Perşembe , 20 Haziran 2019

Tag Archives: Faiz Oranları

Bankacılık: QE’den Önce, QE’den Sonra

Geçtiğimiz yazıda gelişmiş ülke merkez bankalarının küresel ekonomik krizle karşı karşıya kaldıktan sonra yürütülen para politikalarının ekonomilerde yol açtığı komplikasyonlardan bahsedip bunun yeni ekonomilere ve klasik portföy yöneticiliği anlamında varlık dağılımının sektöre bazda nasıl olması gerektiğine değinmiştir. Bugünde klasik anlamda bankacılık üzerine etkilerini irdeleyeceğiz. 2008’de yaşadığımız kriz esasında kökeni finans sektöründe olan bir krizde ve bankalarınızın krizle yüzleşmesi gerektiğinde onları kurtarmak için yapabileceğiniz en iyi şey bilançolarını likit tutmalarını sağlamaktır. Bu açıdan bakıldığında, iktisadi tarihin tuhaf bölümü diye tanımlayabileceğimiz parasal genişleme çağı başarılı oldu ve bankaların likit kalmasını sağladı. Tabi …

Devamını oku »

Küresel Kredi Balonu

Modern zamanların en büyük kredi büyümesi balonunun patlamasına az kaldığını söyleyerek sözlerime başlıyorum. Diğer bir ifadeyle, küresel piyasalarda otuz beş yıldır süregelen faizlerin düşük kalma eğilimi sona eriyor. Faizler ilk olarak 70’lerde Stagflasyon Dönemi‘nde ultra yüksek seviyelerden aşağılara doğru hareketine başladı, 80’lerin başında Reagonomics ile bu eğilim devam etti ve bugünün Sıfır Faiz Dönemi‘ne geldik. Son yaşanan küresel mali krizi takiben ABD’de hem mali hem de parasal desteğin ülkenin ekonomik büyüklüğüne oranı, Büyük Depresyon‘da sağlanan teşviklerin o zamanki ekonominin büyüklüğüne oranının tam 5 katı! Şunu da kabul etmek gerek ki …

Devamını oku »

Büyüme Korkusu ?

ABD’de üst üste gelen olumlu datalar hızlı ekonomik iyileşmeyi işaret ediyor. Fed Başkanı Janet Yellen gerek temkinli bir duruş sergiliyor görüntüsü vermek gerekse ekonomiyi nazarlardan korumak için yüksek sesle bu gerçeği dillendirmiyor. PMI verilerinden bahsetmiştik. Maliye tarafındaki engeller yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Hane halkı gelirinde iyileşme var. Finansal piyasalarda zaten ekonomik iyileşmenin belirtileri  fazlasıyla mevcut. Endeksler rekor üstüne rekor kırıyor. Şirketlerin temelleri sağlam ve gelişimi süreceğine yönelik ibareler taşıyor. Bir Fed şoku yaşanmadığı sürece piyasanın esas olarak şirket kazançlarına önem verecek. Aşağıdaki grafikte ise şirket kazançların yükselişin yavaşlamasına piyasaların düzeltme …

Devamını oku »

Gizli Belçikalı Kim?

Politik olayların uluslararası finans sistemine yansımalarını izlerken incelenmesi gereken bir numaralı veri Amerikan devletinin ihraç etmiş olduğu tahvillere yatırımın hangi ülkelere ait kurumlar tarafından gerçekleştirildiği. Geçmişte Çin’in ABD tahvillerine yatırım yaparak uzun vadeli faizleri düşük kalmasına neden olduğunu, bunun da 2002-06 arası faizleri yükseltmeye çalışan Alan Greenspan’e soğuk terler döktürdüğünü biliyoruz. Bu durum getiri eğrisinin düzleşmesine yani (Fed’in kontrolünde olan) kısa vadeli faizler yükselirken (piyasa kontrolünde olan) uzun vadeli faizlerin düşmesine neden olmuştu (ki ekonomiler için iyi sinyal değildir). Son üç ayda ise çok gizemli bir durum söz konusu. Öncelikle …

Devamını oku »

Çin’de Sinyaller İyi Değil

Yükselen dünyanın yıldızı ve gezegenin ikinci büyük ekonomisi Çin’den ardı ardına kötü sinyaller gelmeye devam ediyor. 2008 krizi öncesi yaşadığı yükseliş ve doğal olarak onu takip eden çöküşle balon sıfatını sonuna kadar hak eden Shangay Borsası, dünü %6’lık düşüşle kapadı ve yıl içerisinde gördüğü zirvenin %20 gerisine düştü. Çin’de para piyasalarında da yatırımcılar açısından şok edici gelişmeler yaşanıyor. Sıkışan likidite yüzünden gecelik repo işlemlerinde faizler %6,47’ye kadar yükseldi ki bu oran yıl boyunca yapılan işlemlerde elde edilen ortalamanın iki katından da fazla. Her ne kadar Çin Merkez Bankası’ndan piyasayı sakinleştirme …

Devamını oku »

Abe Nereye Koşuyor?

