Pazar , 15 Eylül 2019

Tag Archives: Para Politikası

Seçim Yılında Fed Faiz Artırır mı?

Yıllardır ekonomik gündeminin tepesinde merkez bankasının yaptıkları ve yapacaklarıyla kalmayı başaran ABD, bu yıl bir madde ile daha birlikte daha da yoğun konuşulmakta: Seçimler. ABD seçmeni 8 Kasım günü Clinton ile Trump’tan birini başkan olarak seçecek. Piyasalarda konuşulan bir konu da seçim döneminde faiz artışının yapılıp yapılmayacağı ki bu soru sorulunca zihinlerde ilk olarak seçim öncesinde böyle bir şey yapılmayacağı şeklinde bir cevap beliriyor. Öyle mi? 1980’den bu yana bakarsak faiz artış kararlarının yüzde 60’ı seçim yıllarında verilmiş ki seçimlerin dört yılda bir tekrarlandığını düşünürsek normal dağılım olsaydı bu oranın …

Devamını oku »

Uzayan Faiz Tartışmaları

Federel Reserve’ün faizleri artırıp artırmayacağı artık bir yılan hikayesine dönmüş durumda. Sonu olmayan tartışmalar içerisinde bunun Eylül ayında mı yoksa Aralık ayında mı gerçekleşeceğine yönelik fikirlerle yoğrulup duruyoruz. Hatta bu yıl faiz artışı beklemeyenler de var. Uzun süre Fed’in faizleri oranlarını zaten artırmaya başlamış olması gerektiğini savunan biri olarak artık bu tartışmaların yersiz olduğunu ve gelinen noktada finansal piyasaların ve para politikasının reel ekonomiye katkısı üzerinde durmanın daha çok fayda sağlayacağını düşünüyorum. Zira, Keyneysen düşüncenin yeniden doğuşu ile başlayan Fed müdahaleleri (hala bu adımları kapitalizmle bağdaştıranlar var ve bu çok …

Devamını oku »

Çin’de Bankacılık Krizi

2002 yılından itibaren muazzam bir dengesizlik üzerine oturtulmuş olan ekonomik denge temel olarak ABD’nin tüketimi ve Çin’in üretimi üzerine dayalıydı. Bu süreçte ABD’de ulaşan tüketim balonu bir şekilde patlayıp krizi ortaya çıkınca dünyada var olan ticaret hacminin sürdürülebilmesi Fed’in likidite enjeksiyonlarına bağlıydı. Gelinen noktada ise bu enjeksiyonların yavaşlatılarak sonlandırılacağı ve hatta bir sonraki aşamada geri çekileceği söz konusu. Henüz ciddi bir yavaşlama olmadığı halde bile yaratılan spekülasyonlar bile gelişmekte olan ülke kurlarında ciddi değer kayıpları yaşanmasına sebep oldu. Fakat sorun sadece bu para birimlerinde yaşanan değer kayıpları da değil tabii …

Devamını oku »

Abe Nereye Koşuyor?

Japonya’nın yeni başbakanı Shinzo Abe iki ayda adeta piyasaların aradığı ilaç oldu. Çiçeği burnunda başbakan, darda olan Japon ekonomisini rahatlatabilmek için para musluklarını sonuna kadar açınca bollaşan likidite ABD ve Avrupa’daki para politikalarından çılgınlar gibi beslenen finans sisteminin risk iştahını daha da artırdı. Peki Japon ekonomisinin ilacı gerçekten Abe’nin yaptıklar mıydı? Bence hayır. Likidite tuzağı kavramının ortaya çıkmasına neden olan Japon ekonomisinde, sihirbaz politikacılar hala aynı numaraları deniyor. Yıllardır tüketimi desteklemek için sıfıra yakın seviyelerde tutulan faiz oranları yaşlı Japonların alışkanlarını çok da değiştiremedi. Hükümet de insanların yapmadığı harcamayı kendi …

Devamını oku »

Faiz İndirimi Ardından

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini 25 baz puan indirerek %5.50’ye indirdi. Yaklaşık bir buçuk yıl sonra ilk kez politika faizi değiştirilmiş oldu. Tabi bu arada tamamen merkezin faiz koridoru denen para politikası argümanını icat ettiğini de hatırlatmak gerek. Merkez Bankası’nın para politikası ile ilgili radikal değişiklikler ilk olarak 2010 yılının sonunda ortaya çıkmaya başladı. Merkez Bankası hızla büyüyen kredi hacminin yaratabileceği majör tehditlere karşı faizi artırmak yerine munzam karşılık oranlarını artırdı ve bankaların mevduat yoluyla para yaratma gücünü azalttı. Amaç kredi büyümesini dizginleyebilmekti. Aşağıdaki grafikte …

Devamını oku »

