Pazar , 25 Haziran 2017

Finans

EnerjiSA ile Elektrik Aboneliğini Taşımak Çok Kolay!

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 2016 yılı son çeyreğinde belirlenen serbest tüketici limitindeki yeni düzenlemeyle birlikte, aylık 82 TL üzeri elektrik faturası ödeyen elektrik abonelerine, elektrik aboneliklerini farklı enerji firmalarına taşıyarak çeşitli avantajlardan yararlanabilmelerinin yolu açılmış oldu. Bu değişiklikle birlikte daha önce sadece yüksek miktarlarda elektrik faturası ödeyen tüketicilerin yararlanabildiği (işyeri, ofis, ticarethane vs gibi) serbest tüketici hakkından, mesken abonelerinin de yararlanması sağlanmış oldu. Beraberinde bir çok avantajı getiren serbest tüketici hakkı, aylık 82 TL ve üzerinde elektrik faturası ödeyen tüketicilerin, kendi elektrik tedarik şirketlerini seçebilmesi imkanıyla birlikte elektrik …

Devamını oku »

M&A’de Kim Ne Kadar Kazanıyor?

Geçtiğimiz yazılardan birinde (bkz. Parasal Çılgınlık Dönemi) gelişmiş ülke merkez bankalarının borçlanma maliyetlerini düşürmesinin şirketlerdeki karar alıcılar için birleşmeler ve satın almalar konusunda nasıl bir motivasyon aracı olduğundan bahsetmiştik. Dolayısıyla son zamanlarda şirketler için en stratejik hamlelerden biri olan bu finansal işlemlerin arttığını görüyoruz. Bu artış aynı zamanda yatırım bankacılığı ve hukuk danışmanlığı gibi alanlarda da pek çok iş olanağı oluşturuyor ki zaten yatırım bankalarının bu işlerden ne kadar büyük paralar kazandıkları gündemde uzun zamandır yer teşkil etmekte. Peki gerçekten de bu işte kim ne kadar kazanıyor? Son derece büyük …

Devamını oku »

Bankacılık: QE’den Önce, QE’den Sonra

Geçtiğimiz yazıda gelişmiş ülke merkez bankalarının küresel ekonomik krizle karşı karşıya kaldıktan sonra yürütülen para politikalarının ekonomilerde yol açtığı komplikasyonlardan bahsedip bunun yeni ekonomilere ve klasik portföy yöneticiliği anlamında varlık dağılımının sektöre bazda nasıl olması gerektiğine değinmiştir. Bugünde klasik anlamda bankacılık üzerine etkilerini irdeleyeceğiz. 2008’de yaşadığımız kriz esasında kökeni finans sektöründe olan bir krizde ve bankalarınızın krizle yüzleşmesi gerektiğinde onları kurtarmak için yapabileceğiniz en iyi şey bilançolarını likit tutmalarını sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında, iktisadi tarihin tuhaf bölümü diye tanımlayabileceğimiz parasal genişleme çağı başarılı oldu ve bankaların likit kalmasını sağladı. Tabi …

Devamını oku »

Parasal Çılgınlık Dönemi

Günümüzün geçerli iktisat politikalarına göre para basmak ekonomik büyümeyi desteklemenin yollarından biri. Fakat göz ardı edilen bir gerçek var, o da şu ki, hâlihazırda yaşlanmakta olan nüfusa sahip bir dünyada insanların önemli bir bölümü tasarruflarıyla hayatlarına idame ettirmekte. Faiz oranları sürekli olarak düşmeye devam ettiğinde ise, bu tasarruflardan elde edilen getiriler düşüşünü sürdürecek ve insanlar daha fazla tasarruf edip daha az harcayacaklar. Bu da merkez bankalarının agresif politikalarıyla güttükleri amaçların tam tersi bir sonucu ortaya çıkarıyor. Bu sadece ekonomistleri ya da yatırımcıları ilgilendiren bir durum da değil üstelik. Alman Maliye …

Devamını oku »

GOP’ta Gerçeklere Dönüş

Geride bıraktığımız 10-15 yıllık süre gelişmekte olan ekonomiler için bonanza yılları olarak anılacak. Kendi tarihimizden esinlenme yaparak bu dönemi tanımlamak gerekirse “Lale Devri” ifadesini kullanmak mümkün. Dünyanın üretim motoru olmasıyla gelişmişlik düzeyi olarak artık bir fark evrede bulunan Çin şöyle dursun, Brezilya, Rusya, Türkiye, Hindistan gibi ülkeler için çok yüksek büyüme oranları içeren projeksiyonlar yapılarak bu ülke grubunun dünya ekonomisinin yeni motoru olduğu öne sürüldü. Bugün gelinen noktada ise bu ülke grubunun hemen hemen hepsinde durgunluğu baş gösterdiğine tanıklık etmekteyiz. Özellikle Brezilya, Türkiye ve Rusya’da ekonomik başarı hikâyelerinin yerini siyasi …

