdiğine tanıklık etmekteyiz. Özellikle Brezilya, Türkiye ve Rusya’da ekonomik başarı hikâyelerinin yerini siyasi …

Devamını oku »

Enflasyonda Dönüş Yakın

2015 yılında Amerikan ekonomisine dair trilyon dolarlık bir soru herkesin aklında: O da enflasyon göstergelerinin direksiyonu deflasyonist bölgeye doğru mu kıracağı yoksa fiyatların sonunda istikrara mı kavuşacağı. ABD’de enflasyonla ilgili olarak herhangi bir veriye dayanarak ya da dayanmayarak yorum yapan pek çok kişi var. Hatta ABD enflasyonunu Türkiye’de teknik analiz ile tahmin etmeye çalışan bile var. Bir de çok büyük verilerle çalışıp onları yorumlayarak enflasyonu öngörmeye çalışanlar var. Bu ikinci saydığım grubun için MIT’den araştırmacılar da var. The Billion Prices Project adını verdikleri bir akademik biri girişimle enflasyonu fiyat hareketlerini tahmin …

Devamını oku »

İndirimli Elektrik Kullanımı

Yıllık 150 milyar TL işlem hacmine sahip olan Türkiye enerji sektörü; son dönemde yapılan özelleştirmeler ve piyasa serbestleşmesi yolunda atılan kararlı adımlarla ilgi odağı haline gelmiştir. Türkiye’nin enerji sektörü yapısına yakından bakıldığında, 2001 yılında Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nun kurulmasıyla başlayan serbestleşme çalışmaları kapsamında elektrik piyasasının serbestleşmede öncü olmuş olduğu, piyasa açıklık oranı ve rekabetçi yapısıyla diğer enerji piyasalarından bir adım öne çıktığı gözlenir. Mevcut gelinen bu nokta Türkiye Elektrik Piyasası’nın geleceğine dair öngörüler için taban oluşturmaktadır. Elektrik piyasasında ve bu piyasadan elektrik satın alma konusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) …

Devamını oku »

Sabır Taşı Çatlar Mı?

Merkez bankacılığında iletişimin pek çok ekonomik göstergenin önüne geçtiği günümüzde Amerikan merkez bankası Federal Reserve’ün toplantı bültenlerinde yaklaşan faiz indirimi için kullandığı “sabırlı” ifadesi de bütün piyasaların odak noktası olmuş durumda. Milyarlarda dolarlık portföyleri yöneten yatırımcılar bültenlerden bu ifadenin kalkıp kalkmayacağını merak ediyor. Genel beklenti ve doğal olarak en olası senaryo bu ifadenin metinden yakın zamanda kalkacağı ve faiz artırımlarının başlayacağı yönünde. Faiz artırımının bu yıl gelmeyeceği fikri artık marjinal kategoride değerlendiriliyor. Bunun dışında Fed’in en azından bir süre daha sabırlı kalmaya devam edeceği öngörüsünü daha makul sebeplere dayandırarak ifade …

Devamını oku »

Yunanistan Neden Önemli?

Merkez bankacılarının en büyük kabusu Yunanistan’da gerçek oluyor. Öncelikle Yunan sorunsalını merkez bankacıları için ne ifade ettiğini tek kelimeyle açıklayalım ki bu modern finansal sistemin de önemli sorunlarından biri: “teminat“. Öncelikle temel teorilerden bahsedelim. Finansal iktisat yazınına göre devletlerin ihraç ettiği borçlanma senetleri (tahvil, bono gibi) risksiz varlıklardır. Yani hisse senedi, özel sektör tahvil ve bonoları gibi varlık grupları risk profili açısından devlet tahvillerinin altındadır. Bunun temel sebebi devletlerin borç ödemeyecek duruma gelme ihtimallerinin şirketlerin aynı duruma düşmesine göre çok daha az olmasıdır. Bu yüzden küresel finans sisteminde yapılan işlemlerin …

Devamını oku »