Piyasalarda Kış Uykusu Vakti

Ekonomik krizin bu kadar konuşulduğu bir dönemde piyasaların geldiği bu seviye, yatırımcıların muazzam hayalgücünden kaynaklanıyor. ABD’de mortgage piyasasından bahsettiğim geçen yazıda olumlu birtakım sinyallere işaret etmiştim fakat ABD’nin bu Keynesyen politikalar yüzünden Japonya’nın 80’ler ve 90’larda yaşadığına benzer bir likidite tuzağı içinde olduğuna dair fikirlerimi hala koruyorum. ABD bu şekilde istese de istemese de resesyondan kaçamayacak. An itibariyle de ABD ekonomisinin önünde mali uçurum (orijinal tabiri olan fiscal cliff’in çevirisi) denen bir hadise var. Kıyamet ve vergi kelimelerinin birleşmesiyle türetilen taxocalypse bu hadiseye verilen başka bir isim ki hakkını da …

Devamını oku »

ABD Tahvil Piyasasında Fed Etkisi

Kapitalizm tarihini aynı zamanda da spekülasyonlar tarihidir. Serbest piyasa mekanizmasının en büyük işlevi olan etkin fiyat oluşumu için de bu spekülasyonlar gereklidir aslında. Tabi kapitalizm aynı zamanda da kamu müdahalesini, kamunun ekonomi için payını dışlayan bir iktisadi felsefe güder. 2008’de Lehman Brothers’ın çöküşüyle “işte başladı” dediğimiz küresel mali kriz karşısında Fed’in izlediği çözüm yolu para politikasını gevşetmek oldu. Fakat krizin temellerinin atıldığı 2002-06 döneminde de ABD’de son derece gevşek bir para politikası uygulanıyordu ve bu finansal kesimi besleyen fon musluklarının sonuna kadar açılmasını sağlayarak bazı önemli riskleri göz ardı edilebilir …

Devamını oku »

Çin’de Büyüme Hız Keser mi?

Çin ekonomisinin ilacı bilindiği gibi dış ticaret yoluyla sağlamış olduğu fonlar ve bu strateji çerçevesinde Çin Merkez Bankası’nın ülkenin para birimi Yuan’ın değerini nasıl düşük tutmaya çalıştığını hepimiz biliyoruz. Ülkedeki büyümeyi de desteklemesi ve refahı artırması beklenen bu stratejinin merkez bankası bilançosuna yapmış olduğu etki 2011 Aralık’a kadar aşağıdaki grafik gibiydi. Grafik Çin Merkez Bankası’nın (PBoC) bilançosundan elde edilen kaldıraç oranını gösteriyor. Aynı dönemde Çin’in büyüme motorlarının nasıl çalıştığını biliyoruz. Bu arada kaldıraç oranını açmak gerekirse borçlanmanın sermayeye oranı şeklinde kısa bir tanım yapabiliriz. Burada sermayeden kasıt bankanın özkaynakları iken …

Devamını oku »

Yeni Sorun: Enflasyon

2011 yılı Eylül ayında 2003 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Endeksi’nde bir önceki aya göre %0,75, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,53, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,15 ve on iki aylık ortalamalara göre %6,00 artış gerçekleşmiştir. Bu açıklama TÜİK‘e ait. Aşağıdaki grafikte de tüketici fiyat endeksindeki yıllık değişim oranları mevcut. Bu da Dolar/TL paritesinin yönü. Merkez Bankası’nın mevduat munzam karşılıklarının artırılmasıyla başlayan deneysel para politikası serüveninde değer kaybeden Türk Lirası’nın ve beklentilerin aksine yükselen enflasyonu iki grafikte de görüyoruz. Bu para politikalarının en çok eleştirilen yönlerinden biri enflasyon …

Devamını oku »

Yumurta Kabuğu Sendromu

Burada yumurta kabuğuna benzetilen Avrupa’nın finansal sistemi. Avrupa finansal sistemi temeli itibari ile etkin fakat yeterince sağlam değil ki zaten borç kriziyle birlikte bu iyice ayyuka çıkmış durumda. Bireysel kazanımlarla büyük sistematik kayıpların yaşandığı ince bir uçuruma da benzetilebilir bu piyasalar. Avrupa’daki piyasalara getirilebilecek diğer bir eleştiri de devlet varlıklarına çok bağımlı olması yani devlet tahvili, hazine bonosu vb. kağıtlarının değerlerinde yaşanan dalgalanmaların piyasaları derinden etkilemesi. Bu yüzden finansal sistem de borçlu ülkelerin tek başlarına ayakta kalıp kalamamalarına göre şekilleniyor. İspanya ve İtalya başlarının çaresine bakacak. Yunanistan default olduğunda, İrlanda’da …

Devamını oku »