Çarşamba , 20 Ocak 2021

Ekonomi

Faizlerin 222 Yıllık Tarihi

BusinessInsider’dan Barry Ritholtz ABD’de oluşan 30 yıl vadeli faizleri aynı grafik üzerinde göstermiş. Grafik 222 yıllık bir veriyi bulundurmasının yanı sıra adeta tarihe de ışık tutuyor. Bu yüzden blogda bulunmasında fayda var. Grafiğimiz 1789’da ABD Anayasası’nın kabul edilmesiyle başlıyor, 1791’de ABD’nin ilk bankası kuruluyor ve 1792’de Wall Street’te hisse senedi alım-satım işlemleri başlıyor. 1798’e kadar artış trendinde olan faiz oranları o yıl %10,04’lük zirveye ulaşıyor ve aşağı yönlü trend başlıyor, 1824’te %5,19’a kadar iniyor. Birkaç yıl dalgalı seyreden faiz oranları 1837-43 arasında yaşanan panik ve onu takip eden kriz ile …

Devamını oku »

Gemi Arzı Balonu

Birkaç yıl öncesine kadar tersane çalışanlarının hayatlarını kaybetmeleriyle sürekli gündemde olan Tuzla’daki tersane, aynı zamanda aldıkları siparişlerle aylarca tam kapasite çalışacaklarını gururla anlatan yöneticileri barındırıyordu (!). Küresel ticaret hacminin büyümesiyle birlikte kuru yük ve petrol tankerlerine olan talep hızla arttı ve üreticiler bu talebi karşılayabilmek için yılları bulan süreçlerde tam kapasite çalıştılar. Gemi üreticilerinin sergilediği bu aşırı efor zaman içerisinde toplam tanker arzını talebin çok çok üzerine çıkardı. Küresel tanker filosu 2008 yılının sonunda itibaren %11 büyüyerek 555 gemiye ulaştı. Bu durum ise lojistik firmaları açısında ciddi sorunları beraberinde getiriyor. Ucuzlayan …

Devamını oku »

Makro Göstergelerin Manipülasyonu

Bir ülke ekonomisinin yorumlanmasında büyüme oranları, işsizlik, enflasyon, dış ticaret vb. veriler çok büyük öneme sahiptir. Bu göstergeler kimi zaman özellikle dışarıdan sermaye gereksinimi duyan ve şeffaflığın olmadığı gelişmekte olan ülkelerde manipüle edilebilir, bir ülke ekonomisi olduğundan daha iyi gösterilebilir. Geçtiğimiz günlerde Yunanistan’da istatistik kurumunun eski başkanı vatana ihanetle suçlanıp yargılanmasına başlanılmıştı. Son zamanlarda ise bu tip haberlerin en yoğun geldiği ülke Arjantin. Arjantin’de özellikle enflasyon rakamlarının manipüle edildiği sadece IMF  ve siyasi muhalefet tarafından değil ülkenin araştırma kurumları tarafından da dillendiriliyordu. IMF şu ana kadar herhangi bir yaptırımda bulunmasa …

Devamını oku »

Euro Bölgesinde Son Durum

Geride bıraktığımız yıldan miras olarak kalan kriz Euro Bölgesi’ndeki kriz oldu. Halihazırda ekonomistlerin üzerine en çok kafa ve çene yorduğu kıtanın ekonomik görünümü, bankaların hazırlaıdıkları araştırma raporlarına bakıldığında da pek parlak gözükmüyor. Fitch Ratings raporunda, artan mali kesinti önlemlerine ve bozularak daha sıkı kredi koşulları oluşturan finansal piyasa şartlarına bağlı olarak bölgede çok düşük bir büyüme oranı bekliyor. Citi de düşük büyüme beklentisini sürdürmekte, üstelik ECB’nin faizleri %0,5 düzeyine indireceğini öngörmesine rağmen. Diğer bir sorun da birliğin ortak para birimi Euro ile ilgili. İtalyan bankası Unicredit’ten yapılan açıklama gerektiğinden Euro’dan …

Devamını oku »

Değişen Dünyada IMF’nin Rolü

Uluslararası Para Fonu (IMF) küresel düzeyde faaliyet gösteren çoktaraflı kurumlar arasında en önemlisidir. Kurumun ana fonksiyonları; küresel para birliğini geliştirmek, finansal istikrarı korumak, uluslararası ticareti desteklemek, sürdürülebilir kalkınmayı ve yüksek istihdamı yaygınlaştırmak ve dünya çevresinde fakirliği azaltmaktır. Bu fonksiyonlar gerçekleştirilirken kurum en fazla “gözetim” aracını kullanır.  1944 yılında kurulmuş olan kurum bugün 187 üyeye sahiptir. Kadrosunda onlarca ekonomi doktorasına sahip çalışan bulunduran kurum, bünyesinde yapılan araştırmalarla hem dünya ekonomisine dair gerçekleri ortaya koyar, hem de ekonomi bilimine katkıda bulunur. IMF Türkiye’de de pek çok tartışmaya sebep olmuş bir kurumdur. Ülkemizde …

