Perşembe , 26 Kasım 2020

Tag Archives: ABD

Borç Anlaşmasının Piyasaya Etkisi

Beklenildiği gibi ABD’de borç krizi sonra erdi ve Başkan Barack Obama, Kongre’den 7 Şubat’a kadar borçlanma yetkisini aldı. Bugünden itibaren federal bürokrasi kepenklerini tekrar açacak. Obama’ya yetkiyi veren Cumhuriyetçiler, Obamacare olarak adlandırılan sağlık paketinin planlanan reformlardan çıkarılması yönünde baskıyı bu yıl sonuna doğru yapacağını açıkladı ve fakat bu çok fazla önemsenen bir tepki değil. Anlaşmanın piyasalara etkisi merak bekleniyordu. Ortaya çıkan politik krizin atlatılması tek başına piyasaları bir Amerikan default tehdidinin aşılmış olması yönünden rahatlatıcı etkiye sahip iken, yatırım kuruluşlarının üst üste QE’den çıkışın gecikeceğine yönelik beklentilerini ortaya koyan raporlar …

Devamını oku »

Bono İhalesinde Şok

Önceki yazıda bahsettiğimiz üzere ABD piyasalarını derin bir korku sarmış durumda. VIX göstergesi dayandığı 20% sınırını da an itibariyle geçmiş bulunurken, açılışla birlikte S&P500 son bir ayın en düşük seviyesine geldi (benim görüşüme göre bu olağan bir durum). Yukarıda gözüken iki grafikten alttakinin VIX endeksinin spot ve futures piyasadaki değerlemesi ile ilgili olduğunu ve alttaki indikatörlere ile iki piyasadaki fiyatın birbirine hiç olmadığı kadar yaklaştığını söyleyebilirim, finans terminolojisi ile belirtmek gerekirse baz riski şu an çok düşük. Bu durumun ise ani bir panikten kaynaklandığını, fiyatlamanın irrasyonel olduğunu ve abritajcılar tarafından …

Devamını oku »

ABD Tahvil Piyasasında Fed Etkisi

Kapitalizm tarihini aynı zamanda da spekülasyonlar tarihidir. Serbest piyasa mekanizmasının en büyük işlevi olan etkin fiyat oluşumu için de bu spekülasyonlar gereklidir aslında. Tabi kapitalizm aynı zamanda da kamu müdahalesini, kamunun ekonomi için payını dışlayan bir iktisadi felsefe güder. 2008’de Lehman Brothers’ın çöküşüyle “işte başladı” dediğimiz küresel mali kriz karşısında Fed’in izlediği çözüm yolu para politikasını gevşetmek oldu. Fakat krizin temellerinin atıldığı 2002-06 döneminde de ABD’de son derece gevşek bir para politikası uygulanıyordu ve bu finansal kesimi besleyen fon musluklarının sonuna kadar açılmasını sağlayarak bazı önemli riskleri göz ardı edilebilir …

Devamını oku »

Yeni Ortadoğu: Güneydoğu Asya

IQ seviyeleriyle dünya ortalamasını geçecek kapasiteye sahip olduklarını düşündüğüm iki millet olan Japonlar ve Çinliler kimseciklerin yaşamadığı bir ada için ciddi bir siyasi gerilimin içerisinde. bunu tarihte daha önce biz ve Yunanlar bir arada başarabilmiştik. Aşağıdaki harika grafik daha önce bölgede yaşanan krizlerin sayısını, hangi ülkeler arasında yaşandığını ve on yıllık dilimler halinde yaşanan gerilimlerin sayısını ortaya koyarak son derece ciddi gözlemlerde bulunabilmemiz sağlıyor. Dünyada her belanın içinde kendine yer bulan demokrasi ve özgürlük ihraççısı ABD’yi de bu haritada görüyoruz. Bunun dışında pek geniş sınırlarıyla Çin, 61 siyasi kriz ile probabilistik …

Devamını oku »

Piyasa Anomalisi Devam Ediyor

Anomali; beklenenin, olağanın, doğal akışın tersine olan bir durumu ifade etmek için kullanılan bir sözcüktür. Piyasalarda izlediğimiz hareketler ise bana kalırsa bir anomali. Detaylara girerken geçen hafta makro cephede gerçekleşen bir takım olaylara bakalım: Çin PMI verisi beklenenden kötü geldi, tüketim tarafında da art arda veriler kötü geliyor. Yumuşak iniş çöküşe dönüşebilir. ABD’de ISM fabrika aktivite endeksi beklentileri karşılayamadı. Yine ABD’de tarım dışı istihdam beklenenden kötüydü. Avrupa’da da iyi sinyaller yok. Herkes Almanya’da bir yargı kurumunun alacağı kararı bekliyor. Alman yargısının Avrupa ekonomisini kurtarması beklenirken İspanya’da ev fiyatları son yıl …

