Pazartesi , 10 Aralık 2018

Ekonomi

Japonya’da Beklentiler

Neresinden bakarsanız bakın dünyanın en “farklı” ekonomilerinden biri olmayı başarmış Japonya ile ilgili olarak piyasada çeşitli beklentiler mevcut. Bu yazıda ise ülkede politika yapıcı konumda bulunan yetkililerin yatırımcılarla yapmış oldukları konferanslardan edindiğim değerlendirmeleri paylaşacağım. Japonya ile ilgili olarak masada duran en önemli konu tüketim üzerinde uygulanan vergi oranlarının ikinci kez artırılması. İlk vergi artışı para politikalarının gevşekliğiyle tavan yapmış olan tüketimde ciddi bir yavaşlamaya sebep olmuştu. Japonya’nın resmi araştırma ve istatistik kurumunun başında bulunan Eiji Maeda, bu konuyla ilgili olarak sunumunda reel büyüme oranına işaret ediyor ve %1,2’lik büyüme oranının …

Devamını oku »

Büyüme Korkusu ?

ABD’de üst üste gelen olumlu datalar hızlı ekonomik iyileşmeyi işaret ediyor. Fed Başkanı Janet Yellen gerek temkinli bir duruş sergiliyor görüntüsü vermek gerekse ekonomiyi nazarlardan korumak için yüksek sesle bu gerçeği dillendirmiyor. PMI verilerinden bahsetmiştik. Maliye tarafındaki engeller yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Hane halkı gelirinde iyileşme var. Finansal piyasalarda zaten ekonomik iyileşmenin belirtileri  fazlasıyla mevcut. Endeksler rekor üstüne rekor kırıyor. Şirketlerin temelleri sağlam ve gelişimi süreceğine yönelik ibareler taşıyor. Bir Fed şoku yaşanmadığı sürece piyasanın esas olarak şirket kazançlarına önem verecek. Aşağıdaki grafikte ise şirket kazançların yükselişin yavaşlamasına piyasaların düzeltme …

Devamını oku »

Negatif Faiz Yeter Mi?

Bir ay önce Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi‘nin eşi görülmemiş bir şekilde mevduat faizini sıfırın altına getirmesiyle birlikte Avrupa’daki hisse senetleri piyasasında bir ralli başlamıştı. Tarihte ilk kez büyük bir merkez bankası kredi büyümesini ve tüketimi desteklemek için negatif faiz uyguluyordu. Kredi ve tüketim. Ne kadar basit değil mi? Avrupa’da bankalar ellerindeki fonları negatif faiz veren ECB’ye park etmek yerine riskleri de alarak kredi piyasasına gidecek ve ekonominin iyileşmesi için gerekli reel sektör finansmanını sağlayacak. Yine bu bankalar mevduata çok düşük faiz uygulayacağından Avrupalı tasarruf sahiplerinin tüketim eğilimi …

Devamını oku »

PMI’lar Ne Anlatıyor

Yılın ikinci yarısını kapatmamızın ardından aralarında Çin ve Hindistan’ın da bulunduğu pek çok ülke PMI datalarını yayınladı. Aynı zamanda JP Morgan Global PMI’ı da açıklanan datalar arasındaydı ve 52.7 olarak açıklanda ki bu küresel büyümenin devam ettiğini gösteriyor (PMI verilerinde 50 üzeri değerler ekonomik gelişimi ifade etmektedir). Aynı zamanda datanın bu büyüme eğiliminin gücünü ortaya koymakta. JP Morgan’ın datasının bir de şu önemi var: Gelişme eğiliminin şimdiki gibi güçlü gözüktüğü geçmiş tarihlerde emtialarda talepte, üretim düzeyinde ve gelir düzeyinde önemli artışlar gözlemlenmekte. Piyasalarda oynaklığın artmasının beklenildiği şu dönemde hem global …

Devamını oku »

Küresel Ekonomik Görünüm

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’de pistonların tekrar çalışmaya başlamasının sesleri daha duyulur olmaya başladıkça küresel ekonominin radikal dönüşümü yaklaşıyor. Uzun bir aradan sonra bloga gireceğim olan yazıda öncelikle küresel ekonomik görünümü geniş bir perspektiften ele almaya çalışacağım. Amerikan tahvil piyasasında karmaşık sinyaller gelmeye devam ediyor. Ekonomi ile ilgili olarak olumlu veri akışına rağmen Haziran ayında %2.5’un da altına gören Amerikan 10 yıllıklarının getirileri piyasadan aldığımız bu karmaşık sinyalleri özetlemeye yetiyor. PMI endeksleri aylardır 50 üzerinde gelerek ekonomik genişlemeyi işaret ediyor. Tüketici talebi son derece güçlü. Tarım dışı istihdam artışı son …

Devamını oku »

