Cumartesi , 25 Mayıs 2019

Tag Archives: ABD

Bankacılık: QE’den Önce, QE’den Sonra

Geçtiğimiz yazıda gelişmiş ülke merkez bankalarının küresel ekonomik krizle karşı karşıya kaldıktan sonra yürütülen para politikalarının ekonomilerde yol açtığı komplikasyonlardan bahsedip bunun yeni ekonomilere ve klasik portföy yöneticiliği anlamında varlık dağılımının sektöre bazda nasıl olması gerektiğine değinmiştir. Bugünde klasik anlamda bankacılık üzerine etkilerini irdeleyeceğiz. 2008’de yaşadığımız kriz esasında kökeni finans sektöründe olan bir krizde ve bankalarınızın krizle yüzleşmesi gerektiğinde onları kurtarmak için yapabileceğiniz en iyi şey bilançolarını likit tutmalarını sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında, iktisadi tarihin tuhaf bölümü diye tanımlayabileceğimiz parasal genişleme çağı başarılı oldu ve bankaların likit kalmasını sağladı. Tabi …

Devamını oku »

Neo-Fisher Yaklaşımı

Ülkemizde son dönemde iktisadi alanda yapılan en hassas tartışmaların konusu enflasyon ve faiz oranları arasındaki ilişki. Neo-Fisher yaklaşımı, yani Fisher yaklaşımının güncellenmiş versiyonu bu tartışmaya son derece farklı bir pencereden bakıyor ve net olarak kısa vadeli nominal faiz oranlarının uzun vadede yüksek enflasyona neden olduğunu öne sürüyor. Evet, ülkemizdeki bazı politikacıları da destekler nitelikte. Öncelikle Fisher Yaklaşımında kısaca bahsedelim. Bu görüş, reel faiz oranının para politikası önlemlerinden, daha da spesifik olarak da nominal faiz oranının ve beklenen enflasyon oranından bağımsız olduğunu öne sürer (Bu aradaki reel faiz oranı, ilgili para …

Devamını oku »

Bir Dönem Biterken

Amerikan merkez bankası Fed, 29 Haziran 2006 tarihinde izleyen dokuz buçuk yıl içerisinde tekrarlayamayacağı bir şey yaptı ve faizleri 25 baz puan yükseltti. Bu, 2004-2006 arasındaki parasal sıkılaştırma sürecindeki on yedinci faiz artışıydı, hikayenin geri kalanını biliyorsunuz zaten. 16 Aralık 2015 günü ise, tam 3457 gün sonra Fed, bir kez daha faizleri 25 baz puan artırarak Amerikan tarihinin en uzun süren (84 ay) sıfır faiz dönemini sonlandırdı. Bank of America konuyla ilgili yaptığı araştırmada hem nostalji yapmış, hem de bazı ekonomik gerçekleri ortaya koymuş şöyle ki: Parasal genişleme başladığı Amerikan …

Devamını oku »

Tarihin En Büyük İşten Çıkarmaları

Küresel ekonomik krizde denince akla ilk gelen fotoğraf endişeli bir broker ise ikinci fotoğraf da işten çıkmış çalışanların ellerinde kolilerle özel eşyalarını taşıdıkları anlardır. Kapanan şirketlerin levhalarının taşınması da bu ikiliye elbette eklenebilir. Geçtiğimiz hafta içerisinde de küresel ekonomi gidişatıyla ilgili endişe verici pek çok gelişme kaydedildi, bunlardan biri de HP’nin 30 bin kişiyi işten çıkarmasıydı. ABD’li işe yerleştirme şirketi Challenger, Gray & Christmas ise toplu işten çıkarmaları analize tabi tutmuş ve ekonomi tarihinin en büyük 10 toplu işten çıkarmasını listelemiş. Beklenilenin aksine HP’nin son eleman kıyımı listede değil. İşte …

Devamını oku »

OPEC’in Düşüşü

Kasım ayı sonunda yapılan OPEC toplantısında petrol üretiminde kesintiye gidilmemesi kararı alındı. Bu karara piyasanın reaksiyonu sert oldu ve hem WTI hem de Brent petrol fiyatları 70$ ve altına doğru hareket etti. Bu elbette ki petrol ihraç eden ülkelerin akrostiş karteli OPEC’in bittiği anlamına gelmiyor fakat bu konuyla ilgili olarak farklı bir yaklaşım sergileyeceğim. Petrol fiyatlarının nereye gidebileceği ile ilgili bir fikrim de yok. Öncelikle petrolün politik oyununa dönelim. OPEC şimdiye kadar fiyatlama gücünü etkili bir şekilde kullandı ve önemli ölçüde de başarılı oldu. Fakat bu başarı, sadece petrol ya …

Devamını oku »