Sistematik Risk Türbülansı

Bir süredir global piyasaları izlemiyorum. Hatta kendi ülkemdeki ekonomik değişimlere bile hoşnutsuz bir halde sadece kulak kabartmakla yetiniyorum. Ama arada sırada pencerenin köşesinden bakmadan edemiyor insan. Dünyanın hala 2008 krizinin artçı sarsıntılarını yaşıyor  gibi. Her tarafta bir hoşnutsuzluk. Likidite muslukları eski bereketli günlerini arıyor. Ne kadar akarsa aksın musluğun ardında taşıma suyuyla doldurulan depolar var. Bereket yok ama. Millet gözünü FED’in tahvil politikalarına endekslemişti bir aralar. Derken şimdi de emtia piyasalarında petrolün tepe taklak yuvarlanışının tartışmaları. Sitemizin diğer yazarı Oğuz Erkol’un da aralarında olduğu kimi ekonomiste göre ABD nin -gelişen …

Devamını oku »

OPEC’in Düşüşü

Kasım ayı sonunda yapılan OPEC toplantısında petrol üretiminde kesintiye gidilmemesi kararı alındı. Bu karara piyasanın reaksiyonu sert oldu ve hem WTI hem de Brent petrol fiyatları 70$ ve altına doğru hareket etti. Bu elbette ki petrol ihraç eden ülkelerin akrostiş karteli OPEC’in bittiği anlamına gelmiyor fakat bu konuyla ilgili olarak farklı bir yaklaşım sergileyeceğim. Petrol fiyatlarının nereye gidebileceği ile ilgili bir fikrim de yok. Öncelikle petrolün politik oyununa dönelim. OPEC şimdiye kadar fiyatlama gücünü etkili bir şekilde kullandı ve önemli ölçüde de başarılı oldu. Fakat bu başarı, sadece petrol ya …

Devamını oku »

Küresel Kredi Balonu

Modern zamanların en büyük kredi büyümesi balonunun patlamasına az kaldığını söyleyerek sözlerime başlıyorum. Diğer bir ifadeyle, küresel piyasalarda otuz beş yıldır süregelen faizlerin düşük kalma eğilimi sona eriyor. Faizler ilk olarak 70’lerde Stagflasyon Dönemi‘nde ultra yüksek seviyelerden aşağılara doğru hareketine başladı, 80’lerin başında Reagonomics ile bu eğilim devam etti ve bugünün Sıfır Faiz Dönemi‘ne geldik. Son yaşanan küresel mali krizi takiben ABD’de hem mali hem de parasal desteğin ülkenin ekonomik büyüklüğüne oranı, Büyük Depresyon‘da sağlanan teşviklerin o zamanki ekonominin büyüklüğüne oranının tam 5 katı! Şunu da kabul etmek gerek ki …

Devamını oku »

Biri Kemer Sıkma Mı Dedi?

İngilizce’de austerity kelimesiyle, bizde ise taşıdığı anlamı çok iyi betimleyen bir deyimle ifade edilen bir ekonomi yönetimi stratejisi kemer sıkma. Kabaca harcamaları azaltılarak ekonomik düzlüğe çıkma olarak tanımlanabilecek bu yaklaşım geçtiğimiz yıllarda en çok Avrupa ülkeleri için kullanıldı. Kamu borçlarının toplam ekonomik büyüklükleri fazlasıyla aştığı Avrupa’da ekonomilerinde başındaki yöneticiler, bu durumu düzeltmek için harcamaları kısma kararı aldılar. Diğer bir deyişle, Avrupalıların kamu harcamalarıyla sağlanan refahtan biraz fedakarlık yapmaları gerekiyordu. Fakat görünen ki yapmamışlar. AB’nin resmi istatistik ofisinin yayınladığı veriler her şeyi özetliyor. Krizle mücadele sürerken kamu bütçe performanslarının güçlendirilmesinin amaçlandığı dönemde AB ülkelerinin …

Devamını oku »