Erdoğan Ekonomisi

Uzun zamandır Türkiye ekonomisi üzerine değerlendirmelerde bulunmuyorduk blogda. Bununla birlikte on yıldan uzun süredir ülkenin yönetim  aklının şekillendirmiş ekonomik büyüme modelinin yarattığı çarpık sistem hakkında paylaşmayı düşündüğüm bazı fikirlere sahiptim. Econoscale adlı bir blogda yer alan “Erdoganomics and life after AKP” (Erdoğan ekonomisi ve AKP sonrası hayat) başlıklı yazı aslında sahip olduğum fikirleri çok iyi özetliyordu. Türkiye ekonomisi ile ilgilenen ve geleceği hakkında öngörülerde bulunmaya çalışan herkesin mutlaka okumasını tavsiye ettiğim bu yazı aynı zamanda benim için de bir önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Erdoğan’ın, ya da AKP’nin güttüğü ekonomi …

Devamını oku »

Gelişememekte Olan Ülkeler

Küresel finans sisteminin normalleşme yolunda atmaya başladığı adımlar gelişmekte olan ülkelerin tek tek vitrine çıkmasına ve kırılganlıklarının ölçülmesine neden oluyor. Geçtiğimiz yılın ortalarında Hindistan’da para birimi Rupi hızla değer kaybetmeye başladığında dünyanın gözleri Hint merkez bankasının atacağı adımlara çevrildi. Benzer gelişmeleri diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde, özellikle Endonezya’da da gördük. Türkiye’de Gezi protestoları yaygınlaşmaya başladığında zaten herkes Fed’in parasal genişleme evresinin sonuna geldiğini konuşmakta olduğundan piyasalarda bir iki gün dışında global şoklardan fazlası yaşanmadı. Yılın sonuna yaklaştığımızda ise yolsuzluk skandalının patlaması sonrası hızla değer kaybeden Lira, Türkiye’yi vitrine koydu. Neyse ki …

Devamını oku »

Batılı Bankaların “Çin” Pozisyonları

Global ekonomik sistemin işleyişini son on yılda belirleyen gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarında radikal değişimlerin izlenmeye başladığı şu günlerde  bütün gözler gelişmekte olan ülkelere, en başta da Çin’e yönelmiş durumda. Çin’deki ekonomik reformların başarıya ulaşıp ulaşamayacağı, gölge bankacılık sisteminin sistemik bir krizi doğurup doğurmayacağı, geçilmesi planlanan ılımlı büyüme evresindeki ekonomik akvitivede yaşanacak yavaşlamanın formunun sert mi yumuşak mı olacağı en çok tartışılan konular. Küresel ekonomik gelişmeleri göz ucuyla takip edenler de bilirler ki, Çin dillere destan bir kredi büyümesine sahip. Bu yazıda da Batı menşeli bankaların Çin’de pozisyonları üzerine …

Devamını oku »

Büyük Türkiye Fonu

Büyük Türkiye Fonu mu geliyor? Başbakan’ın sözünü ettiği B ve C planları tartışılmaya başlandı. Hem döviz hem de hisse senedi piyasasında büyük dalgalanmaların önüne geçecek, regülatör görevi görecek bir ‘Fon’un kuruluş hazırlığı yapıldığı konuşuluyor. Merkez Bankası’nın faiz artırım kararı ile ilgili yorumu sorulduğunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan B ve C planları olduğundan sözetti. Erdoğan “Sonuçları görmek için bir süre sabredeceğiz. Ancak beklenen sonuç elde edilmezse B ve C planları devreye girebilir. Yüksek faiz kullanılabilecek tek enstrüman değildir” dedi. Erdoğan’ın İran dönüş yolunda söylediği bu sözler sıcağı sıcağına yorumlanırken, “Acaba bir …

Devamını oku »

Faiz Artışı Ekonomiyi Nasıl Etkiler

Sadece ekonomik kriz dönemlerinde dövizin yükselişini frenlemeye yarayan faizin, siyasi kriz döneminde işe yarayıp yaramayacağı merak ediliyor. Politik krizi olmayan Brezilya, Hindistan ile ABD’deki muhtemel faiz artışı da yabancı çıkışıyla sonuçlanabilir Merkez Bankası’nın uzun süre direndiği yükselen dövize karşı faizi yükseltme önleminin ne kadar işe yarayacağı tartışma konusu. Dövizin tırmanışa geçtiği geçmiş dalgalı dönemlerde işe yarar görünen bu önlemin, AKP-Cemaat kavgasının giderek derinleştiği, 3 seçimin yapılacağı dönemde etkili olup olmayacağı merak konusu. Merkez Bankası’nın faizleri artırma noktasına gelişi önce şu aşamalardan geçti: Dövizin yükselişe geçmeye başladığı 2013 Mayıs ayından itibaren, …

Devamını oku »