Devamını oku »

2012 Görünümü

2011 zor bir yıl oldu. Euro Bölgesi krizinin derinleşerek gelişmiş ülkelere bulaştığı, ABD’nin major göstergelerinin hala istenen seviyeye ulaşamadığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir türlü anlaşılamayan para politikalarının olduğu ve Çin daha makul bir büyüme trendine girdiği bir yılı geride bıraktır. Peki 2012’ye girerken her şeyin yoluna gireceğine inanıyor muyuz? Maalesef hayır çünkü 2011’den yeni yıla gerçekten kötü bir miras kaldı. Özellikle Euro Bölgesi’nde kamu dengesi bozulan ülkeler ile yazılmaya başlayan kriz senaryoları bugün bankacılık sistemi yoluyla Avrupa finansal sisteminin bir enkaza dönüşeceğinin kurgularını bile barındırıyor. Bankaların ve uluslararası kuruluşların …

Devamını oku »

Çin Ekonomisi: Dünü Bugünü Yarını

Son yıllarda ekonomistlerin Çin ile ilgili kurduğu cümlelerde bir kelime daha sürekli yer aldı: “yükseliş“. Ülke ekonomi tarihinin en önemli sıçrayışlarından birini gösterdi ve GSYH sıralamasında dünyada ikinci sıraya yerleşti. Nitekim IMF tahminlerine göre de Çin 2016 yılında ABD ekonomisini de geçerek dünyanın en büyüğü olacak. Bu yazıda da Çin’in ekonomik dönüşümünün tarihsel evrelerini, ülkeyi zirveye taşıyan modeli ve bundan sonra Çin ekonomisi için ciddi ölçekte tehdit yaratacak kırılganlıklardan bahsedeceğim. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında devrimci lider Mao Zedong tarafından kuruldu ve o zamandan beri de Komünist Parti tarafından yönetiliyor. …

Devamını oku »

Güneş Enerjisi Kullanımı

Sürdürülebilir kalkınma terimi ülkemizde genel olarak sadece varolan büyüme trendinin uzun vadede devam ettirilebilmesi anlamında kullanılsa da literatürde bu kavram için daha farklı bir vurgu var; o da çevre faktörünün gözetilmesi. Kalkınmanın sürdürülebilir olması da sığ olan kaynakların kullanımında nesiller arası fırsat eşitliğinin göz önünde bulundurulması anlamına geliyor. Bugün enerji üretimi ve tüketiminin ulaştığı noktada doğanın dokusunun tahrip edilmesi de yenilenebilir enerji kaynaklarını ön plana çıkarıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının en çok dikkat çekenlerinden biri güneş. Belirtmemde fayda var, güneş enerjisi hala daha çok su ısıtılmasında kullanılıyor. Güneşten elektrik üretebilmek için …

Devamını oku »

Draghi’ye Teşekkür

Yarın sonuçlarını göreceğimiz AB Zirvesi öncesinde ECB’nin faiz kararını bekliyorduk. Faiz indirimi dışında Mario Draghi‘den beklenilen bir şey daha vardı, o da tahvil alım programıydı ancak dönen spekülasyonların “sadece spekülasyon” olduğu bizzat ECB Başkanı tarafından dillendirilince piyasalar tepetaklak oldu -bizdeki düşüş %3-. Ek olarak, politika faizinin düşürülmesinde oy birliği yok, çok dikkatimi çekti benim. Draghi konuşmaya başladığı andan itibaren İtalyan tahvilleri üzerine yazılmış bir sözleşme olan Euro-BTP Future‘ın grafiği yukarıda. Piyasanın neyi nasıl yorumladığını anlatmak bu grafikten sonra fazla “gereksiz”. Bir de Nicolas Sarkozy‘nin önemli bir açıklaması var: “Mali birlik …

Devamını oku »

PMI Endeksleri Ne Anlatıyor?

Büyüme oranlarından daha sık açıklanması ve yine büyüme oranlarına yönelik temel bir öngörü oluşturması PMI endekslerinin ekonomi yorumcuları tarafından algılanan önenimi kat ve kat artırdı. Önce PMI endeksi nedir? Onu tanımlayalım. PMI (Purchasing Managers’ Index – Satın Alma Endeksi) Markit Group ve Institute for Supply Management tarafında üretilen ve şirketlerin satın alma yöneticilerinin mal ve hizmet satın alma eğilimlerini gösteren bir göstergedir.  Endeks yapılan aylık anketlerle hesaplanır, ankette özel sektörden yöneticilerle görüşülür. Sonuçlar www.ism.ws adresinden açıklanır. PMI endeksinin ne olduğundan bahsettikten sonra aşağıdaki grafiği paylaşıp asıl konumuza geliyorum. Önce solda küresel PMI …

Devamını oku »