Devamını oku »

Yunanistan Sonrası

Yunanistan hikayesinin artık sonuna yaklaşıyoruz. Toplum büyüklüğü yaklaşık 300 milyar dolar bu ekonomi çeşitli sebeplerden ötürü küresel finansın gündeminde haddinden fazla yer etti. 2001 krizini atlatan Türkiye, IMF programıyla %6,5 faiz dışı fazla vererek tarihinin en büyük ekonomik sıçrayışının temellerini atarken Yunanistan yönetimi %1,5 faiz dışı fazla hedefleyen maliye politikasına evet diyemedi. Sorunların 5 yıldan fazla sürmesi tamamen yönetişim beceriksizliği. Belirttiğim gibi haddinden fazla uzayan bu hikaye de muhtemelen bir iflas ile sona erecek. Bu noktada geriye dönüş yaparak daha önce Yunanistan’a ve kamu borcu krizi yaşayan AB ülkelerine değindiğimiz …

Devamını oku »

Uzak Doğu Piyasaları

İnsanların ruhsal yapısını oluşturan pek çok öğe var. Bu öğelerden birisi de umut. İnsan hep umut eder. Kimi zamanlar öyle umutlanır ki bu umut etme eğiliminin çalıştırdığı risk alma güdüsü, düşün evreninin akılcı sınırların ötesine doğru genişlemesine neden olur. Bu hikayenin sonu ise üzüntü ve keder doludur. Yukarıda anlatmaya çalıştığım fakat muhtemelen başarısız olduğum kavramlar silsilesinin yansıması ekonomik yaşamımızda balonlar olarak gerçekleşiyor. Lale balonunu hepiniz duymuşsunuzdur. Muhtemelen tarihte daha önce de balonlar yaşanmıştır. ABD’de hisse senetleri piyasasında 2000’lerin başında da bir balon yaşandı. O dönem Amazon, Yahoo, Worldcom, Infospace gibi bilinen …

Devamını oku »

Hedge Fon Performansları

Hedge fon, belirli bir sayıdaki yatırımcıdan toplanılarak elde edilen sermaye havuzuyla yatırım yapmaya dayalı bir iş modelidir. Türkiye’deki pek çok piyasa takipçisinin gizemli olduğunu sandığı fakat gerçekte hiç de öyle olmayan (zira ABD’de tahmin ettiğinizden de saydam şekilde yürür) ve asıl işlevi isminde gizli olan yatırım araçlarıdır hedge fonlar, o işlev de hedge yani riski minimize etme girişimi. Peki finansal piyasaların bu dahi ve gizemli katılımcılarının performansları nasıl? Hiç de tahmin ettiğiniz gibi değil. Aşağıdaki grafikte hedge fonların yıllara göre performanslarının S&P 500 endeksiyle normalleştirilmiş halleri mevcut. Geçen yıl %14 …

Devamını oku »

Yunanistan Neden Önemli?

Merkez bankacılarının en büyük kabusu Yunanistan’da gerçek oluyor. Öncelikle Yunan sorunsalını merkez bankacıları için ne ifade ettiğini tek kelimeyle açıklayalım ki bu modern finansal sistemin de önemli sorunlarından biri: “teminat“. Öncelikle temel teorilerden bahsedelim. Finansal iktisat yazınına göre devletlerin ihraç ettiği borçlanma senetleri (tahvil, bono gibi) risksiz varlıklardır. Yani hisse senedi, özel sektör tahvil ve bonoları gibi varlık grupları risk profili açısından devlet tahvillerinin altındadır. Bunun temel sebebi devletlerin borç ödemeyecek duruma gelme ihtimallerinin şirketlerin aynı duruma düşmesine göre çok daha az olmasıdır. Bu yüzden küresel finans sisteminde yapılan işlemlerin …

Devamını oku »

Mobil Devrim: Kim Kazanacak Kim Kaybedecek?

Günümüzde sosyal perspektifle yapılan iktisat tartışmalarının ana temalarından birini tüketim toplumu ve modernite oluşturuyor. Bu durumun değişen tüketim alışkanlıklarımız göz önüne bulundurulduğunda pek de yersiz olmadığını görüyoruz. Ödeme sistemlerindeki gelişmelerin bu dönüşüme katkısı ise açık. Hele ki günümüzde ödeme sistemlerinin mobilizasyon alanında göstermiş olduğu gelişme söz konusu dönüşümü kaçınılmaz kılıyor. Bu dönüşüm üretici ve tüketici dışında söz konusu ödeme işleminin gizli kahramanı olan aracı kurum için de çok fazla şey ifade ediyor. Üstelik herhangi bir ödemedeki aracı kurum düşünüldüğünde akla gelen ilk aracı kurum olan bankaların bu mobil devrimin kaybedeni olacağı düşüncesi …

Devamını oku »