Japonya’nın yeni başbakanı Shinzo Abe iki ayda adeta piyasaların aradığı ilaç oldu. Çiçeği burnunda başbakan, darda olan Japon ekonomisini rahatlatabilmek için para musluklarını sonuna kadar açınca bollaşan likidite ABD ve Avrupa’daki para politikalarından çılgınlar gibi beslenen finans sisteminin risk iştahını daha da artırdı. Peki Japon ekonomisinin ilacı gerçekten Abe’nin yaptıklar mıydı? Bence hayır. Likidite tuzağı kavramının ortaya çıkmasına neden olan Japon ekonomisinde, sihirbaz politikacılar hala aynı numaraları deniyor. Yıllardır tüketimi desteklemek için sıfıra yakın seviyelerde tutulan faiz oranları yaşlı Japonların alışkanlarını çok da değiştiremedi. Hükümet de insanların yapmadığı harcamayı kendi …

Devamını oku »

Kaybeden Japonya Mı?

2008 krizi bize maalesef Keynesyen görüşün yeniden doğup hakim politika olabileceğini gösterdi. Bu amaçla gelişmiş ülkelerin ekonomilerini desteklemek için faizleri düşük tutup paranın maliyetini dolayısıyla hem yatırımları hem de tüketimi artırmaya çalıştıklarını gördük. Peki bugün dünyanın en iyi değer ölçücü aracı altın ise bu para birimlerinin değerleri altın ile kıyaslandığında nasıl oldu? Elbette ki altın fiyatlarının rekor düzey oluşması bu para birimlerinin aslında değer kaybettiği anlamına geliyor. Fakat Japon Yeni’nin diğer para birimlerine göre daha sağlam durduğunu, diğer bir deyişle daha pahalı durduğunu belirtmek gerekiyor. Yıllardır ülkede faizlerin %0’a yakın …

Devamını oku »

Brezilya’da ve Türkiye’de Konjonktürel Döngüler

2011 yılında ekonomistler arasında en popüler konu Avrupa’daki borç krizi ve gelişmekte olan ekonomilerinin karşı karşıya kaldığı ısınma tehlikesiydi. İki konuda hakkında tutarlı tutarsız epey yorum yapmıştık blogda. Özellikle de ısınan ekonomiler ile ilgili olarak Brezilya ve Türkiye üzerine yorumlarda bulunmuştuk. Okumak isterseniz aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz. Isınan ekonomiler: Brezilya Isınan ekonomiler: Türkiye Hakim görüş iki ülkenin de ekonomik olarak ciddi risklerle yüzleşmesi gerekeceği yönündeydi. Şu ana kadar elimizde olan veriler, iki ülkenin de ekonomik olarak küresel resesyon tehdidine karşı dirençli olduğunu gösteriyor. Universidade do Porto‘da iktisat doktorası yapmakta olan Joao …

Devamını oku »

Piyasadan Notlar

Geçen hafta değinme fırsatım olmadığı için biraz eskimiş gündem olsa da paritedeki zayıflamayı başlatması açısından bahsetmeden geçemeyeceğim olaylar silsilesine şöyle kısaca bir değinecek olursak; AMB ve Eurogroup toplantılarından gelen açıklamalar eşliğinde dalga boyu yüksek haftaları geride bıraktık. AMB ‘de beklenen faiz indirimi açıklanırken, beklenmeyen mevduat faizinin 0 a indirilmesi ekonominin beslenebilmesi ve bankalararası alışverişin teşviği açısından olumlu olsa da pariteye yönelik ilk etkisi olumsuz oldu euro açısından. Aynı haftanın Cuma günü ise AB ‘den bir yetkili, ‘’ EuroGroup, programın yolunda olduğuna karar verene dek Yunanistan ‘a nakit aktarım olmayacak ’’ …

Devamını oku »

Enflasyon Çağı

Son iki yazımda Merkez Bankası’nın para politikalarında eleştirel bir bakış açısı getirmiş ve enflasyon hedeflemesinin gözardı edilmesinden bahsetmiştim (##). Merkez Bankasının cari açığı kapanması adına kurlar üzerinden yapmış olduğu müdahale geçişkenlik (passing through) yoluyla önümüzdeki dönemde enflasyonun belki de çift haneli oranlara ulaşmasına neden olabilir. Şimdi konuya bir de global açıdan bakalım. Benzer politikalar başka ülkelerde de var mı? Evet var hatta bütün merkez bankaları ortak karar almış gibi hareket edip enflasyon hedeflemelerini gözardı ediyorlar. Öncelikle tabii ki Fed, tabii Ben Shalom Bernanke. ABD’de Ağustos ayında yıllık enflasyon 3,8% geldi, …

Devamını oku »