Küresel Ekonomik Görünüm

ABD ve İngiltere’den ekonomik güçlenme emareleri fazlasıyla belirginken piyasalarında küresel ekonomik görünüm hakkında iyimser olması çok da şaşırtıcı değil. Fakat dünyanın geri kalanıyla ilgili olarak problemlerin devam ettiğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Eylül ayında ABD’de işsizlik hedef olarak güdülen oran olan %6’ya düştü. İngiltere ise yıllık %3,2 ile en yüksek büyüme oranına sahip gelişmiş ülke. Bu ülkelerde merkez bankası yöneticilerinin faizleri tekrar artırmak için gün saydığını hepimiz biliyoruz. Fakat dünyanın diğer bölgelerinden kötü haberler gelmiyor değil. Bu haberlerden en önemlisi, belki de en şaşırtıcısı Almanya’nın hızla resesyona doğru ilerlemesi. …

Devamını oku »

Gizli Belçikalı Kim?

Politik olayların uluslararası finans sistemine yansımalarını izlerken incelenmesi gereken bir numaralı veri Amerikan devletinin ihraç etmiş olduğu tahvillere yatırımın hangi ülkelere ait kurumlar tarafından gerçekleştirildiği. Geçmişte Çin’in ABD tahvillerine yatırım yaparak uzun vadeli faizleri düşük kalmasına neden olduğunu, bunun da 2002-06 arası faizleri yükseltmeye çalışan Alan Greenspan’e soğuk terler döktürdüğünü biliyoruz. Bu durum getiri eğrisinin düzleşmesine yani (Fed’in kontrolünde olan) kısa vadeli faizler yükselirken (piyasa kontrolünde olan) uzun vadeli faizlerin düşmesine neden olmuştu (ki ekonomiler için iyi sinyal değildir). Son üç ayda ise çok gizemli bir durum söz konusu. Öncelikle …

Devamını oku »

Siyah Kuğular ve Kuyruk Riskleri

Küresel finans sisteminin yepyeni bir döneme girmeye hazırlandığı süreçte gelecek ile ilgili pek çok senaryo yazılıp çizilmekte. Blogda da bunlara bir yenisini eklemek lazım diye düşündüm. Hatta bu senaryonun içine bol bol da komplo teorileri rendeleyeceğim genel çizgimizin dışına çıkarak. Komplo teorisi üretmekte hiçbir zaman başarılı olamadığım için de sık sık dış basından referanslar kullanacağım. Blogda yer yer politik yazılara yer veriyorum. Dünyada politik gündemin sıcak konusu da Ukrayna. Doğu Ukrayna’da bütün dünyanın gözünün önünde enteresan(!) olaylar cereyan ederken Telegraph’tan Ambrose Evans-Pritchard köşesinde şu satırlara yer veriyor [#]. ABD mali …

Devamını oku »

Gelişememekte Olan Ülkeler

Küresel finans sisteminin normalleşme yolunda atmaya başladığı adımlar gelişmekte olan ülkelerin tek tek vitrine çıkmasına ve kırılganlıklarının ölçülmesine neden oluyor. Geçtiğimiz yılın ortalarında Hindistan’da para birimi Rupi hızla değer kaybetmeye başladığında dünyanın gözleri Hint merkez bankasının atacağı adımlara çevrildi. Benzer gelişmeleri diğer Güneydoğu Asya ülkelerinde, özellikle Endonezya’da da gördük. Türkiye’de Gezi protestoları yaygınlaşmaya başladığında zaten herkes Fed’in parasal genişleme evresinin sonuna geldiğini konuşmakta olduğundan piyasalarda bir iki gün dışında global şoklardan fazlası yaşanmadı. Yılın sonuna yaklaştığımızda ise yolsuzluk skandalının patlaması sonrası hızla değer kaybeden Lira, Türkiye’yi vitrine koydu. Neyse ki …

Devamını oku »

Global Makro Trendler

Blogda ara ara kayda değer infografiklere yer veriyoruz. Bu kez bir örnek de Deutsche Bank’tan geliyor. Deutsche Bank analistleri yılın son çeyreği için küresel görünümü özetleyen harika bir görsel hazırlamış. ABD’de beklendiği gibi Fed’in para politikası uygulamaları ve politik açmalar ön plana çıkıyor. Fed’in son çeyrekte varlık alım programını değiştirmeden devam etmesi artık kesin gibi, yeni yılın başında ise bütçe ile ilgili olarak politik açmaz tekrar ortaya çıkabilir hatta görüşmeler tıkanırsa yeni bir hükümet kapanışı söz konusu olabilir. Avrupa tarafında da ekonomik verilerin iyileşme sinyalleri verip vermeyeceği öne çıkıyor. Buna …

Devamını oku »