Devamını oku »

Piyasadan Notlar

Geçen hafta değinme fırsatım olmadığı için biraz eskimiş gündem olsa da paritedeki zayıflamayı başlatması açısından bahsetmeden geçemeyeceğim olaylar silsilesine şöyle kısaca bir değinecek olursak; AMB ve Eurogroup toplantılarından gelen açıklamalar eşliğinde dalga boyu yüksek haftaları geride bıraktık. AMB ‘de beklenen faiz indirimi açıklanırken, beklenmeyen mevduat faizinin 0 a indirilmesi ekonominin beslenebilmesi ve bankalararası alışverişin teşviği açısından olumlu olsa da pariteye yönelik ilk etkisi olumsuz oldu euro açısından. Aynı haftanın Cuma günü ise AB ‘den bir yetkili, ‘’ EuroGroup, programın yolunda olduğuna karar verene dek Yunanistan ‘a nakit aktarım olmayacak ’’ …

Devamını oku »

IMF Ne Diyor ?

Uluslararası Para Fonu (IMF) bugün beklenen raporunu yayınlandı ve yine beklentiler dahilinde hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkelere yönelik büyüme öngörülerini kötüleştirerek küresel ekonomik görünüme yönelik karamsarlığı güçlendirdi. Hem ABD’nin hem de Çin’in 2012 ve 2013 yılına ait büyüme projeksiyonlarında tahminler aşağılara taşındı. Asıl dikkat çekici nokta ise PIIGS dediğimiz ülkeler ile ilgili. Zira kamu borçları sayesinde Avrupa’da küresel kriz bayrağını Avrupa’da yaşayan bu ülkeler, IMF tahminlerine göre 2013 yılının sonuna kadar bütçe dengelerinde herhangi bir iyileşme sağlayamayacak. Yukarıdaki listede görüldüğü gibi ABD, borçlu Avrupa ülkeleri ve Hindistan giderek …

Devamını oku »

Yeni Dünya Düzeni ve G2

Küresel ekonomi ve politikada söz sahibi ülkelerin G7 ve G20 şeklinde tanımlandığını biliyoruz. Bugün ise bozulan bütün politik dengelerin ardından çok daha çeşitli tanımlamalar yapılabiliyor. Bu yeni tanımlamalardan son zamanlarda en çok dikkat çekeni Zbigniew Brzezinski (Center for Strategic and International Studies) ve Fred Bergsten (Peterson Institute for International Economics) tarafından türetilen “G2“. Buradaki iki ülke de tahmin edebileceğiniz üzere Amerika Birleşik Devletleri ve Çin. Dünyanın en büyük iki ekonomisi. Biri dünyanın yükselen güçleri arasında en çok öne çıkanı, diğeri statükoyu sürdürecek en güçlü ülke. Burada statükoyu temsil eden Barack Obama bile …

Devamını oku »

Kur Savaşlarında Son Perde

Federal Reserve tahvil alım programlarını başlatıp bütün dünyayı Amerikan Dolarına ve enflasyona boğmakta. Bu da daha bu programlar başlamadan önce bile sıkı para politikalarıyla kur savaşlarının tarafı gelişmekte olan ülkelerin karşısına yepyeni bir zoruk çıkardı. Kur savaşları, gelişmekte olan ülkelerin iç piyasalarında ihracat sayesinde artan döviz miktarını Merkez bankalarının kasalarında rezerv olarak kalması suretiyle piyasadan çekilmesine ve kendi kurlarının değer kazanmasına izin vermeyerek ihracat avantajlarını devam ettirmelerine dayanıyor. Bu yöntemi en çok kullan ülke tahmin edebileceğiniz üzere Çin. Çin’in dolar rezervi bu yılın başı itibariyle 2,85 trilyon dolardı ki bu …

Devamını oku »

Peki Ya Çin’in Marka İmajı

IMF’nin açıklamasına göre 2016 yılında Çin, ekonomik büyük olarak ABD’yi geride bırakacak. Bunu süper güç devir teslimi ya da hegemonya değişimi olarak yorumlamanın aceleci davranmak ile sığ düşünmek arasında bir eyleme tekabül ettiği kanaatindeyim. Birkaç yıl önce dünya ekonomisinin üçte birini oluşturan, Soğuk Savaş döneminden galibiyetle çıkmış, gezegen üzerinde her alanda hakimiyete sahip olan, gereksinim duyduğu kaynaklara uluslararası vicdanı hiçe sayarak askeri müdahale çözümleriyle ulaşabilen, hesap sorulmayan ve politikalarını endoktrine edebilen bir ülkeydi ABD. Birinci Dünya Savaşından büyük kazanımlarla çıkan ülke artık gücünün doruğundaydı. Çin’in Dünya Ticaret Örgütü üyeliği, yaptığı …

Devamını oku »